Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2361 E. 2022/4986 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2361 E.  ,  2022/4986 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2361
Karar No : 2022/4986

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına Vasisi …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde Komiser olarak görev yaptığı dönemde, “Kamuya açık alanlardan olmayan ve tüzel kişiliğe haiz bazı dernek, vakıf, şirket ve ibadet yeri adına Teknik Araçlarla İzleme Kararı alınması suretiyle, CMK 140/1 maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yolu İle Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15, 16 ve 17’nci maddeleri hükümlerine aykırı olarak talepte bulunarak görevi kötüye kullanmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi öngörülmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (15) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacının kendisine isnat edilen fiillerin sübuta erdiği ve meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği değerlendirmelerine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; disiplin kurulu kararının verildiği tarihte, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı; davacı hakkında yapılan bir soruşturma sonucunda, davacının eylemlerinin ve bu eylemlerinin karşılığı olan cezai yaptırımın ortaya konulmasının mecburi ve yasal bir durum olduğu, davacı hakkında zamanaşımı değerlendirilmesi yapılırken, zamanaşımına uğrayan disiplin suçunun ve bu suçun gerekçesi olan eylemlerinin tespit edilmesinde ve bu tespitlerin işlemde ortaya konulmasında hukuka ve usule aykırı bir durum bulunmadığı, tam tersine zamanaşımına uğrayan suçun veya ceza verme yetkisinin dayanağının işlemde ortaya konulması gerektiği, zira zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan ceza ile ortadan kaldırma işlemlerinin bir bütün olduğu, idarenin, bir işlemi ortadan kaldırırken o işlemin nedenini, yani işlemin sebep ve konu unsurunu ortaya koyma mecburiyetinde bulunduğu, işlemin sebep ve konu unsurunun, işlemde ortaya konulması mecburiyetinin, idare hukukunun genel ilkelerinden olduğu, bu bakımdan, dava konusu ortadan kaldırma işleminde, hangi suçun veya cezanın ortadan kaldırıldığının işlemde belirtilmesinde, diğer bir anlatımla, işlemin gerekçesinin ortaya konulmasında hukuka, mevzuata ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Geçici 28. maddesinde yapılan değişiklikle, dava konusu işlemin kaldırma kararı içeriğinde yer alan “davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği” yolundaki ibareye doğrudan hukuki bir sonuç bağlandığı, dolayısıyla getirilen yasa hükmü ile kişinin hukuki durumunda somut ve kesin etki yaratan, belli bir hukuki sonuç bağlanan bir durumun idarenin yetki alanı dışında kaldığından bahsedilemeyeceği, bu bakımdan, davalı idarenin disiplin dosyasının işlemden kaldırılmasına dair kararında davacı üzerine atılı fiillere yönelik değerlendirme yapılmasına hukuki bir engel bulunmadığı; davaya konu “zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması” kararında davacının üzerine atılı fiilin sübuta erip ermediği yönünde tespitlere yer verilerek Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği yolunda ibare konmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; diğer taraftan, bahse konu soruşturma raporu ve ekinde yer alan bilgi ve belgeler göz önüne alındığında, davacıyla ilgili olarak kamuya açık alanlardan olmayan ve tüzel kişileğe haiz bazı dernek, vakıf, şirket ve ibadet yeri adına Teknik Araçla İzleme Kararı alınması suretiyle CMK 140/1. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yolu İle Yapılan İletişim Denetlemesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15, 16 ve 17. maddeleri hükümlerine aykırı olarak talepte bulunulmasına hazırladığı raporlarla sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, davacının üzerine atılı “Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkasına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” fiilinin sübuta erdiği ve bu eyleminin de meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği görülmekle, dava konusu işlemde yer alan bu yöndeki ibarenin gerçek durumla örtüştüğü sonucuna varıldığı; ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış olsa da bu suçun işlendiği hususunun tespiti ile bu durumun karara bağlanmasının yasal açıdan mümkün olması karşısında, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından alınan… günlü, … sayılı kararın uyuşmazlığa konu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, fiil ve ceza tespiti yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzük’ün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’yle düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı; soruşturmanın tüm aşamalarında savunma hakkının, keyfi ve hukuka aykırı olarak ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi Danıştay Beşinci Dairesinin 21/11/2018 günlü, E:2018/2709 sayılı kararıyla kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İstanbul 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.