Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18567 E. , 2022/4605 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/18567
Karar No : 2022/4605
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Maden İşleri Genel Müdürlüğünde … Daire Başkanı olarak görev yapan davacı, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğüne Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanmasına ilişkin (… günlü, … sayılı işlem ile bildirilen) … günlü, … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile kamu yararı ve hizmet gereklerinin zorunlu kıldığı zamanlarda, kamusal hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla davacının görev ve görev yerinin değiştirilmesi hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, anılan Kanun hükmü ile tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemlerin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, Mahkemelerinin 18/04/2018 günlü, 15/11/2018 tarihli ara kararlarına taraflarca verilen cevabi yazılar ve ekleri incelendiğinde, davacının Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre içerisindeki bir eylemi nedeniyle kendisine isnat edilen ”taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan dolayı hakkında soruşturma izni verildiği, yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiği, yine aynı görev süresi içerisinde farklı bir olaya bağlı olarak ”görevi kötüye kullanma” suçundan dolayı … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, her ne kadar söz konusu karar işlem tarihinden önceki döneme ilişkin ise de, davacının görevi ile bağlantılı olarak iddia edilen suç nedeniyle halen devam eden yargılamasının da bulunduğu göz önüne alındığında, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığı hususunun ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davacının daire başkanı olarak atanmasında takip edilen usul gözetilerek 375 sayılı KHK’nin Ek 18. maddesi hükmü uyarınca durumuna uygun bir göreve atandığı dikkate alındığında, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararında, taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan devam eden yargılama nedeniyle dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varılmış ise de anılan yargılamada hakkında beraat kararı verildiği, bu durumun masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, öte yandan aynı fiil nedeniyle yapılan idari soruşturma sonunda da hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, 1993 yılında Ankara Defterdarlığında aday memur olarak göreve başlamış, 1997 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünde mühendis kadrosuna atanmıştır.
13/09/2004 tarihinde anılan Genel Müdürlük bünyesinde Daire Başkanı kadrosuna atanan davacı, 04/10/2004 tarihinden itibaren vekaleten şube müdürü olarak görev yapmaya devam etmiş, 20/09/2010 tarihinde yeniden Daire Başkanı olarak atanmıştır.
Davacı, 17/04/2017 tarihli dava konusu işlemle 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile 375 sayılı KHK’nin Ek 18. maddesi gereği Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanması üzerine bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi” başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, davacının geçmiş hizmetleri göz önünde bulundurularak, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davacının, Daire Başkanlığı görevinden alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı kadrosuna atanmasında hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, Maden İşleri Genel Müdürlüğünde … Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğüne Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanmasına ilişkin (… günlü, … sayılı işlem ile bildirilen) … günlü, … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi” başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de; bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 1993 yılında Ankara Defterdarlığında aday memur olarak göreve başlayan davacının, 30/06/1997 tarihinde davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına mühendis olarak naklen geçiş yaptığı; 01/04/2004 tarihinde Maden İşleri Genel Müdürlüğünde şube müdürlüğüne vekaleten, 13/09/2004 tarihinde Daire Başkanlığına asaleten atandığı; 04/10/2004 tarihinde asaleten şube müdürü olarak atanan davacının, 20/09/2010 tarihinde yeniden Daire Başkanlığına atandığı, yaklaşık yedi yıl Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, 17/04/2017 tarihli dava konusu işlemle 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile 375 sayılı KHK’nin Ek 18. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararda “davacının Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre içerisindeki bir eylemi nedeniyle kendisine isnat edilen taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan dolayı hakkında soruşturma izni verildiği, yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiği, yine aynı görev süresi içerisinde farklı bir olaya bağlı olarak görevi kötüye kullanma suçundan dolayı … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, her ne kadar söz konusu karar işlem tarihinden önceki döneme ilişkin ise de, davacının görevi ile bağlantılı olarak iddia edilen suç nedeniyle halen devam eden yargılamasının da bulunduğu göz önüne alındığında, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığı hususunun ileri sürülemeyeceği” gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de; davacı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı verilen ve hükmün açıklanması geriye bırakılan kararın dava konusu işlem tarihinden önceki bir döneme ilişkin olduğu ve davacının bu karardan sonra 2 yıl daha Daire Başkanı olarak göreve devam ettiği; öte yandan, Mahkemenin karar verdiği tarih itibarıyla devam eden yargılamada; … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; sanığın (davacının) “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme” suçundan, yüklenen suç açısından kast veya taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, dava konusu işlem ile savunma dilekçelerinin tetkikinde, işlemin dayanağı olarak Mahkeme kararına esas alınan yargılamaların gösterilmediği; işlemin dayanağının 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca İdarenin sahip olduğu takdir yetkisi ile kamu yararı ve hizmet gerekleri olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı idarede, önce mühendis, sonra şube müdürü olarak uzunca bir süre görev yaptıktan sonra 20/09/2010 tarihinde daire başkanlığı görevine atanan ve yaklaşık yedi yıl boyunca Daire Başkanı olarak bu görevi yürüten davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edilen davacının daire başkanlığı görevinden alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda hüküm veren İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen kararın bozulması gerektiği görüşüyle onanması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyoruz.