Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1755 E. 2022/5080 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1755 E.  ,  2022/5080 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1755
Karar No : 2022/5080

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:.. sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, 2014 yılı itibarıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine dair … günlü, … sayılı işlemin iptali ve anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davalı idarece davacının komiser olarak görev yapmakta iken, 2009 yılında gerçekleşen eylemi nedeniyle uyarma disiplin cezası aldığı; bu nedenle terfisi için öngörülen liyakat unsurunu sağlayamadığı belirtilmiş ise de davacının bir üst rütbe olan başkomiserliğe, daha sonra emniyet amirliğine terfi ettirildiğinin görülmesi nedeniyle bu iddiaya itibar edilmediği; bu durumda, 2014 yılı performans notu 5 olan, 8 başarı belgesi ve ödülü bulunan davacının kıdem, geçmiş sicil durumu, başarı belgesi ve performans puanı gibi mevzuatta açıkça belirlenmiş olan objektif kriterleri göz ardı edilerek ve davacının liyakatsız olduğu yönünde somut bir tespit yapılmadan terfi ettirilmemesine ilişkin kararda hukuka uyarlık görülmediği; nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/11/2014 günlü, E:2012/2577 K:2014/4397 sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 29/09/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının üst rütbeye terfi durumu hakkında ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda verilen terfi etmez kararının hukuka uygun olduğu, davacı hakkında uyarma cezası verildiği ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden kısmen gerekçe değiştirerek onanması, parasal haklar yönünden ise kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Emniyet amiri olarak görev yapan davacının, kadrosuzluk nedeniyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararına karşı açtığı davada; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; “….Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından, 2.Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde bulunan 371 personelin 1.Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi ettirilmesi üzerine ortaya çıkan 371 adet boş kadro için kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacının bir üst rütbeye terfi edip edemeyeceğinin tespit edilmesi gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmadan verilen kararda hukuki isabet bulunmamakta olup, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının davacıya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. …” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının mali ve özlük haklarına ilişkin istemi yönünden davanın reddine hükmedilmiş, anılan karar, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 14/06/2016 günlü, E:2015/22494 K:2016/5068 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davalı idarece iptal kararının gerekçesi doğrultusunda davacı, 2015 yılında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edip etmeyeceğine ilişkin olarak yeniden değerlendirmeye alınmıştır.
Liyakaten yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında tesis edilen dava konusu … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 2014 yılı itibarıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve diğer özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun, dava konusu işlemde davacının terfi değerlendirmesinin yapıldığı 2014 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan ve 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, rütbeler için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için üst rütbede boş kadro bulunması ve bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması gerektiği; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tesbitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının, Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında topluca Teşkilata duyurulacağı ve terfi ve atamaların, kanuni zorunluluk halleri dışında her yıl haziran ayında topluca yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan ve yine dava konusu işlemde davacının terfi değerlendirmesinin yapıldığı 2014 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmelik’in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı almış olmanın; 3. sınıf emniyet müdürlüğünden 2. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi edebilmek için yapılacak yazılı sınavda başarılı ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimi başarı ile tamamlamış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, son üç performans değerlendirme puanlarının ortalaması yüksek olanın, performans değerlendirme puanlarının ortalamasının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve başarı belgesi fazla olanın, ödül ve başarı belgelerinin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24 ve 25. maddelerinde ise, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Dava konusu işlem yönünden:
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise; personelin aldığı performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgileri, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda, liyakata ilişkin hususların objektif bir şekilde değerlendirilebilmesi için; terfi incelemesine tabi personelin, değerlendirmeye alındığı yılda zorunlu bekleme süresini doldurup terfiye tabi tutulan aynı rütbedeki tüm personelle birlikte değerlendirilerek terfi hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlem tesis edilirken terfi değerlendirmesinin nasıl yapıldığı ile ilgili olarak davalı idare tarafından ara kararına verilen cevapta; 2015 yılında geriye dönük terfi durumu değerlendirmeye alınan personele ilişkin yeni bir kıdem listesinin oluşturulmadığının, davacının 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi durumunun 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda 2014 yılı itibarıyla görüşüldüğünün ve yapılan değerlendirme sonucunda hakkında ”terfi etmez” kararı verildiğinin belirtildiği; 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı incelendiğinde ise, kararın (4) numaralı maddesinde, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından hakkında terfi etmez kararı verilen 3. sınıf emniyet müdürü, 4. sınıf emniyet müdürü, emniyet amiri rütbesinde bulunan personel tarafından terfi ettirilmeme işlemine karşı açılan davalar sonucunda mahkemelerce, davacılar hakkında 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerince yeniden bir karar verilmesi gerektiği şeklinde şartlı gerekçelerle verilen yürütmenin durdurulmasına / dava konusu işlemin iptaline dair kararlar nedeniyle ilgililerin 2014 ve önceki yıllara ilişkin terfi durumlarının yeniden değerlendirildiğinin ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda liyakaten durumları yeniden değerlendirilen toplam 143 personel hakkında “terfi etmez” kararı verildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Buna göre, bekleme sürelerini dolduran ilgililerin rütbe terfi değerlendirmeleri karara bağlanırken; bekleme sürelerini doldurdukları ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi oluşturulup, bu liste ile sınırlı olarak liyakat değerlendirmesi yapılarak terfi edeceklerin belirlenmesi, o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa bunlar dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesi oluşturulup, yine bu liste ile sınırlı olarak liyakat değerlendirmesi yapılarak terfi edeceklerin belirlenmesi ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Değerlendirme Kurulunun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulup, bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle davalı idarece, 2014 yılı için, ayrı bir liste oluşturularak; kadro durumu, kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurularak, kıdem ve liyakat yönünden esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacı hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış olup, davacının Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bununla birlikte, Dairemizce yukarıda belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, davacının, doğrudan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır.
B) Kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 29/09/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünden:
İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçemizin, davacının doğrudan terfi ettirilmesi sonucunu doğurmadığı, tespit edilen hususlara göre durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu ve davacının terfi edip etmeyeceğinin bu değerlendirme sonucunda belirleneceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının parasal ve özlük haklarının kabulü yönünde karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, Mahkeme kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 29/09/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun’un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.