Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2551 E. 2022/5300 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2551 E.  ,  2022/5300 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2551
Karar No : 2022/5300

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Şube Müdür Yardımcısı” olarak görev yaptığı dönemle ilgili hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 13. maddesi uyarınca “24 ay uzun süreli durdurma” ve aynı Tüzüğün 8/12, 8/27 ve 12. maddeleri gereğince 3 kez “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle, “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılması” yönünde tesis edilen … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının (6), (8), (10) ve (16) no’lu olaylara ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu uyuşmazlıkta, davacının da aralarında bulunduğu kişilerin bir takım usulsüzlükler gerçekleştirdiği yönündeki iddialar üzerine, söz konusu fiillerin davalı idare tarafından idari soruşturmaya konu edildiği, hazırlanan soruşturma raporu doğrultusunda Yüksek Disiplin Kurulunca fiillerin sübuta erdiğinin tespit edildiği ancak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın işlemden kaldırıldığı, idarelerin, isnat edilen fiillerin subuta erip ermediği ve suç teşkil edip etmediği hususlarının ortaya konulmasına yönelik inceleme, araştırma ve soruşturma yapma, belirlenen fiillerin zamanaşımı kapsamında bulunup bulunmadığını belirleme konularında görev, yetki ve sorumluluğun bulunduğu, esasen suçun işlendiği yer, zaman ve deliller ortaya konulmadan zamanaşımının da irdeleme olanağının bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, soruşturma safahatı da irdelenmek suretiyle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; idarenin, disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığının ve gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu dikkate alındığında, davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporundaki tespite yer verilerek yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu disiplin kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na 6638 sayılı Kanunun 33. maddesiyle eklenen Geçici 28. maddesi hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de, fiilin nitelendirmesinin yapılması zorunluluk arzetmekte olup, davacı hakkındaki soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının fiilinin nitelendirilerek, zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle de hukuka aykırılık bulunmadığı açıklamalarına yer verilmek suretiyle, … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Anayasa Mahkemesince, yasal dayanağı iptal edilen Tüzük hükümlerine göre disiplin cezası verilemeyeceği, salt zamanaşımı nedeniyle incelenmeksizin işlemden kaldırması gereken dosyaya ilişkin verilen kararlarda, ceza tayin yoluna gidilmek suretiyle işlemden kaldırılmaların hukuki durumları olumsuz etkileyeceği, zamanaşımının söz konusu olduğu fiillerde işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılamayacağı, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 29/07/2010-01/08/2011 tarihleri arasında “Şube Müdür Yardımcısı” olarak görev yaptığı dönemle ilgili olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülmekte olan … sayılı soruşturma dosyası kapsamında, kamuoyunda “Selam Tevhid Terör Örgütü” olarak bilinen soruşturma dosyasının adli ve idari yönden incelenerek suç tespiti halinde sorumlularının isim ve eylemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ve düzenlenecek raporların gönderilmesinin talep edilmesi üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı işlemler ve adli makamlar nezdinde taleplerine esas teşkil eden konuların mevzuata uygunluğunun incelenmesi, kanun ve yönetmeliklere aykırı davranışlar ile eksik işlemlerin tespiti amacıyla soruşturmaya başlandığı; Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığınca hazırlanan … günlü, … sayılı disiplin soruşturma raporunun (6) no’lu olaya ilişkin kısmında, “Mahkemelerce verilen Teknik Araçlarla İzleme Kararlarının aynı gerekçelerle talep edilmesi ve alınan kararların yerine getirilmemesi”; (8) no’lu olaya ilişkin kısmında, “Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak özel hayatla ilgili olduğu değerlendirilen görüşmeleri İletişim Tespiti Tutanağı (Tape) tanzim etmek suretiyle verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve kullanmak”; (10) no’lu olaya ilişkin kısmında, “Dosyanın tekamülü ve uygun soruşturma tedbirlerinin başlatılabilmesi amacı ile ilgili el koyma ve inceleme kararlarını zamanında almamak”; (16) no’lu olaya ilişkin kısmında ise, “K.Y.’nin 04/03/2011, 06/04/2011 tarihlerindeki ifadelerinin bir kısmında yer alan beyanları söylemediği halde tutanaklara ekleyerek kendisine imzalatmak” fiillerini işleyerek, mevzuatla belirlenen usul ve esaslara aykırı işlem yaptığının belirlendiği, davacının söz konusu (10) no’lu olayda belirtilen eylemi nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 13. maddesi uyarınca “24 ay uzun süreli durdurma”; (8) ve (16) no’lu olaylardaki tutum ve davranışlarıyla ayrı ayrı Tüzüğün 8/12 ve 12.; (6) no’lu olaydaki fiiliyle 8/27. maddesi gereğince 3 kez “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziyesinin öngörüldüğü ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılması” yönünde getirilen teklif doğrultusunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, .. sayılı kararının tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8. maddesinin 12. bendinde, “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek”; 27. bendinde, “İzleme ve gözetleme görevinin gereklerini nedensiz olarak yerine getirmemek” fiilleri, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 12. maddesi, “Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını,dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Yukarıdaki fiiller, Devlet veya kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir.”, 13. maddesi de, “Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, yukarıda metnine yer verilen hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Olayda, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, eylemin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin anlaşılması durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; davacı hakkında yürütülen soruşturmada yer alan her bir olay ayrı ayrı değerlendirilmeden, davacının disiplin cezasını gerektiren fiillerinin sübûta erip ermediği irdelenmeden ve eylemlerin hangi tarihte işlendiği tespit edilmeden, üzerine atılı fiiller nitelenerek yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, bozma kararı üzerine yeniden yapılacak olan hukuki incelemede, fiillerin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat (Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü) ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat (7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun) hükümlerinin farklılık göstermesi durumunda, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan düzenlemenin dikkate alınacağı da açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’a 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.