Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1787 E. 2022/5832 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1787 E.  ,  2022/5832 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1787
Karar No : 2022/5832

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : İstanbul Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … günlü, … sayılı liyakat yönünden 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine “Terfi etmez” kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, Antalya Emniyet Müdürlüğü kadrosunda emniyet amiri olarak görevli iken, polislik yetkisini kullanarak … ve kızını rahatsız ettiği, tehdit mesajları gönderdiği, arama izni olmamasına rağmen işyerine polis memurlarını gönderdiği iddiaları üzerine davacı hakkında idari ve adli soruşturma açıldığı, adli yönden kovuşturmaya yer olmadığı kararı, idari yönden ise 19/06/2012 günlü işlemle 6 ay kısa süreli durdurma cezası verildiği, yine komiser yardımcısı iken 23/11/1999 tarihinde müşteki … isimli bir şahsı ölümle tehdit ettiği iddiası üzerine aldığı hapis cezasının ağır para cezasına çevrildiği, başkomiser rütbesinde 10/03/2008 – 20/01/2009 tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Kosova Misyonu bünyesinde görevli olduğu dönemde ”uyarı” cezası ile birlikte ”1 günlük maaş kesimi” ve ”1 günlük yıllık izinden düşüm” cezaları aldığı, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmesi yönünden kıdeminin yerinde olduğu ancak, geçmiş hizmetlerinde geçirmiş olduğu soruşturmalar ve almış olduğu adli ve idari cezalara dayanak olan tüm eylemlerinin liyakat değerlendirilmesinde dikkate alınacağı bu haliyle, davacının üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 6 ay kısa süreli durdurma cezasının 2011 yılında gerçekleşen bir fiile ilişkin olduğu, bunun dışında terfiini etkileyecek başka bir cezasının bulunmadığı, 2013 yılında 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmesi gerekirken 2013, 2014 ve 2015 yıllarında da terfi ettirilmediği ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, Yüksek Değerlendirme Kurulunun … günlü, … sayılı, liyakat yönünden 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine “Terfi etmez” kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinde, “…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinde “liyakat”, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinde, “(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde ‘Terfi eder.’, boş kadro bulunmaması halinde ‘Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.’ kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise ‘Terfi etmez.’ kararı verilir.’ hükmüne; ‘Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı’ başlıklı 21. maddesinde ise, ‘(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur…” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel ölçütün liyakat olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde “terfi eder” kararı, kadro bulunmaması halinde “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi gerekmektedir.
Personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise; bulunduğu rütbedeki sicil veya performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’te, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, Mahkemece, yürürlükten kalkan Yönetmelik esas alınarak ve artık terfi değerlendirmesi için bir koşul olmayan kıdem açısından değerlendirme yapılacağının belirtilmesinde yukarıda anılan mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Belli bir tarihe kadar bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan ve terfi incelemesine tabi tutulan personele ilişkin liste incelendiğinde; listede yer almasına rağmen terfi ettirilmediği için bu işlemi dava konusu eden davacıya göre, disiplin cezası alan (Örneğin: 37, 45, 61, 300, vs) veya daha az sayıda başarı belgesi veya ödül ile daha düşük performans değerlendirme puanına sahip (Örneğin: 37, 45, 61, 100, 300, 514 vs) bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacının rütbe terfi ettirilmemesi, eşit ve objektif bir uygulama olarak kabul edilemez.
Bu itibarla; dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından; davacının komiser yardımcısı, başkomiser ve emniyet amiri olarak görev yapmakta iken ve fakat dava konusu terfi dönemi haricinde aldığı cezalardan bahisle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.