Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1703 E. , 2022/5563 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1703
Karar No : 2022/5563
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVACI : …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın, taraflarca aleyhe olan kısımlarının dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, 2014 yılı itibarıyla 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile 30/06/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesine, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2014 yılı terfi döneminde, durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 791 personel arasından 304 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği, hakkında ”terfi etmez” kararı verilen davacının, kıdem sıralamasında 264. sırada yer aldığı, çok sayıda takdir/taltifinin bulunduğu, disiplin cezasının bulunmadığı, buna mukabil, davacıdan daha kıdemsiz, takdir ve taltifi az olan, hapis cezası veya disiplin cezası bulunan bazı personel hakkında ”terfi eder” kararı verildiği; bu itibarla, dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulandığının ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine 30/06/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere terfi ettirilmesi ve özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemi bakımından ise; dava konusu işlemin iptali neticesinde davalı idare tarafından davacının durumunun yeniden değerlendirilecek olması nedeniyle bu istemin hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihi olan 12/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemi ile 30/06/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacının İddiaları : 2014 yılı itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptali üzerine anılan kararının uygulanması amacıyla 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda durumunun yeniden görüşüldüğü; fakat liyakat yönünden terfi etmez kararı verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada Mahkemece dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesine karşın davalı idarece durumunun yeniden değerlendirilmesi yönünde de karar verildiği, anılan kararın idareye geniş bir takdir yetkisi sağladığı, bu durumda idarece tekrar liyakat yönünden terfi etmez kararı verilebileceği, bu şekilde yargı kararının lehine bir sonuç doğurmadığı, eski rütbesinde çalışmaya devam ettiği, iptal kararı üzerine bir üst rütbeye terfi ettirilmesi ve yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının da ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin İddiaları : Davacının 2014 yılı itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali üzerine alınan iptal kararın gerekçesi doğrultusunda davacının bir üst rütbeye terfi durumunun 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşüldüğü, liyakat yönünden yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında “terfi etmez” kararı verildiği anılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVABI :
Davalı İdarenin Cevabı : Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Davacının Cevabı : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından tarafların yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
…Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, kadrosuzluk nedeniyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle açtığı davada; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; “… davacının terfi ettirilmemesine sebep olarak; 4. sınıf emniyet müdürü kadrosunda fazlalık olduğu, rütbelerde sınırlı sayıda kadro bulunduğu gösterilmekte ise de; hangi görev unvanlarında hangi rütbedeki kaç personele ihtiyaç olduğu, dolayısıyla hangi rütbede ne kadar personel fazlalığı bulunduğu, bu ihtiyaç ve fazlalığın nasıl hesaplandığı, personel fazlalığı var ise bunun giderilmesi için ne gibi planlama ve çalışmalar yapıldığının ortaya konulmadığı, 10/05/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren terfi edilecek bir kısım rütbedeki kadroların değiştirilmek suretiyle iptaline ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yürütmesinin de Danıştay Onikinci Dairesi tarafından durdurulduğu, dolayısıyla davalı idarenin sınırlı sayıda kadro bulunduğu gerekçesinin dava konusu işleme dayanak oluşturamayacağı gibi personel fazlalığıyla ilgili bir çalışmanın da bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, kıdem koşulunu sağladığı tartışmasız olan davacının, gerek 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesi ve gerekse Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in ilgili maddelerinde belirtilen liyakat koşulunu sağlayıp sağlamadığı hususu değerlendirilmek suretiyle 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilip ettirilmemesi hususunda işlem tesis edilmesi gerekmekte iken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın rütbelerde sınırlı sayıda kadro bulunduğu ve rütbeli personel ihtiyacının çok üzerinde personel olduğu gerekçesiyle terfi ettirilmemesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının terfi ettirilip ettirilmemesi hususunda, bu konuda yetkili Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli değerlendirmeler yapılarak yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiğinden, bu aşamada tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, terfi ettirilmeme nedeniyle maaş ve özlük haklarında oluşan kaybın yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş, anılan karar Danıştay Beşinci Dairesinin 13/03/2019 günlü, E:2016/22372, K:2019/1948 sayılı kararıyla onanmıştır.
Davalı idarece iptal kararının gerekçesi doğrultusunda davacının 2015 yılında 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edip etmeyeceği konusu yeniden değerlendirmeye alınmıştır.
Yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında tesis edilen … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 2014 yılı itibarıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile 30/06/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesine, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun, dava konusu işlemde davacının terfi değerlendirmesinin yapıldığı 2014 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan ve 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, rütbeler için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için üst rütbede boş kadro bulunması ve bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması gerektiği; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tesbitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının, Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında topluca Teşkilata duyurulacağı ve terfi ve atamaların, kanuni zorunluluk halleri dışında her yıl haziran ayında topluca yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan ve yine dava konusu işlemde davacının terfi değerlendirmesinin yapıldığı 2014 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmelik’in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı almış olmanın; 3. sınıf emniyet müdürlüğünden 2. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi edebilmek için yapılacak yazılı sınavda başarılı olmak ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimi başarı ile tamamlamış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, son üç performans değerlendirme puanlarının ortalaması yüksek olanın, performans değerlendirme puanlarının ortalamasının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve başarı belgesi fazla olanın, ödül ve başarı belgelerinin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise; personelin aldığı performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgileri, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda, liyakata ilişkin hususların objektif bir şekilde değerlendirilebilmesi için; terfi incelemesine tabi personelin, değerlendirmeye alındığı yılda zorunlu bekleme süresini doldurup terfiye tabi tutulan aynı rütbedeki tüm personelle birlikte değerlendirilerek terfi kararı verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı incelendiğinde, kararın (4) numaralı maddesinde, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından hakkında terfi etmez kararı verilen 3. sınıf emniyet müdürü, 4. sınıf emniyet müdürü, emniyet amiri rütbesinde bulunan personel tarafından terfi ettirilmeme işlemine karşı açılan davalar sonucunda mahkemelerce davacılar hakkında 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerince yeniden bir karar verilmesi gerektiği şeklinde şartlı gerekçelerle verilen yürütmenin durdurulmasına/dava konusu işlemin iptaline dair kararlar nedeniyle ilgililerin 2014 ve önceki yıllara ilişkin terfi durumlarının yeniden değerlendirildiğinin ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda liyakaten durumları yeniden değerlendirilen toplam 143 personel hakkında “terfi etmez” kararı verildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Buna göre, bekleme sürelerini dolduran ilgililerin rütbe terfi değerlendirmeleri karara bağlanırken; bekleme sürelerini doldurdukları ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi oluşturulup, bu liste ile sınırlı olarak liyakat değerlendirmesi yapılarak terfi edeceklerin belirlenmesi, o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa bunlar dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesi oluşturulup, yine bu liste ile sınırlı olarak liyakat değerlendirmesi yapılarak terfi edeceklerin belirlenmesi ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Değerlendirme Kurulunun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulup, bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, davalı idarece, 2014 yılı için ayrı bir liste oluşturularak; kadro durumu, kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurularak, kıdem ve liyakat yönünden esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacı hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış olup, davacının Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; Dairemizce yukarıda belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, emniyet amiri olarak görev yapan davacının, doğrudan 30/06/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte, 2014 yıllarına ilişkin terfi döneminde, yukarıda değinilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle davalı idare tarafından, davacının durumu “yeniden” değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır.
Diğer taraftan; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçemizin, davacının doğrudan terfi ettirilmesi sonucunu doğurmadığı, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre 2014 yılı terfi durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu ve davacının terfi edip etmeyeceğinin bu değerlendirme sonucunda belirleneceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilmesi mümkün değildir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.