Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3480 E. , 2022/5557 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3480
Karar No : 2022/5557
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/A-4 maddesi uyarınca “12 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş olup; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 29/06/2017 günlü, E:2016/15502, K:2017/19368 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uymak suretiyle verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının mal varlığında artış olmasına rağmen süresi içerisinde mal bildiriminde bulunmadığı açık ise de, mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen davacıya ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bildirimde bulunacağı merci tarafından ihtarda bulunulmadığı anlaşıldığından; davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/A-4 maddesi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; yapılan soruşturma sonucunda davacının disiplin cezasına konu fiili işlediği sübuta erdiğinden “12 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dışişleri Bakanlığı, Venezüella … Büyükelçiliğinde 01/02/2005 -17/01/2008 tarihleri arasında koruma görevi yapan ve 01/02/2008 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü emrine tekrar atanan,19/03/2008 tarihinde de ücretsiz izin alarak Venezüella’ya giden davacı hakkında, Venezüella’da görev yaptığı yıllarda alıp sattığı 3 otomobil, 1 motosikletin satış bedeli ile tasarruf ettiği meblağın ve alıp sattığı cipin vergi iadesini, yurtdışına ABD doları cinsinden transferine, adıgeçenin mahalli kambiyo mevzuatının sağladığı imkanları istismar etmesi, maddi kazanç elde etme girişimlerinde bulunması, araçlara ikinci kez noterden satış belgesi düzenleyerek sahteciliğe teşebbüs etmesi, Büyükelçilik mührünü izinsiz kullanarak araç satın almak için evrak düzenlemesi nedeniyle Büyükelçi tarafından onay verilmemesi üzerine, görev süresinin bitimine az bir süre kala, ilişiğinin kesilmesinden sonra, ayrıca 19/03/2008 tarihinde 6 ay ücretsiz izin alarak gittiği Venezüella’da Büyükelçilik önünde olay çıkardığı, Büyükelçi hakkında ileri geri konuştuğu, Venezüella’da daha önceden ticari ilişki içerisinde olduğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kişi ve eşi ile tacize varan tartışma yaşaması sonucu bu kişilerin kendisini Büyükelçiliğe şikayet ettikleri, mahalli polise iptal edilmiş diplomatik pasaportu iade etmesi gerektiği halde iade etmediği, diplomatik kimlik kartını göstererek dokunulmazlığı olduğunu söyleyip işlem yapılmasını engellediği, araya üçüncü sahışları koyarak bankadaki parasının transferi için Venezüella … Büyükelçisine Türkiye’den telefon açtırıp baskı kurduğu ve mal bildiriminde bulunmadığı iddialarıyla davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığınca düzenlenen … günlü, … sayılı soruşturma raporu ile davacının son olarak vermiş olduğu 18/02/2005 tarihli mal beyanı incelendiğinde şimdiki mal varlığı ile lehine bir artış olduğunun gözlendiği, adıgeçenin 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 6/d maddesi ile Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkındaki Yönetmelik’in 6/ı ve 10. maddelerine göre belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmadığı anlaşıldığından, bu eylemleri yönünden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/A-4 maddesi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği, İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile de raporda getirilen teklif doğrultusunda, davacının “Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek” fiilini işlediğinden bahisle 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Mal bildirimi” başlıklı 14. maddesinde “Devlet memurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildirimi verirler.” düzenlemesi yer almıştır.
657 sayılı Kanun’un 14. maddesinde bahsi geçen ve emniyet teşkilatı mensupları açısından da uygulanması gereken özel kanun ise, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’dur.
3628 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, bu kanun kapsamına giren görevlilerin, eşlerine ve velayeti altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile her biri ayrı olmak üzere para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynaklarının, borçları ve sebeplerinin mal bildiriminin konusunu teşkil edeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/A-4 maddesinde, “Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek” fiili, 12 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Öncelikle; dava konusu işlem, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/A-4 maddesinde yer alan, “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek” fiilleri nedeniyle tesis edilmiş olup, temyize konu kararda ise mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen davacının, mal bildiriminde bulunması için davalı idarece 3628 sayılı Kanun’un 6 ve 10. maddesi hükümleri uyarınca ihtar edilmesi, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde disiplin cezası ile tecziye edilmesi gerektiğinden bahisle hüküm kurulduğu göz önüne alındığında, dava konusu disiplin suçunun manevi unsurunun ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.
Mal bildiriminde bulunmayı sağlayarak rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele etmek amacıyla yürürlüğe konulan 3628 sayılı Kanun’da, mal bildiriminde bulunacaklar, bildirimlerin konusu, zamanı, birden fazla mal bildiriminde bulunulması, bildirimin yenilenmesi, bildirimin verileceği merciler ve bildirimlerin gizliliğine ilişkin hususlara yer verilerek, mal bildirimine ilişkin esaslar belirlenmiş ise de, belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunulmaması hali için herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir.
Anılan Kanun’da; gerçeğe aykırı bildirimde bulunma ve haksız mal edinme gibi, suçun manevi unsurları dikkate alınarak, hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüş; ayrıca, Kanun’la belirlenen sürelerde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimde bulunması için ihtar edilmesine rağmen mal bildirimde bulunulmaması halinde de hapis cezası verileceği öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere; 3628 sayılı Kanun’da “suç” olarak kabul edilen eylemlerle (gerçeğe aykırı bildirimde bulunma, haksız mal edinme ve ihtara rağmen bildirimde bulunmama), Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/A-4 maddesinde disipline aykırı davranış kabul edilen, “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek” amaçları ve nitelikleri itibarıyla birbirinden tamamen farklı eylemlerdir.
Bu itibarla, 3628 sayılı Kanun’da düzenlenen ve suç sayılan eylemlere ilişkin manevi unsurların, uyuşmazlık konusu “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek” eylemleri için de aranmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, davacının fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, ihtar yapılmadan davacının 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.