Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1857 E. , 2022/5986 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1857
Karar No : 2022/5986
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
3- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından;
1) 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin,
2) 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin,
3) 10/05/2015 onay tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi’nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından; rütbe terfi yazılı sınavında 75 puan aldığı, sözlü sınavda 38 puan verilerek başarısız sayıldığı, sözlü sınavın objektif olarak uygulanabilmesi için gerekli önlemlerin alınmadığı, sesli ya da görüntülü olarak kaydedilmediği, sözlü sınavda sorulacak soru sayısının belirlenmediği, sorulacak sorulara yönelik cevapların önceden belirlenerek tutanağa bağlanmadığı,
Yönetmelik ile Yönerge’nin dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, sözlü sınavda başarılı olmak için getirilen 50 puan barajının hak kaybına sebebiyet verdiği, yazılı sınavın önemsiz hale geldiği, diğer taraftan sözlü sınav komisyonlarının belli niteliklere sahip kişilerden oluşması gerektiği ileri sürmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu Yönetmelik’in üst norm niteliğindeki 3201 sayılı Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, Yönetmelik’te rütbe terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, sözlü sınavda 50 puan barajının getirilmesinin davacının iddiasının aksine adayların lehine olduğu, dava konusu işlem ile düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmelik’in üst norm niteliğindeki 3201 sayılı Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, Yönetmelik’te rütbe terfi için yazılı ve sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, kamu yararı ve hizmetin gereği olarak sözlü sınavda 50 puan barajının getirilmesinin davacının iddiasının aksine adayların lehine olduğu, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin sınav komisyonu kararı ile dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 3. fıkrasının; 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinin; 15/05/2015 tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilkle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesinin 9. maddesinin 3. fıkrasının; 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinin iptali ile yoksun kalınan maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Yönetmeliğin 26. maddesinin 3. fıkrasının ve Yönergenin 9. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi:
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sınav komisyonlarının teşkili” başlıklı 26. maddesinin 3. fıkrasında, “Komisyonlar emniyet müdürü rütbesini haiz bir başkan ve dört üye ile yeteri kadar yedek üyeden oluşur. Gerekli görülen hallerde Polis Akademisi Başkanlığında görevli kadrolu öğretim üyeleri de komisyon üyesi olarak görevlendirilebilir.” kuralına yer verilmiştir.
15/05/2015 tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesinin “Yazılı ve sözlü sınav komisyonları” başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında, “Yazılı ve sözlü sınav komisyonları emniyet müdürü rütbesini haiz bir başkan ve dört üye ile yeteri kadar yedek üyeden oluşur. Gerekli görülen hallerde Polis Akademisinde görevli kadrolu öğretim üyeleri de komisyon üyesi olarak görevlendirilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Sınav komisyonlarının, en üst polis amiri rütbesi olan emniyet müdürü başkanlığında, emniyet teşkilatının iç işleyişini ve mevzuatı bilen emniyet teşkilatı mensuplarından oluşturulduğu ve personelin yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılacak sınavlarda yeteri kadar öğretim üyesinin sınav komisyonlarında görevlendirilmesine imkan sağlandığı dikkate alındığında, sınav komisyon üyelerinin oluşumunda sınav güvenliği ve objektifliği bakımından sakıncalı herhangi bir durumun bulunmadığı, Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda adaylara yöneltilecek soruların, daha önceden soru ve cevap anahtarı hazırlanan soru havuzundan ilgili adayın soru kartı çekmesi suretiyle belirlenmesinin de bu amaca hizmet ettiği anlaşıldığından, 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinin 11. ve 18. fıkralarının verdiği yetkiye dayanılarak sözlü sınav komisyonlarının oluşumuna ilişkin düzenleme getiren Yönetmeliğin 26. maddesinin 3. fıkrasında ve bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan Yönergenin 9. maddesinin 3. fıkrasında üst norm olan Kanun hükümlerine hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 29. maddesinin ve Yönergenin 14. maddesinin incelenmesi:
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasında ve 15/05/2015 onay tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesinin 14. maddesinin 1. fıkrasında, “Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.” kuralına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde, sözlü sınavda başarılı olabilmek için en az elli puan almış olmak kaydı aranmasının makul bir başarı puanı olduğu düşünülse de, yazılı sınavda herhangi bir başarı puanı öngörülmediği ve yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı puanı aranmadan sözlü sınava çağrıldığı dikkate alındığında, bu haliyle nihai başarı listesinin oluşumunda sözlü sınavının büyük oranda belirleyici olacağı ve somut olarak değerlendirilebilecek ve adaylar arasında objektifliği sağlayabilecek nesnel bir değerlendirme ölçütü olan yazılı sınav puanını değerlendirmede etkisiz kılacağı ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavını, seçimin tek belirleyici unsuru haline getireceği sonucuna varıldığından Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinde ve bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan Yönergenin 14. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, hukuka aykırılığı tespit edilen hükümlerin uygulama işlemi niteliğinde olan davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, bu kararın, davacının sözlü sınavda başarılı olduğu yolunda bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümlerinin düzenlediği hususlarda yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olması nedeniyle, bu aşamada davacının maddi hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğindin, davanın buna ilişkin kısmının da reddi gerekmektedir.
Yönetmelik ve Yönergenin dava konusu edilen diğer kısımlarında ise üst hukuk nomlarına aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin 1 nci fıkrasının 2 nci cümlesi ile Eğitim Yönergesinin 14. maddesinin 1nci fıkrasında yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla,… ” ibaresi ile yapılan sözlü sınavı sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden iptali, aynı Yönetmelik ile Yönergenin dava konusu edilen diğer kısımları ile yoksun kalınan maaş farklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 2015 yılında bir üst rütbeye terfi için katıldığı rütbe terfi yazılı sınavında 75 puan almıştır. 26/06/2015 tarihinde rütbe terfi sözlü sınavına katılmış ve tarafına 38 puan verilerek başarısız sayılmıştır.
Bunun üzerine davacı, bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin, 10/05/2015 onay tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi’nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Öncelikli olarak her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunulmuş ise de dava dosyasına sunulan 13/04/2016 tarihli dilekçesiyle davacının anılan talebinden vazgeçtiği görüldüğünden, bakılan uyuşmazlıkta, kararımızın “davanın konusu” kısmında aktarılan taleplere hasren inceleme yapılmıştır.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne yer verilmek suretiyle “kesin hüküm” doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “kesin hüküm” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin, 10/05/2015 onay tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi’nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptali istemiyle 09/07/2015 tarihinde Kayseri 2. İdare Mahkemesinde dava açıldığı; bununla birlikte, aynı tarihte aynı istemlerle Danıştaya sunulmak üzere Kayseri İdare Mahkemesine bakılan davaya ilişkin dava dilekçesinin sunulduğu ve dosyanın Danıştaya gelmesi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin E:2015/21142 sayılı esasına kaydedildiği; diğer taraftan … İdare Mahkemesinde açılan davada anılan Mahkemenin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın yetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkili … İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının Danıştaya gönderilmesine karar verildiği, bu karar üzerine dosyanın Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin E:2015/23718 sayılı esasına kaydedildiği; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca gönderme kararı verilmeksizin her iki dosyanın da Danıştay Beşinci Dairesine iletilmesi üzerine Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin E:2015/23718 sayılı esasına kayıtlı dava dosyasının Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/22099 sayılı esasına, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin E:2015/21142 sayılı esasına kayıtlı işbu dava dosyasının Danıştay Beşinci Dairesinin E:2017/2951 sayılı esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Beşinci Dairesinin 25/09/2019 günlü, E:2016/22099, K:2019/4984 sayılı kararıyla davacının 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin, 10/05/2015 onay tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi’nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verildiği; anılan kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/3423, K:2020/2535 sayılı kararıyla onandığı ve Danıştay Beşinci Dairesinin 25/09/2019 günlü, E:2016/22099, K:2019/4984 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyiz incelemesi neticesinde onanarak, davanın reddine ilişkin kısımlarının ise temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir.
Danıştay Beşinci Dairesinin E:2017/2951 sayılı esasına kayıtlı işbu davada ise anılan Daire tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin dava dosyası Dairemize iletilmiştir.
Yukarıda aktarılan açıklamalar ışığında, davacının bakılan davadaki taleplerle aynı nitelikte talepleri içeren diğer davasında verilen kararın kesinleştiği görüldüğünden, bakılan davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN KESİN HÜKÜM NEDENİYLE İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yer alan ve davacı tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı İçişleri Bakanlığına verilmesine,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.