Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2360 E. , 2022/5298 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2360
Karar No : 2022/5298
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına Vasisi …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Komiser” olarak görev yaptığı dönemde, “…’nin getirmiş olduğu dijital belgelerden birinde bulunan artı işaretini hukuki bir delil gibi değerlendirmek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (18) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda, davacının eylemlerinin ve bu eylemlerinin karşılığı olan cezai yaptırımın ortaya konulmasının mecburi ve yasal bir durum olduğu, davacı hakkında zamanaşımı değerlendirilmesi yapılırken zamanaşımına uğrayan disiplin suçunun ve bu suçun gerekçesi olan eylemlerinin tespit edilmesinde ve bu tespitlerin işlemde ortaya konulmasında hukuka ve usule aykırı bir durum bulunmadığı, tam tersine zamanaşımına uğrayan suçun veya ceza verme yetkisinin dayanağının işlemde ortaya konulması gerektiği, zira zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan ceza ile ortadan kaldırma işlemlerinin bir bütün işlemler olduğu, idarenin, bir işlemi ortadan kaldırırken o işlemin ortadan kaldırılma nedenini, yani işlemin sebep ve konu unsurunu ortaya koyma mecburiyetinde olduğu, işlemin sebep ve konu unsurunun, işlemde ortaya konulması mecburiyetinin, idare hukukunun genel ilkelerinden olduğu, bu bakımdan, dava konusu ortadan kaldırma işleminde, hangi suçun veya cezanın ortadan kaldırıldığının işlemde belirtilmesinde, diğer bir anlatımla işlemin gerekçesinin ortaya konulmasında hukuka, mevzuata ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; idarenin tesis ettiği bir işlemin içeriğini belirleme, işleme yönelik ayrıntılara yer verip vermeme veya hangi ölçüde ayrıntıya yer verileceği noktasında takdir yetkisine sahip olduğu, bu konuda yürürlükte olan mevzuat hükümleri kapsamında idareyi kısıtlayan ve sınırlayan bir hukuk kuralının mevcut olmadığı, ilgili Yasa hükmünün açıkça cevaz verdiği durumlarda ise işlemin içeriğini ve ayrıntılarını belirleyip belirlememe yönünden idarenin yargı kararı ile zorlanmasına imkan bulunmadığı, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Geçici 28. maddesindeki düzenlemeyle, dava konusu işlemden kaldırma kararı içeriğinde yer alan “davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği” yolundaki ibareye doğrudan hukuki bir sonuç bağlandığı, dolayısıyla getirilen Yasa hükmü ile kişinin hukuki durumunda somut ve kesin etki yaratan, belli bir hukuki sonuç bağlanan bir durumun idarenin yetki alanı dışında kaldığından bahsedilemeyeceği, bu bakımdan davalı idarenin disiplin dosyasının işlemden kaldırılmasına dair kararında davacı üzerine atılı fiillere yönelik değerlendirme yapılmasına hukuki bir engel bulunmadığı, davaya konu “zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması” kararında davacının üzerine atılı fiilin sübuta erip ermediği yönünde tespitlere yer verilerek Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği yolunda ibare konmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; öte yandan, davacının, …’nin getirmiş olduğu dijital belgelerden birinde bulunan artı işaretini hukuki bir delil gibi değerlendirmek suretiyle bazı kamu görevlilerinin terör örgütü kapsamında gösterilerek haklarında iletişim tespit kararları alınmasını sağlamakla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasını gerektiren “Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkasına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” fiilini işlediğinin somut delilleriyle ortaya konulmuş olması ve mevzuat hükümleri uyarınca ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış olsa da bu suçun işlendiği hususunun tespiti ile bu durumun karara bağlanmasının yasal açıdan mümkün olması karşısında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, fiil ve ceza tespiti yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzük’ün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’yle düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı; soruşturmanın tüm aşamalarında savunma hakkının, keyfi ve hukuka aykırı olarak ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi Danıştay Beşinci Dairesinin 04/12/2018 günlü, E:2018/2707 sayılı kararıyla kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.