Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2237 E. 2022/5836 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2237 E.  ,  2022/5836 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2237
Karar No : 2022/5836

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …mirascıları …ve … adlarına velayeten, kendi adına asaleten …

İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Trabzon ili, …İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde başkomiser olarak görev yapan davacının, 2015 yılı rütbe terfi döneminde hakkında tesis edilen Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı, liyakat yönünden terfi etmez kararının iptali ile özlük hakları ve uğradığı maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu olan işlemin dayanağı olan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar, …” ibaresinin; aynı maddenin sözlü sınava ilişkin düzenlemeleri içeren 3. fıkrasının; 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesindeki “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinin, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 25/01/2016 günlü, E:2015/21285 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu yönetmelik hükümlerine göre yapılan sözlü sınav ve sınav sonucu oluşan terfi listelerine göre 2015 yılı rütbe terfi değerlendirmelerinin hukuken sakat olduğu, 3201 sayılı Kanuna uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınav sonucunda oluşacak yeni rütbe terfi listelerine göre değerlendirme kurulunda yeniden değerlendirilmek suretiyle bir üst terfiye yükselmesi ihtimali bulunan davacının, liyakat yönünden terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, ancak iptal kararının davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirileceği anlamına gelmeyeceği, anılan gerekçeler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla bu aşamada maddi kayıplarına ilişkin olarak da hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 2015 yılında bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirmeye alınan başkomiserler için hazırlanan listede 76. sırada yer alan davacının, (A) grubu polis amiri olarak emniyet amiri rütbesine terfi durumunun 13/08/2015 günlü, 2015/2 sayılı Merkez Değerlendirme Kurulunda görüşüldüğü ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda hakkında verilen terfi etmez kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Başkomiser olarak görev davacının, … günlü, … sayılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararıyla, bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi üzerine bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinde, “…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinde “liyakat”, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinde, “(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde ‘Terfi eder.’, boş kadro bulunmaması halinde ‘Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.’ kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise ‘Terfi etmez.’ kararı verilir.” hükmüne; “Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı” başlıklı 21. maddesinde ise, “(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde “terfi eder” kararı, kadro bulunmaması halinde “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmesinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelik’te belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Ayrıca, söz konusu terfi değerlendirmesi yapılırken davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir.
Dava dosyası ile 31/12/2015 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Başkomiser Listesinin incelenmesinden; 2015 yılı terfi döneminde durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 126 başkomiser arasından 81 personelin terfi ettirilmesine, 45 personelin liyakat yönünden terfi ettirilmemesine karar verildiği; listenin 76. sırasında bulunan ve hakkında “terfi etmez” kararı verilen davacının performans puanının 4,89, başarı belgesi/ödülünün 1 adet olduğu, terfi dönemi içerisinde herhangi bir adli veya disiplin cezasının bulunmadığı; aynı listede yer alan ve çeşitli disiplin cezaları bulunup davacıdan daha düşük performans puanı olan veya başarı belgesi/ödülü olmayanların veya davacıdan daha düşük performans puanı olup ve/veya başarı belgesi olmayan çok sayıda personelin terfi ettirildiği, bu haliyle davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan … günlü, E:…, K:… sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Davaların karara bağlanması” başlıklı 22. maddesinin 1. bendinde, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı belirtilmiş olup; “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin (b) bendinde, “Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandağı hukuki sebeplerin özeti, istem sonucu ile davalının savunmasının özeti”; (e) bendinde, “Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm; tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı” kararlarda belirtilecek hususlar olarak sayılmıştır.
Diğer taraftan, anılan Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/c bendinde yer alan “usul hükümlerine uyulmamış olunması” hususu, temyiz incelemesi sırasında Mahkeme kararını bozma nedenleri arasında gösterilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Trabzon ili, …İlçe Emniyet Müdürlüğünde başkomiser olarak görev yapan davacı tarafından, Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı, liyakat yönünden terfi etmez yönünde verilen kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesinin istenildiği, temyize konu kararla, dava konusu işlem hakkında karar verildiği; ancak, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklara yönelik talep hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesine ilişkin talep hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik hüküm nedeniyle, kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.