Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17590 E. , 2021/2624 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/17590
Karar No : 2021/2624
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN KARAR
Davacı … tarafından, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/4-a(7) maddesi uyarınca “Dört ay kısa süreli durdurma” disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle İstanbul Valiliğine karşı açılan davada; İstanbul 7. İdare Mahkemesince, gerek davanın ilk açıldığı tarih, gerekse yenileme dilekçesinin kayda alındığı tarihler itibarıyla davacı kamu görevinden ayrılmış ise de, uyuşmazlığın, davacının kamu görevi esnasında işlediği iddia olunan fiilleri nedeniyle, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğurmayacak şekilde “dört ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi” yönünde tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkin olduğu ve konusu itibarıyla davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3. maddesi kapsamında bulunduğu, maddede belirtilen “ilgilinin görevli bulunduğu yer” ibaresinden ise “son görev yapılan yerin” anlaşılması gerektiği sonucuna varılmakta olup; uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinin 3. fıkrası gereğince davacının son görev yaptığı yer olan Kilis ilinin idari yargı yönünden bağlı olduğu Gaziantep İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ile Gaziantep 2. İdare Mahkemesinin, davacının iş bu dava tarihinde kamu görevlisi olmaması ve davaya konu uyuşmazlığın İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemine yönelik olması karşısında, davanın görüm ve çözümünün, 2577 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun bulunduğu İstanbul ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu İstanbul İdare Mahkemesinin yetkisine girdiği yolundaki … günlü, E:…, K:… sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği düşünüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 33. maddesinin 3. fıkrasında ise; “Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 21/03/2019 tarihinde Kilis İl Emniyet Müdürlüğü emrine atanan ve 17/04/2019 tarihinde görevinden çekilen davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/4-a(7) maddesi uyarınca, “Dört ay kısa süreli durdurma” disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin 08/11/2018 günlü, 3470 sayılı İstanbul İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle 12/02/2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, polis memuru olarak görev yapmakta iken, 17/04/2019 tarihinde bu görevinden çekilen davacı hakkında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, “dört ay kısa süreli durdurma” disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin 08/11/2018 tarihli işlemden kaynaklandığı, işlem ve dava açma tarihi itibarıyla da davacının görevinden ayrılmış (çekilmiş) olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33/3 maddesinin olayda göz önünde bulundurulamayacağı hususu dikkate alındığında, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32/1 maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun bulunduğu yer olan İstanbul ilinin yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde yetkili olduğu belirlenen İstanbul 7. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Gaziantep 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 14/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olarak belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 21/03/2019 tarihinde Kilis İl Emniyet Müdürlüğü emrine atanan ve 17/04/2019 tarihinde görevinden çekilen davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen eylemleri nedeniyle “Dört ay kısa süreli durdurma” disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı İstanbul İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle 12/02/2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davanın açıldığı tarih itibarıyla, davacı kamu görevinden ayrılmış ise de, uyuşmazlığın, davacının kamu görevi esnasında işlediği iddia olunan fiilleri nedeniyle, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde “Dört ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi” yönünde tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkin olduğu ve konusu itibarıyla davanın, 2577 Yasa’nın 33/3. maddesi kapsamında bulunduğu, maddede belirtilen “ilgilinin görevli bulunduğu yer” ibaresinden ise “son görev yapılan yerin” anlaşılması gerektiği sonucuna varılmakta olup; uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 33/3. maddesi gereğince, davacının son görev yaptığı yer olan Kilis ilinin idari yargı yönünden bağlı olduğu Gaziantep İdare Mahkemesinin yetkili olduğu oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.