Danıştay Kararı 2. Daire 2021/3759 E. 2022/5098 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/3759 E.  ,  2022/5098 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3759
Karar No : 2022/5098

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yard. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, bu cezanın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesi uyarınca brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin 23/03/2015 tarih ve 2015/61 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının … isimli kişiye yönelik kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı ilk kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 83. maddesinde, “Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır.” hükmünün Anayasa Mahkemesince 13/01/2016 günlü E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararla, iptal edildiği ve bu hükmün, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe gireceği, ancak Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının; yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, bu durumun, yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağı, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, bu halde; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 83. maddesinin 1. cümlesinin, iptal edilmiş olması karşısında, dava konusu işlemin de yasal dayanağı kalmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesinin 09/04/2019 günlü, E:2016/30311, K:2019/2594 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması ve dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. cümlesinin yürürlükte olduğu bu halde; İdare Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın; disiplin cezası verilmesini gerektiren fiilin düzenlendiği Tüzük hükümleri ile 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümlerinin “lehe olan normun uygulanması ilkesi” çerçevesinde değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Anılan bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacı hakkında resmi belgede sahtecilik, iftira, kişisel verilerin kayıt edilmesi, haberleşmenin gizliliğinin ihlali, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçlarından yapılan yargılama neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu” yönünden suçun manevi unsuru olan kasıt unsurunun bulunmadığı, “haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu” yönünden ise, davacının bu suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olması dikkate alındığında, idari nitelikteki disiplin cezaları için de geçerli olan cezayı gerektiren suçun tüm unsurlarıyla birlikte tamam olması halinde failin cezalandırılacağı yolundaki ceza hukuku ilkesi karşısında, davacının “…” isimli kişinin telefon hattını dinleme kastı ile hâkim kararına esas olmak üzere gerçek dışı rapor/bilgi notu hazırlamak suretiyle makul sebepler bulunmaksızın adı geçen kişinin iletişimine müdahale edilmesine sebebiyet verdiği iddiasının davacı bakımından sübut bulmadığı, bu haliyle davacıya isnat edilen fiiler esas alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının, gerçek dışı rapor/bilgi notu hazırlamak suretiyle, makul sebepler bulunmadan …’ nin iletişimine müdahale edilmesine sebebiyet verdiği, yapılan dinlemenin 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyat Kanununun Ek-7. maddesi birinci fıkrasında belirtilen amaca yönelik olmadığı, haberleşme hürriyeti ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği, davacının bu eylemi ile “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” suçunu işlediği, idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.