Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/19056 E. , 2022/4055 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/19056
Karar No : 2022/4055
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacının; … Polis Meslek Yüksekokulunda sınıflar amiri olarak görev yaptığı dönemde, .. isimli öğrencinin gerçeği yansıtmayan izin teklif formuna imza atmakla “sahtecilik” suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesince, davacının 29/10/2016 günlü, 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu uyuşmazlığın, davacının görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen fiileri nedeniyle verilen disiplin cezasından kaynaklandığı, bu işlem nedeniyle davacının hukukunun etkileneceğinin açık olduğu, sonradan hakkında yeniden kamu görevine alınamaması yönünde tedbirler uygulanmasının da bu gerçeği değiştirmeyeceği hususları karşısında, davanın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılması ve anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucu Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 04/11/2020 günlü, E:2019/3507, K:2020/4884 sayılı kararı ile onanması üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; gerçek bilgileri yansıtmadığı davalı idarece tespit edilen izin talep formunun … isimli öğrenci tarafından doldurulduğu, davacının …’nin talebi doğrultusunda uygun görüşle teklifte bulunduğu; soruşturmacı tarafından, davacının eylemi “sahtecilik suçuna iştirak” olarak değerlendirilmiş ise de, soruşturma raporunda davacının söz konusu evraka ilişkin olarak “sahtecilik” kastının varlığını ispatlayacak somut herhangi bir veriye yer verilmediği, söz konusu fiilin kast olmaksızın işlenmesinin ise mümkün olmadığı; aynı hususta davacı hakkında ceza yargılaması sonrası verilen kararda “sahtecilik” suçunun unsurlarının oluşmadığının açıkça belirtildiğinin görüldüğü; bu durumda, gerçek bilgileri yansıtmadığı davalı idarece tespit edilen izin talep formunun davacı tarafından uygun görüşle imzalanmasında davacının kastının bulunduğunun ortaya konulamamış olması ve tüm izin taleplerindeki beyanların doğruluğunu araştırmasının fiilen mümkün olmaması karşısında, davacının “sahtecilik” suçunu işlediğinden bahisle “meslekten çıkarma” cezası ile tecziye edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, … Polis Meslek Yüksekokulu öğrencisi …’nin izin talep formunun gerçek bilgileri yansıtmadığı hususunun sabit olduğu, davacının Gaziantep Polis Meslek Yüksekokulunda sınıflar amiri olarak kaç öğrencinin hazır mevcut olduğu, kaç öğrencinin bulunmadığı sayısal bilgisinin yanı sıra okulda bulunmayan öğrencilerin isimlerinin ve okulda bulunmama sebeplerinin neler olduğu hususlarının tespit edilmesi noktasında da görevli ve sorumlu olduğu, söz konusu izin talep formundaki bilgilerin geçersiz olması durumunda doğacak sonuçlardan da sorumlu olacağı, bu sorumluluğun amir olmanın doğal bir sonucu olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davacının aynı şekilde birden fazla gerçeği yansıtmayan izin talep formuna imza attığının tespit edildiği dikkate alındığında kasıtlı olmadığından da söz edilemeyeceği, bu bağlamda, davacının sübut bulan eylemine uyan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık, Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; alt rütbede bulunan personelin. emir ve talimat almadan denetim yapma sorumluğunun veya görevinin bulunmadığı, kendisine denetleme için herhangi bir emir tebliğ edilmediği halde suç isnat edildiği, suç işleme kastının bulunmadığı, usulüne uygun yürütülmeyen soruşturma sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; davacının temyiz talebinde ileri sürdüğü hususların hukuken geçerlilik arz etmediği, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sıralanan bozmayı gerektiren hususların hiçbirisini içermediğinden talebin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; … Polis Meslek Yüksekokulu öğrencisi …’nin, 03/01/2013 tarihli dilekçe ile haftasonunu ailesiyle birlikte geçireceğinden bahisle izin talebini içeren bir başvuruda bulunduğu, olay tarihinde sınıf amiri olan davacının izin belgesine ilişkin teklif formuna imza attığı, ancak yapılan araştırmada …’nin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, böylelikle davacının “sahtecilik” suçuna iştirak ettiğinin değerlendirildiği, davacının sübut bulan fiili nedeniyle “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziyesine ilişkin olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 maddesi uyarınca tesis edilen … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira” fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan “sahtecilik” fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle, emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer alan “sahtecilik” fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/a fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde hüküm yönünden oybirliği, gerekçe yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “… sahtecilik …” fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi ile “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re’sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” kuralı getirilmiştir.
7068 sayılı Kanun’da, Tüzük’ün 8/6. maddesinde sayılan fiillere (Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira) ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun’un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
7068 sayılı Kanun’un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesinde, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; “Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.”
…
“İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır.” gerekçesiyle 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında “zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas” gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır.
Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda, davacıya isnat edilen fiilin, 657 sayılı Kanun’un “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde yer verilen “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili kapsamında olduğu, bu nedenle dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinin “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasından daha hafif bir yaptırım olan “meslekten çıkarma” cezasını gerektirmesi nedeniyle sonraki düzenlemenin davacı açısından lehe bir hüküm getirmediği anlaşıldığından davacının eyleminin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükmü uyarınca işin esasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede, davalı idarece davacıya isnat edilen sahtecilik suçunun aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu’nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp kişinin cezalandırılması halinde “sahtecilik” suçunun işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan “sahtecilik” suç isnadıyla adli yargı yerinde açılan ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; “… izin belgelerini öğrencilerin doldurduğu, sanıkların bu belgelerin doğruluğu konusunda araştırma yapmak yükümlülüğü bulunmadığı ayrıca izin belgesini dolduran öğrenciler hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmadığı, sanıkların öğrencilerin bildirmiş oldukları adreslerin doğru olup olmadığını denetleme yükümlülüğü de bulunmadığı anlaşılmakla, üzerilerine atılı yasal unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan 223/2-a maddesi gereğince…” davacının da aralarında bulunduğu emniyet personelinin beraatlerine karar verildiği görüldüğünden, davacının “sahtecilik” suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Buna göre; davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.