Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2424 E. 2022/4060 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2424 E.  ,  2022/4060 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2424
Karar No : 2022/4060

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “ırza tasaddi” suçunu işlediği sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 maddesi uyarınca tesis edilen … günlü, … sayılı “meslekten çıkarma” cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararla; fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerektiği belirtilerek, dava dosyası içeriğine göre davacı tarafından işlendiği sabit olan fiile 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de yer verilmediği görüldüğünden, davacının lehine sonuç doğuran bir mevzuat hükmünün yürürlüğe girdiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 34. maddesinde yer alan “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca, davacıya isnat edilen eylemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disipline ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi neticesinde, davacının bahsi geçen fiilinin 125/E-g maddesi uyarınca memuriyetten çıkarmayı gerektirir ağırlık ve derecede bir disiplin suçu oluşturduğunun, bahsi geçen yeni düzenlemede davacı lehine uygulanabilecek bir düzenlemenin olmadığının anlaşıldığı; her ne kadar davacının aynı fiilden dolayı, “reşit olmayanla cinsel ilişki” suç isnadıyla başlatılan ceza yargılaması devam etmekteyse de, soruşturma raporu içeriğine göre fiilin sübuta erdiği sonucuna ulaşıldığı, lehe olan düzenlemenin dikkate alınması gerektiği ilkesi uyarınca Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; özel norm olan disiplin mevzuatından fiil çıkarılmış olduğu halde, Bölge İdare Mahkemesi tarafından genel norm olan 657 sayılı Kanun uygulanarak adil yargılanma ilkesine aykırılığa sebebiyet verildiği; ceza yargılaması sonuçlanmadan davacının suçlanmasının usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; davacının temyiz talebinde ileri sürdüğü hususların hukuken geçerlilik arz etmediği, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sıralanan bozmayı gerektiren hususların hiçbirisini içermediğinden talebin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 2014 yılı Aralık ayında sıhhi izinli olarak gittiği Mersin ili, … ilçesinde, reşit olmayan P. Y. ile cinsel ilişkiye girdiği iddiasıyla P. Y.’nin ailesinin şikayeti üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, davacının “ırza tasaddi” suçunu işlediğinin sabit olduğundan bahisle meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca tesis edilen … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira” fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan “ırza tasaddi” fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer alan “ırza tasaddi” fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/a fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “… ırza tasaddi …” fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re’sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” kuralına yer verilmiştir.
7068 sayılı Kanun’un “Devlet memurluğundan çıkarma” başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, her ne kadar, emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Kanun’da, Tüzüğün 8/6. maddesinde sayılan fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmekte ise de; anılan Kanun’un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği ve dava konusu disiplin cezasının dayanağı olan “ırza tasaddi” fiilinin, 657 sayılı Kanun’un “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 125/1-E/(g) bendinde yer verilen “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde “meslekten çıkarma” cezasını gerektiren “ırza tasaddi” fiilinin karşılığının, 7068 sayılı Kanun’un 9. maddesinin yollaması ile 657 sayılı Kanun’da daha ağır bir ceza olan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına yükseltildiği dikkate alındığında; işbu dava konusu olayda, lehe olan hükmün uygulanması kapsamında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükmü uyarınca işin esasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede, davalı idarece davacıya isnat edilen ırza tasaddi suçunun aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu’nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp kişinin cezalandırılması halinde “ırza tasaddi” suçunun işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan P. Y.’ye yönelik eylemleri hakkında, “ırza tasaddi” suç isnadıyla ceza soruşturması ve kovuşturması ya da adli yargı yerinde açılmış bir dava veya kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı görüldüğünden, davacının “ırza tasaddi” suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.