Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2286 E. , 2021/506 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2286
Karar No : 2021/506
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : …
2-… Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığında komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile … Polis Merkezi Amirliğine atanmasına dair 25/02/2014 günlü Ankara Valiliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bahse konu karar temyiz aşamasında Danıştay Beşinci Dairesince onanmıştır.
Davalı idarelerin karar düzeltme istemi üzerine, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 08/09/2015 günlü, E:2015/16650, K:2015/5171 sayılı kararıyla; emniyet hizmetlerinin önemi gereği ülke içinde bu hizmetin öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütülmesinin mutlak koşullarından birisinin de istenilen yer ve/veya görev için planlanan seviyede personel bulundurulması olduğu, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini emniyet hizmetlerinin önem ve özelliğine uygun olarak kullandığı, bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi belge de bulunmadığı anlaşıldığından; davacının kadro derecesi değişmeden aynı ilde eşdeğer bir göreve atandığı dikkate alındığında kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle, anılan karar bozulmuştur.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; bozma kararına uyularak davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile resen dikkate alınacak nedenlerle İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN (DAVALILARIN) CEVABI : Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığında görev yapan davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlem açısından onanması, … Polis Merkezi Amirliğine atanmasına dair 25/02/2014 günlü Ankara Valiliği işlemi açısından ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu kararın Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığında komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın davacının …Polis Merkezi Amirliğine atanmasına ilişkin 25/02/2014 günlü Ankara Valiliği işlemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik yapılan incelemede;
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8. maddesinde, “Yetiştirme ve ikmal kaynakları Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklere bağlı olup il genel teşkilatı içinde birden fazla istihdam yerleri bulunan meslek, fen ve uzmanlık kadrolarına dahil görevlerden
A) İlçe idare şube başkanı sıfatını haiz olanlarla il merkezinde Devlet gelir, giderlerinin ve mallarının tahakkuk, tahsil, ödeme ve idaresiyle ilgili ikinci derecedeki müdürler, şube şefleri ve kontrol memurları, nakit muhasipleriyle, lise, orta ve o derecelerdeki okul müdür ve öğretmenleri, hastaneler mütehassıs hekimleri, Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlükler tarafından tayin edilirler.
B) Bunun dışında kalan bütün memurlar Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlükler tarafından valilik emrine tayin edilerek il idare şube başkanının inhası üzerine valiler tarafından istihdam yerleri tesbit olunur;
C) Yukardaki fıkralarda yazılı bütün memurların lüzumu halinde il içinde nakil ve tahvilleri mensup olduğu il idare şube başkanlarının inhası üzerine valiler tarafından icra edilmekle beraber mensup oldukları Bakanlıklar veya genel müdürlüklere sebepleriyle bildirilir.” hükmüne; 11. maddesinin (Ç) bendinde; “Jandarma, polis, gümrük muhafaza ve diğer özel kolluk kuvvetlerinin bütün ast ve üstlerinin il içine munhasır olmak üzere geçici veya sürekli olarak vali tarafından yerleri değiştirilebilir ve bundan hemen İçişleri, Gümrük ve Tekel Bakanlıklarına bilgi verir.” hükmüne; aynı Kanun’un 5. maddesinde ise; illerde valilerin tayin ve tespit ettiği işlerde yardımcılığını ve valinin bulunmadığı zamanlarda vekilliğini yapmak üzere vali muavinlerinin bulunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yetki kurallarının, dar ve özel anlamda kamu düzenine ilişkin hükümlerden olduğu, idari işlemlerin en önemli unsurları arasında yer aldığı, yetki unsurundaki sakatlıkların sonradan verilecek onay ya da izinle giderilemeyeceği, bu nedenle idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda bulunduğu ve yetki kurallarının dar yorum ve uygulama yöntemlerine bağlı tutulması gerektiği idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Dar anlamda yetki unsuru denilen karar alma yeteneği; konu, yer ve zaman itibariyle, Anayasa ve yasalarla, belli organ, makam ve kamu görevlilerine tanınmış bir güçtür. Yetki devrinin hukuken geçerli olabilmesi, böyle bir yetkinin daha önce kanunda açıkça öngörülmüş bulunmasına bağlıdır. Ancak, kamu hukukunda yetkiler; ait olduğu organ, makam ve görevlilere bizzat kullanılmak üzere verildiğinden, yetki devri istisnai durumlarda söz konusudur.
Yukarıda anılan hükümler karşısında; Valiye tanınan il içi atama yetkisinin İl Emniyet Müdürü tarafından kullanılamayacağı açıktır.
Bu durumda, 5442 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile, Valiye tanınan il içi atama yetkisinin İl Emniyet Müdürü tarafından kullanılmış olması nedeniyle, dava konusu Ankara Valiliği işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığında komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Ankara Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına dair 21/02/2014 günlü işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın … Polis Merkezi Amirliğine atanmasına ilişkin 25/02/2014 günlü Ankara Valiliği işlemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.