Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18254 E. , 2022/4606 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/18254
Karar No : 2022/4606
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş farklarının ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiş; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 03/07/2019 günlü, E:2016/6841, K:2019/4464 sayılı kararıyla; davacının liyakat nedeniyle üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuki denetimi yapılırken İdare Mahkemesince, bir bütün olarak tüm liyakat koşullarının araştırılması ve bu koşulların, kıdem dikkate alınmaksızın terfi listesinde yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince, söz konusu bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda verilen temyize konu kararla; davalı idareden, terfi değerlendirmesine tabi tutulan personelin liyakat durumuna ilişkin olarak performans puanları, başarı/ödül sayıları, rütbe kıdemini geciktiren süreleri, disiplin cezalarını (uyarma-kınama-aylıktan kesme), adli-idari soruşturma bilgilerini, yazılı-sözlü sınav ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim sonunda yapılan sınavdaki başarı durumlarını gösteren terfi listesinin gönderilmesinin istenildiği ara kararına cevaben 10/02/2021 havale tarihli yazı ve eklerinin incelenmesinden, davacının 692 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesiyle kamu görevinden ihraç edildiği, terfi dönemine ilişkin B grubu komiser yardımcılığında bekleme süresini tamamladığı, yapılan yazılı ve sözlü sınavda sırasıyla 55 ve 71 puan aldığı, 2015 yılında bir üst rütbeye terfi durum değerlendirmesine alınan komiser yardımcıları için hazırlanan kıdem tablosunda 178. sırada yer aldığı, 2014 yılı performans değerlendirme puanının 4,90 olduğu ve terfi döneminde başarı belgesi veya ödül almadığı anlaşılmakla, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemin sübjektif olduğu, takdir yetkisinin kötü niyetli ve hukuka aykırı bir biçimde kullanıldığı ya da davacının liyakatine aykırı bulunduğu hususunu tevsik edici herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; mahkeme kararında liyakatine ilişkin bilgilerin tamamının yer almadığı, lisans ve yüksek lisans eğitimlerinden bahsedilmediği ve bu yönlerden listedeki personelle bir kıyaslama yapılmadığı, ayrıca; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında başkan olarak yer alan …’nin, aynı kararın karar düzeltme aşamasında üye olarak imzasının bulunmasının İdari Yargılama Usulü Kanununa aykırı olduğu ileri sürülerek temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrasınca doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının işbu davadaki adli yardım talebinin daha önce, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/11/2019, E:2019/5192 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
TBMM Koruma Dairesi Başkanlığı emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı maaş farklarının ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinde, “…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinde “liyakat”, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinde, “(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oyçokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir.” hükmüne; “Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı” başlıklı 21. maddesinde ise, “(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadronun bulunması halinde “terfi eder” kararı, kadro bulunmaması halinde ise “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı verilmesi, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarının, verilen disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bu durumda, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik gereği yalnızca liyakat yönünden bir değerlendirme yapılması ve Mahkemece bir bütün olarak tüm liyakat koşullarının (örneğin, uyarma-kınama-aylıktan kesme cezalarının, yazılı-sözlü sınav ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim sonunda yapılan sınav notlarına ilişkin bilgilerin ve adli-idari soruşturma bilgilerinin) araştırılması ve bu koşulların, kıdem dikkate alınmaksızın terfi listesinde yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, takdir yetkisinin kötü niyetli ve hukuka aykırı bir biçimde kullanıldığı ya da davacının liyakatine aykırı bulunduğu hususunu tevsik edici herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mübrez olmadığından bahisle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş olmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer yandan; davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.