Danıştay Kararı 2. Daire 2021/16898 E. 2022/4433 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/16898 E.  ,  2022/4433 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16898
Karar No : 2022/4433

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : İstanbul İli, Esenler İlçesi, … Mahallesinde bulunan Hazineye ait 410,00 m²’lik taşınmazın 280,00 m²’sinin çay bahçesi olarak kiraya verilmek suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 01/01/2004-01/09/2007 dönemi için düzenlenen 9.390,14-TL tutarındaki … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 08/04/2019 günlü, E:2016/6992, K:2019/2614 sayılı usul yönünden bozma kararına uyularak uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinin tespit edildiği ve fiilen çay bahçesi işleticiliğinin yapılmaması durumunda işgalin olmadığının kabul edildiği hususu ve ilgili yönetmelik hükmünde getirilen işgalci tanımı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın 01/01/2004 tarihinden itibaren değişik kişilerce çay bahçesi olarak işletildiği sabit olmakla birlikte, işgalci olarak kabulü mümkün bulunan işleticilerden (kiracılardan) ecrimisil talep edilmesi gerekirken, kiralayan sıfatı nedeniyle davacı Belediyeden ecrimisil talep edilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiği, davacının, Hazineye ait taşınmazı kendi özel mülkü gibi tasarrufta bulunmak suretiyle 3. kişilere kiraya vererek gelir elde etmesi ve davacının bir kamu kurumu olması karşısında 3. kişilerin Devlete güven ilkesi gereğince kira sözleşmesine dayanarak taşınmazı kullanmaları hususunun kararda yeterince irdelenmediği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava; 09/01/2008 tarihinde davalı idare elamanlarınca yapılan tespit uyarınca, Esenler ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve park alanı olarak kullanılan mülkiyeti Hazineye ait 410,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 280,00 m²’lik bölümünün 01/01/2004- 01/09/2007 tarihleri arasında 3 yıl 8 ay 1 gün süre ile davacı belediye tarafından çay bahçesi olarak kiraya verilmek suretiyle işgal edildiğinden bahisle 2886 sayılı Yasanın 75. ve ilgili Yönetmeliğin 79. maddesi uyarınca … gün ve … sayılı komisyon kararına istinaden İstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 9.390,14-TL tutarındaki … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle;
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun, 75. maddesinin 1. fıkrasında, “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin 1. fıkrasında, “Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, ecrimisil idarece tespit edilir ve Yönetmelikte belirtilen komisyonca karara bağlanır.” hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, “Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına, işgalcinin kusurlu olup olmadığına ve taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekline bakılmaksızın idarenin bu taşınmazdan işgalden önceki haliyle elde edebileceği muhtemel gelir esas alınır. Ecrimisilin tespitinde aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, gerektiğinde ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinde, “İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmete ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye, belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde arsası hariç yalnız binanın hali hazır kıymeti için taktir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur. Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hazinesine gerekli şerh konur. …” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre imar planlarında meydan, yol, park, otopark gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlerin Hazine ve Maliye Bakanlığınca usulüne uygun devri yapılmadığı sürece başka bir amaçla belediye tarafından kullanılamayacağı açık olup, bu tür kullanımların haksız işgal sayılacağı hususunda şüphe bulunmamaktadır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazın imar planında her ne kadar park olarak kamunun kullanımına ayrıldığı belirtilmekte ise de, kamunun kullanımına terkine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı gibi, taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca belediyeye park alanı olarak devir veya terk edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Hazineye ait dava konusu taşınmazın Maliye Bakanlığı onayı ile henüz belediyenin kullanımına terk edilmediği, dolayısıyla belediyece mülkiyeti Hazineye ait bir alanın 3. kişilere kiraya verilmek suretiyle kullanımı sözkonusu olup, Hazinenin mülkiyetindeki taşınmazı izinsiz olarak işgal ettiği açık olan belediyeden bu alan için ecrimisil alınmasında mevzuata aykırılık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Olayda, imar planında park alanında kalan taşınmazın davacı belediyenin tasarrufunda olduğundan Belediyeden ecrimisil talep edilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.