Danıştay Kararı 2. Daire 2021/18333 E. 2022/6192 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/18333 E.  ,  2022/6192 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/18333
Karar No : 2022/6192

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU :
01/09/2016 tarihli, 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresinin, ”Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve aynı fıkranın (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresinin, ”Yönetici ve öğretmenlerin görev süresi” başlıklı 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının, ”Öğretmen atama” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının, ”Yöneticiliğe görevlendirme” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasının ve ”Geçiş hükmü” başlıklı Geçici 1. maddesinin iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Danıştay İkinci Dairesinin 24/12/2019 günlü, E:2016/13701, K:2019/7433 sayılı kararıyla; 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin; “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi, “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi ve aynı fıkranın (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresi, ”Yönetici ve öğretmenlerin görev süresi” başlıklı 11. maddenin 1., 2. ve 3. fıkraları, ”Öğretmen atama” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrası ile “Yöneticiliğe görevlendirme” başlıklı 14. maddenin 1. fıkrası yönünden davanın reddine; ”Geçiş hükmü” başlıklı Geçici 1. madde yönünden karar verilmesine yer olmadığına, her iki taraf lehine 2.475,00- TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davacı tarafından davanın reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/05/2021 günlü, E:2020/1582, K:2021/1057 sayılı kararıyla; davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Danıştay İkinci Dairesinin 24/12/2019 tarih ve E:2016/13701, K:2019/7433 sayılı kararının, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresine ilişkin kısmının bozulmasına, diğer maddelere ilişkin kısımları ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının onanmasına karar verilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı sendika tarafından; dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ve 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresi ile ilgili olarak, bu düzenlemelere göre, son dört yıl içinde soruşturma nedeniyle görevinden alınan yöneticilerin ve görev yeri değiştirilen öğretmenlerin proje okullarında yönetici ve öğretmen olarak görev yapmalarının engellendiği, ayrıca, yöneticilik görevinden alınmasında ya da görev yerinin değiştirilmesinde, kişinin soruşturma sonucunda alacağı cezanın ağırlığının dikkate alınmadığı, bir soruşturma sonucunda, alacağı cezaya bakılmaksızın, yöneticilik görevinden alınanların ya da görev yeri değiştirilenlerin, 4 yıl boyunca yöneticilik görevine dönmesinin engellenmesinin ağır bir yaptırım olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından; dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ve 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresi ile ilgili olarak, idari soruşturmaların tamamen kanunla belirlenen sınırlar çerçevesinde yapılabildiği ve önceden belirlenen kuralların ihlali halinde disiplin cezalarının verilebildiği, idari işlemlere yargı yolunun açık olduğu (görev – yer değişikliği, disiplin cezası), kısacası idarenin kendi öğretmenini ve yöneticisini seçerken, her türlü somut bilgi ve belgeyi ölçüt kabul etmesinde hukuka aykırı bir yönün olmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ..
DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyulmak suretiyle, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava: 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin; “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresinin ve “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresinin; “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin; ”Yönetici ve öğretmenlerin görev süresi” başlıklı 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının, “Öğretmen atama” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının ve “Yöneticiliğe görevlendirme” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasının; ”Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay İkinci Dairesinin 24/12/2019 tarih ve E:2016/13701, K:2019/7433 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile ”Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresinin; Yönetmeliğin “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin; Yönetmeliğin ”Yönetici ve öğretmenlerin görev süresi” başlıklı 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının ve Yönetmeliğin “Öğretmen atama” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrası ile ”Yöneticiliğe görevlendirme” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak davanın reddine: dava konusu Yönetmeliğin ”Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak ise; 06/07/2018 tarih ve 30470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesi ile, dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; karar tarihi itibarıyla mevcut olmayan Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle açılan davanın bu yönden konusuz kaldığı gerekçesiyle, ”Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. madde yönünden karar verilmesine yer olmadığına, her iki taraf lehine 2.475,00- TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Tarafların temyiz istemleri üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/05/2021 tarih ve E:2020/1582, K:2021/1057 sayılı kararıyla: Danıştay İkinci Dairesi kararının, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkraları, 13. maddesinin 1. fıkrası ve 14. maddesinin 1. fıkrası ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının onanmasına karar verilmiş: dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresine ilişkin kısmı yönünden ise:
“Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde, “Başvurunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu aylıktan kesme ya da daha üst ceza almamış olmak veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak.” hükmüne, ”Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Başvurunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu aylıktan kesme ya da daha üst ceza almamış olmak veya yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak.” hükmüne yer verilmiş olduğu; bu hükümlerin öğretmen ya da yöneticinin geçirdiği soruşturma sonucunda idari bir tedbir olarak görev yerinin değiştirilmiş olmasını proje okullarına atanabilmenin önünde bir engel olarak düzenlemiş ise de; 23/7/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.” düzenlemesine yer verildiği; Yine aynı Kanun’un “Disiplin” başlıklı 7. bölümde yer alan “Uygulama” başlıklı 132. maddesinde; “(1) Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (4) Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.” yönündeki hükmüne göre; aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl boyunca; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamayacağı görülmekte olup, kanun koyucu tarafından, yukarıda sayılan cezalar ve öngörülen yasaklamalar dışında, alınmış olan bir idari tedbirin sonucu itibarıyla bir yaptırıma bağlanmadığı, yani herhangi bir göreve atanma konusunda engel olarak düzenlenmediğinin görüldüğü; soruşturma sonucu görev yeri değişikliği veya yöneticilik görevinin sonlandırılması, bir disiplin cezası değil, idari bir tedbir olup, hizmetin işleyişinde oluşacak aksaklıkları önlemek, çalışma ortamının huzurunu sağlamak, kamu görevlisinin yıpranmasını önlemek gibi, nihayetinde kamu hizmetinin düzgün işlemesini sağlama amacına hizmet ettiği, bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” koşulu ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” koşulunun, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesinin 4. fıkrası ile yapılan düzenlemenin genişletilmesi sonucunu doğurduğundan anılan düzenlemelerde hukuka uygunluk görülmediği, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresine ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, belirtilen hüküm fıkralarının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi hükümlerinde yer alan düzenlemeler karşısında, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca verilen bozma kararlarına Danıştay Dava Dairelerince uyulması zorunlu olup, bozma kararında yer alan gerekçe uyarınca; dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresine ilişkin kısmının iptali gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Dairemizin 24/12/2019 günlü, E:2016/13701, K:2019/7433 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/05/2021 günlü, E:2020/1582, K:2021/1057 sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine göre Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmadığından bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle, bozulan kısım yönünden işin gereği düşünüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihi itibarıyla;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinde; “Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartı ile, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmü yer almıştır.
652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin 9. fıkrasında, “Ek: 1/3/2014-6528/22 md.) Yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılır. (Ek cümle: 2/12/2016-6764/8 md.) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesi kapsamında üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarına bu okullarda okul müdürlüğü görevi verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı maddenin 10. fıkrasında ise, “(Ek: 1/3/2014-6528/22 md.) Öğretim üyeleri ile Bakanlıkta görev yapmakta olan öğretmenlerin dokuzuncu fıkra kapsamındaki kurumlara atanma ve görevlendirilmelerinde bu Kanun Hükmünde Kararname, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer mevzuatın sınavlar ve atanmaya ilişkin hükümleri uygulanmaz. Dokuzuncu fıkra kapsamındaki kurumlara yönetici görevlendirmeleri özlük hakları, atanma ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin dokuzuncu fıkrasına dayanılarak hazırlanan davaya konu “Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği” 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin; “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile ”Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresinin iptali istemi yönünden;
Aynı ibarelerin iptali talebiyle açılan başka bir davada; Dairemizin 01/12/2022 günlü, E:2021/18334, K:2022/6191 sayılı kararıyla; dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” koşulu ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “veya yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” koşulu, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesinin 4. fıkrası ile yapılan düzenlemenin genişletilmesi sonucunu doğurmakta olduğu, buna göre, bir soruşturma sonucunda tesis edilen ve cezalandırma amacı değil, salt bir tedbir niteliği taşıyan yer değişikliği ya da yöneticilik görevinin sonlandırılması işlemleri, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesinde sayılan cezalardan ve atanılacak olan görev de yine aynı maddede sayılan görevlerden olmadığından, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesindeki koşulların genişletilmesi sonucunu doğuran düzenlemelerde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, dava konusu olan ibarelerin iptaline karar verildiğinden, işbu davaya yönelik aynı istem hakkında yeniden karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 01/09/2016 tarihli, 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin; “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile ”Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak” ibaresinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
2. Nihayetinde dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısı olan …-TL’lik kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine;
3. Bakılan davanın kesinleşen kısımları için davalı idare ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada davalı idare ve davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine;
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.