Danıştay Kararı 2. Daire 2021/15129 E. 2022/3782 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/15129 E.  ,  2022/3782 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15129
Karar No : 2022/3782

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Sivas ili, … Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, 16/10/2019 tarihli araştırma raporu doğrultusunda aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin Sivas Valiliğinin … günlü, … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemle, aile hekimi olan davacı hakkında maarif müfettişi tarafından düzenlenen 16/10/2019 tarihli araştırma raporunda getirilen teklife istinaden İl İdaresi Kanunu’nun 16. maddesinde yer alan, “Valiler, denetlemeleri sırasında iş başında kalmalarında mahzur gördükleri bütün memur ve müstahdemlere sorumluluğu altında işten el çektirilebilirler ve hizmetin aksamaması için gereken tedbirleri aldırırlar. Bu takdirde işi gerekçesiyle ait olduğu makama derhal bildiriler.” hükmü kapsamında davacının hizmet sözleşmesinin sona erdirildiği görülmekte ise de sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerinin tespit edilen eylemleri sebebiyle hizmet sözleşmesinin yetkili merci olan vali tarafından sona erdirilmesine ilişkin koşullar ve prosedürün, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’na dayanılarak çıkarılan Aile Hekimliği Ödeme Ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 1. fıkrasında düzenlendiği, aile hekimliği sözleşmesinin feshi hususunda 5442 sayılı Kanun hükümlerinin uygulamasına olanak bulunmadığı, anılan Yönetmelikte valiye sözleşmenin sona erdirilmesi hususunda münhasıran ve açıkça yetki tanındığı, buna göre yukarıda bahsedilen Yönetmelik düzenlemesinde aile hekimlerinin sözleşmelerinin feshedilebilmesi için söz konusu yönetmelikte sayılan feshi gerektiren fiillere ilişkin hekimlik mesleği konusunda tecrübeli soruşturmacı tayini suretiyle usulüne uygun soruşturma yürütülüp, anılan Yönetmelik hükmünde öngörülen sözleşme feshi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda değerlendirme yapılması, söz konusu fiillerin gerçekleştiği sonucuna varılması halinde feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde savunma vermesi için savunma hakkı tanınması ve alınan savunma uygun görülmediği takdirde vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sözleşmenin sona erdirilmesi yoluna gidilmesi gerektiği, başka bir anlatımla aile hekimi olan davacı hakkında Aile Hekimliği Ödeme Ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri uygulanarak bu yönetmelikte öngörülen prosedür izlenmeden ve usulüne uygun soruşturma yürütülüp davacıya savunma yapma hakkı da tanınmadan doğrudan 5442 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle davacının Aile Hekimliği Sözleşmesinin sona erdirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal hak talebinin kabülü ile dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunması nedeniyle, istinaf başvursunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından, dava konusu sözleşme feshi işleminin 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 16. maddesine istinaden tesis edildiği ve dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.