Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1650 E. , 2022/5562 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1650
Karar No : 2022/5562
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Komiser olarak görev yapan davacı, 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; mevzuat uyarınca terfilerin liyakat ve kıdem esas alınmak suretiyle gerçekleştirileceği, her yıl terfi ettirilen ve ettirilmeyen personelin kıdem sırasına göre liyakatının belirleneceği, bu kıdem sırası önce gelen personel terfi ettirilmezken sonra gelen personelin terfi ettirilmesi durumlarında kıdem sırası önde olanının terfi ettirilmemesinin nedenlerinin idarece somut bilgi ve belgelerle açıkça ortaya konulması gerektiği, bakılan davada, davacı hakkında …Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görevli iken 2010 yılında bir teknisyen hakkında mahkeme kararı gereği ilişik kesme işlemlerini yapmadığı iddialarıyla soruşturma açıldığı, soruşturma sonucunda idari yönden zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verildiği, adli yönden soruşturmanın devam ettiği ve …Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görevli iken Asayiş Şube Müdürlüğünce suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak, rüşvet almak ve rüşvete aracılık etmek iddiasından dolayı gözaltına alınan örgüt liderinin pansiyonlarına baskın yapılmaması veya baskınların önceden haber verilmesi veya arama kararlarının icrasının bildirilmesi ve dolayısıyla pansiyonların fuhuş amaçlı rahat çalıştırılması karşılığında davacının başka bir polis memuru aracılığıyla para aldığı iddiasıyla ilgili yapılan soruşturma sonucunda, … günlü, …sayılı işlemle “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırıldığı, açılan dava sonucunda … İdare Mahkemesinin … günlü, K:…sayılı kararıyla işlemin iptali üzerine yapılan temyiz talebi sonucunda Danıştay Onikinci Dairesinin 23/10/2009 günlü, E:2008/2294, K:2009/5715 sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının bozulduğu, karar düzeltmede ise bozma kararı kaldırılarak iptal kararının onandığı, bu karar üzerine 28/07/2010 günlü, 312 sayılı Antalya İl Polis Disiplin Kurulu kararıyla “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçundan aynı olay nedeniyle “16 ay uzun süreli durdurma” cezası verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve dosyanın temyiz aşamasında olduğu, adli yönden davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, …sayılı kararıyla rüşvet aldığına dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı her türlü kuşkudan uzak kanıtlar elde edilemediğinden kanıt yetersizliğinden beraat kararı verildiği, 2008, 2012, 2013, 2014 yıllarında Yüksek Değerlendirme Kurulu terfi görüşmelerinde davacı hakkında ‘Terfi Etmez’ kararı verildiği ve böylece aldığı disiplin cezasının daha önceki terfi dönemlerde değerlendirildiği, öte yandan, 2015 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunda komiser rütbesinden başkomiser rütbesine yükselmede 149 personelin terfi durumunun görüşüldüğü ve yapılan değerlendirme sonucunda 89 personelin terfi ettirildiği, davacının 2015 yılı terfi listesinde kıdem sıralamasında 10. olduğu, kıdem sırası davacıdan daha düşük, hakkında daha önce disiplin cezası bulunan bazı personelin terfi ettirildiği (örneğin 44. sıradaki personelin 4 ay kısa süreli durdurma cezası ve 45. sıradaki personelin 5 ay hapis cezası) ancak davacının terfi ettirilmediği, almış olduğu ceza üç terfi döneminde değerlendirilerek terfi ettirilmeyen davacının 2015 yılı terfi dönemine ilişkin liyakatini etkileyecek nitelikte ve terfi ettirilmemesine neden olabilecek hukuken kabul edilebilir ve herhangi bir somut iddia bulgu ya da belgenin davalı idarece ortaya konulamamış olduğu görülmekte olup, dava konusu işlemin hukuka uyarlık bulunmadığı, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 19/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kamu yararı ve Emniyet Teşkilatının nitelikli amir ihtiyacı göz önünde bulundurularak liyakatli personelin belirlendiği, kadro durumu da dikkate alınarak liyakatli personel arasından en liyakatli olanların bir üst rütbeye terfi ettirilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda davacı hakkında verilen “Terfi Etmez” kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Komiser olarak görev yapan davacı, 2015 yılı rütbe terfi döneminde … sayılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinde, “…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinde “liyakat”, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinde, “(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir.” hükmüne; “Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı” başlıklı 21. maddesinde ise, “(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde “terfi eder” kararı, kadro bulunmaması halinde “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir.
Öte yandan, liyakat yönünden davacıya göre eşit veya çok yakın durumda olan personelin terfi ettirilmesine rağmen, davacının terfi ettirilmemesinin hukuki nedenlerinin de ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’te, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, Mahkemece artık terfi değerlendirmesi için bir koşul olmayan kıdem açısından terfi eden diğer personelle davacı arasında bir kıyaslama yapılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının liyakat nedeniyle üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde, Mahkemece bir bütün olarak tüm liyakat koşullarının (örneğin uyarma-kınama-aylıktan kesme cezalarının, terfi listesinde yer verilmeyen yazılı-sözlü sınav ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim sonunda yapılan sınav notlarına ilişkin bilgilerin ve adli-idari soruşturma bilgilerinin) araştırılması ve bu koşulların, kıdem dikkate alınmaksızın terfi listesinde yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacının komiser rütbesinde görev yapmakta iken işlediği fiillerden dolayı almış olduğu disiplin cezası gerekçe gösterilerek başkomiser rütbesine terfi ettirilmemiş ise de; davacının söz konusu disiplin cezaları nedeniyle hakkında 2008, 2012, 2013 ve 2014 yılı terfi dönemlerinde de Merkezi Değerlendirme Kurulu tarafından “terfi etmez” kararı verildiği, 2015 yılı rütbe terfi döneminde Merkezi Değerlendirme Kurulu tarafından verilen “terfi etmez” kararına dayanak olarak da aynı disiplin cezasının gösterildiği, 2008, 2012, 2013 ve 2014 yılı için verilen “terfi etmez” kararlarının tesisi esnasında dikkate alınan sebeplerin dışında yeni bir sebebin gösterilmediği, 2008, 2012, 2013 ve 2014 yılı terfi döneminde dikkate alınan aynı sebeplerin 2015 yılı terfi döneminde tekrar esas alınıp davacının terfisine engel bir sebep olarak kabul edilmesinin 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun amacına ve personel hukukunun genel ilkelerine uygun olmadığı, böyle bir durumun, personelin bulunduğu rütbede almış olduğu adli cezalar veya disiplin cezaları nedeniyle ilanihaye bulunduğu rütbede kalması ve terfi ettirilmemesi sonucunu doğuracağından, adalet ve hakkaniyet ilkelerine de uygun olmadığı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.