Danıştay Kararı 2. Daire 2021/16054 E. 2021/1526 K. 22.04.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/16054 E.  ,  2021/1526 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16054
Karar No : 2021/1526

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı … tarafından; vergi müfettişliği yeterlik sınavında başarılı olması üzerine vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin “Atanma” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “Yeterlik sınavında başarı gösterenler vergi müfettişi olarak atanırlar.” düzenlemesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması; vergi müfettişliği kadrosuna atanmaya hak kazandığını ileri sürdüğü tarihten atamanın yapılacağı tarihe kadar yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve müfettişlik kadrosuna bağlı tüm özlük haklarının iadesi; maddi-manevi zararlarının karşılanması için 22.315,57-TL maddi, 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 72.315,57-TL tazminatın davalı idarece tarafına ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay İkinci Dairesinin 04/12/2018 günlü, E:2018/3924 sayılı kararıyla, davacının vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulması ve anılan karara karşı yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/04/2019 günlü, YD İtiraz No:2019/505 sayılı kararıyla reddedilmesine rağmen vergi müfettişliği kadrosuna atamasının yapılmaması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığının ileri sürülerek, Danıştay İkinci Dairesinin 04/12/2018 günlü, E:2018/3924 sayılı yürütmenin durdurulması kararının uygulanması ve hak ettiği unvan ve özlük hakları ile maddi kayıplarının tarafına ödenmesi istemiyle 29/06/2020 tarihinde yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 01/07/2020 günlü, E.33322 sayılı işlemin iptali ile maddi-manevi zararlarının karşılanması için 25.000-TL maddi, 10.000-TL manevi olmak üzere toplam 35.000-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle … Bakanlığına karşı açılan davada; İstanbul … İdare Mahkemesince, davacının, davalı idareye yapmış olduğu 29/06/2020 tarihli başvurusunda Danıştay İkinci Dairesinin 04/12/2018 günlü, E:2018/3294 sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının uygulanarak vergi müfettişi olarak atamasının yapılması ve ayrıca atamasının yapılmamış olmasından kaynaklandığı ileri sürülen maddi-manevi zararlarının tazmin edilmesinin istenildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının katılmış olduğu vergi müfettişliği yeterlik sınavında başarılı olmasına rağmen atamasının yapılmamasından kaynaklandığı; bu durumda, mesleğin gerektirdiği niteliklerin kazanılıp kazanılmadığının ölçülmesine yönelik özel bir yarışma sınavı olan vergi müfettişliği yeterlik sınavı ilanından sınav sonrası atamaların yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin işlemlerin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tesis edileceği açık olup, uyuşmazlığın, davacının vergi müfettişi kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulmasına yönelik yargı kararının uygulanmamasından ve bu nedenle uğranıldığı ileri sürülen maddi-manevi zararın tazmini isteminden kaynaklandığı, başka bir anlatımla zararı doğuran idari uyuşmazlığın, yargı kararının Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygulanmamasından kaynaklandığı dikkate alındığında davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 36/1-(a) maddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen … günlü, E:…, K:…sayılı karar ile Ankara … İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın, kamu görevlisi olan ve “vergi müfettiş yardımcısı” olarak İstanbul’da görev yapan davacının vergi müfettişi kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulmasına yönelik yargı kararının uygulanmamasından ve bu nedenle uğranıldığı ileri sürülen maddi-manevi zararın tazmini isteminden kaynaklandığı, dolayısıyla söz konusu davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 33/3. maddesinde öngörülen özel yetki kuralı uyarınca davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen …günlü, E:…, K:…sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği düşünüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, idari davalarda genel yetkiyi düzenleyen 32. maddesi, 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmış; aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu vurgulanmıştır.
Aynı Kanunun 33. maddesi, 1. fıkrasında; “Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiş, 3. fıkrasında ise; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrasında yeterlik sınavına tabi tutulan kariyer mesleklere yönelik olarak; sınav ilanından yeterlik sınavı sonrası atanma aşamasına kadar geçen sürece ilişkin tesis edilen işlemler, ilerleme ve yükselme kapsamında olmayıp, mesleğin gerektirdiği niteliklerin kazanılıp kazanılmadığının ölçülmesi aşamasına ilişkin bulunduğundan, davacının vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulması ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 04/12/2018 günlü, E:2018/3924 sayılı kararının uygulanması ve hak ettiği unvan ve özlük hakları ile maddi kayıplarının tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile maddi-manevi zararlarının karşılanması için 25.000-TL maddi, 10.000-TL manevi olmak üzere toplam 35.000-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesi kapsamında değerlendirilmesi olanaklı değildir.
Bu durumda, davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca, davacının vergi müfettişliği yeterlik sınavında başarılı olması üzerine vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi tesis eden Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde yetkili olduğu belirlenen Ankara 16. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 13. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 22/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin 3. fıkrasında; “Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Kamu görevlisi olan ve “vergi müfettiş yardımcısı” olarak İstanbul’da görev yapan davacının, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulması ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 04/12/2018 günlü, E:2018/3924 sayılı kararının uygulanması ve hak ettiği unvan ve özlük hakları ile maddi kayıplarının tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile maddi-manevi zararlarının karşılanması için 25.000-TL maddi, 10.000-TL manevi olmak üzere toplam 35.000-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle istemiyle açılan söz konusu davada yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun’un 33/3. maddesinde öngörülen özel yetki kuralı uyarınca davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili olduğundan, yetkili yargı yeri olarak İstanbul İdare Mahkemesi yerine Ankara İdare Mahkemesinin belirlenmesi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.