Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17164 E. , 2022/5699 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/17164
Karar No : 2022/5699
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı; 88 ayrı motorlu araca ait trafik tescil kayıtlarında değişiklik yapmak için rüşvet aldığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca, 88 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer alan rüşvet fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; 7068 sayılı Kanun’un 9. ve 34/1. maddesindeki atıf uyarınca davacının fiilinin 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirilmesinin gerekeceği; davacıya isnat edilen rüşvet suçu da 657 sayılı Kanun’un 125/E maddesinin (g) bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu kapsamında bulunduğundan, fiilin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektireceği; fakat Devlet memurluğundan çıkarma cezasının meslekten çıkarma cezasına göre daha ağır sonuçları bulunması hasebiyle davacının, lehine olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının gerekeceği sonucuna varıldığı, bu nedenle dava konusu işlemde usul ve şekil yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı; buna göre, davanın esasına geçilerek bir karar verilmesi gerekirken, … İdare Mahkemesince yukarıda yer verilen gerekçe ile oluşturulan kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir.
… İdare Mahkemesince, yeniden yapılan inceleme sonucu verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; disiplin cezası uygulanan eylemler nedeniyle davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı dosyası kapsamında açılan soruşturmanın devam ettiği, dava ve soruşturma dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi, belge ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, hiçbir menfaat sağlamaksızın 88 araçla ilgili olarak Pol-Net kayıtlarında usulsüz değişiklik ya da güncelleme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, eylemlerin karşılığı olarak araç sahipleri, vekilleri, sigortacı ve diğer iş takipçilerinden menfaat temin ettiği sonucuna ulaşıldığı; bu bağlamda, davacının eyleminin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün “Meslekten çıkarma” başlıklı 8/6. maddesinde düzenlenen “Rüşvet alma” şeklinde sübuta erdiği; davacıya isnat edilen rüşvet suçunun da 657 sayılı Kanun’un 125/E maddesinin (g) bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu kapsamında bulunduğu, bu fiilin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektireceği; ancak, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının meslekten çıkarma cezasına göre daha ağır sonuçları bulunması hasebiyle davacının lehine olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; olayda, davacının, 188 araç için Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca “yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak” suçunu işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle 188 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına, bu araçlardan 88 tanesi için ayrıca, araçların sahiplerinden, vekillerinden, sigortacılarından veya diğer iş takipçilerinden hukuka aykırı tescil, iş ve işlemler karşılığında para aldığının tespit edildiğinden bahisle “rüşvet” eylemi nedeniyle de Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca 88 kez ayrı ayrı meslekten çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu suretle davacının, 88 araçla ilgili olarak iki ayrı disiplin cezası ile cezalandırıldığı, aynı araçlar için davacıya isnat edilen eylemlerin birbirini izlediği ve eylemler arasında kopukluk olmadığı, davacının, 188 araç içinde yer alan 88 araçtan her biri için hukuka aykırı işlemler yapılmak suretiyle yetkisini ve nüfuzunu çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanma eyleminden dolayı cezalandırılması karşısında, ayrıca bu araçlara ilişkin işlemleri yapmak için rüşvet de aldığından bahisle ikinci kez, farklı Tüzük maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde, cezaların tekliği ilkesine uygunluk bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, davranışlarıyla rüşvet suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca, 88 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı 2014 yılı Mart ayı ile Eylül ayı arasındaki dönemde, herhangi bir belge olmadan, Pol-Net sistemi üzerinden takip edilen araç kayıtlarında değişiklik yapmak suretiyle güncelleme yaptığı iddiası üzerine yapılan araştırma neticesinde, davacı ile V.H.K.İ. olarak görev yapan …’nin 355 araçla ilgili güncelleme ya da değiştirme işlemi yaptıkları tespit edilmiş; başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen … günlü, … sayılı soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda, … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile “188 aracın Pol-Net araç projesinden kayıtlarını değiştirerek güncellediği, yapılan bu güncelleme/değişiklik için mevzuat hükümleri gereğince ibrazı gereken zorunlu belgeler aranmadan işlem tesis edildiği, herhangi bir belge aranmadan güncelleme yapıldığından, mevzuat gereğince değişikliğin yapılabilmesi için zorunlu olan belgelerin temini sırasında araç sahibinin ödemesi gereken TSE Araç Proje Müdürlüğü Araç Proje Faaliyetleri Belgelendirme ve İnceleme Hizmetlerine Esas Ücret Çizelgesi’nde belirtilen dosya tetkik ve tahsis ücreti, koltuk testi, mühendislik ve müşavirlik hizmet bedeli ile MMO vize ücreti, tadilat, işçilik, araç muayenesi ve değişiklik sonrası yeniden yapılması gereken muayene ücretlerini ödememesinin sağlanıldığı, araç sahibinin tescil kayıtlarındaki güncelleme/değişiklik için yapması gereken masrafları yapmamasının temin edildiği, bu suretle araç sahibinin menfaat sağlamasını temin ederek, Devletin zarara uğratılmasına sebebiyet verdiğinden, davacının işlem ve eylemlerini yetkisini ve nüfuzunu başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığı, 188 araçla ilgili aynı konudaki her usulsüz işlem için ayrı ayrı olmak üzere Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7’nci maddesi uyarınca, ‘yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak’ suçunu işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle 188 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına, bu araçlardan 88 tanesi için de ayrıca, araçların sahiplerinden, vekillerinden, sigortacılarından veya diğer iş takipçilerinden ‘rüşvet’ aldığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6’nci maddesi uyarınca 88 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmiş, anılan Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının, Tüzük’ün 8/6. maddesi uyarınca 88 kez meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin kısmının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira” fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan “rüşvet” fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer alan “rüşvet” fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan … günlü, E:… , K:… sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde hüküm yönünden oybirliği, gerekçe yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “… rüşvet …” fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi ile “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re’sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” kuralı getirilmiştir.
7068 sayılı Kanun’da, Tüzük’ün 8/6. maddesinde sayılan fiillere (Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira) ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun’un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
7068 sayılı Kanun’un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesinde, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; “Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.”
…
“İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır.” gerekçesiyle 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında “zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas” gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır.
Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda, davacıya isnat edilen fiilin, 657 sayılı Kanun’un “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde yer verilen “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili kapsamında olduğu, dava konusu disiplin işleminin, 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükmü uyarınca işin esasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede, davalı idarece davacıya isnat edilen rüşvet suçunun aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu’nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp kişinin cezalandırılması halinde “rüşvet” suçunun işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan “rüşvet” suç isnadıyla hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılmışsa da adli yargı yerinde açılan ceza davası bulunmadığı görüldüğünden, davacının “rüşvet” suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Buna göre; davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçe doğrultusunda onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.