Danıştay Kararı 2. Daire 2021/4563 E. 2022/4554 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/4563 E.  ,  2022/4554 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4563
Karar No : 2022/4554

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacılar tarafından, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, …Caddesi, … ada, … sayılı parselde bulunan 310 m² yüzölçümlü taşınmazın 155 m²’lik kısmının konut ve bahçe yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 01/12/2010-30/11/2015 tarihleri arası dönem için 780.000,00-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, uyuşmazlığa konu taşınmaz hakkında taraflar arasında ihtilaf olduğu, davacılar tarafından tapu iptali ve tescil için … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemenin … günlü, K:… sayılı kararı ile davalı belediye adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına veraset belgelerindeki oranlar dahilinde tesciline karar verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin düzenlendiği tarihten önce açılan iptal ve tescil davasına konu olan taşınmazın mülkiyeti mahkeme kararıyla davacılar adına tescil edildiği, bu aşamada fuzuli şagil olarak nitelendirilebilmesine olanak bulunmadığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen kararın temyiz edilmiş olup henüz kesinleşmediği, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararının alınmasına ve kesinleşmesine dair hukuki süreçte herhangi bir usulsüzlük olmadığı, söz konusu taşınmazın kendileri adına tescil edildiği, diğer parseller için verilmiş olan yargı kararlarının dava konusu taşınmaz için verilen yargı kararını ortadan kaldırmayacağının açık olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırılık teşkil etmediği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacılar tarafından; davalı idarenin tüm savunmalarının … no’lu parselde kayıtlı taşınmaza yönelik yapıldığı, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin … sayılı parsel için düzenlendiği, kendilerinin … no’lu parselde hiçbir şekilde ikamet etmedikleri, … sayılı parselde mirasçı sıfatıyla mülkiyet haklarının olduğu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, … sayılı parselin, davalı belediye adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına veraset belgelerindeki oranlar dahilinde tesciline karar verildiği, kamulaştırma işleminin hukuken mevcut olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca, davacıların temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … ada, … sayılı parselde bulunan 310 m² yüzölçümlü taşınmazın 155 m²’lik kısmının konut ve bahçe yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 01/12/2010-30/11/2015 tarihleri arası dönem için 780.000,00-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, her ne kadar … parsel sayılı taşınmazın fuzulen işgalinden dolayı davaya konu ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmiş ise de, ilk derece mahkemesinin 29/03/2017 günlü ara kararına davalı idarece verilen 25/04/2017 günlü cevabi yazıda; dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen … sayılı parselin sehven yazıldığı, taşınmazın bulunduğu parsel numarasının tespit raporunda belirtildiği gibi … sayılı parsel olduğu ve parsel numarasında da herhangi bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 1. fıkrasında; “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun’un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 85. maddesinin 2. fıkrasında; “Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet Hakkının İçeriği” başlıklı 683. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile aynı Kanun’un “Tescil” başlıklı 705. maddesinde, “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlıkta, dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın, 1/3’er payla davacılar mirasbırakanları …, … ve … (…) adlarına kayıtlı iken İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararıyla kamulaştırıldığı, davacılar mirasbırakanlarının anılan kamulaştırma işleminin iptali istemi ile açtıkları dava sonucunda … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/1988 günlü, E:1987/1049, K:1988/906 sayılı kararı ile ”… taşınmazın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olmaktan çıktığı…” gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyası ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmediği ve kamulaştırma işleminin 01/03/1990 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, kamulaştırma kararına dayanılarak dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın 10/03/2009 tarihinde … Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, davacıların 21/03/2014 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesi E:… sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açtıkları, söz konusu davada, Yargıtay … Hukuk Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen anılan mahkemenin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; ” … İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alınan … ada … ve …parsel malikleri tarafından kamulaştırma işleminin iptali istemi ile açılan davalar kabul edilmiş ise de, verilen karar ile İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin 31/12/1985 tarihli kararı iptal edilmemiş, yalnızca … ve … nolu parsellerin kamulaştırma işleminin iptal edildiği, her ne kadar davacı yan, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin 31/12/1985 tarihli kararı ile kamulaştırma kararı alınan idari işlemin, diğer parsel malikleri tarafından kamulaştırma işleminin iptali istemi ile açılan dava sonucunda iptal edilmesi hususunun huzurdaki davada da bağlayıcı olacağını ve mahkemelerinin ilk kararında direnilmesi gerektiğini beyan ve iddia etmiş ise de, iptal edilen idari işlemin anılan parsellere özgü sebeplerle iptal edildiği ve bu iptal kararının dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın sicil dayanağını yok hükmünde bırakamayacağı … ” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacıların temyiz istemi üzerine bu kararın, Yargıtay … Hukuk Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, dolayısıyla dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin, adli yargıda açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının mülkiyetine geçtiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; … sayılı parsele ilişkin kamulaştırma kararının iptal edilmediği, bu karar ile mülkiyetin tescilden önce davalı belediyece kazanıldığı, davacılar tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda ”davanın reddine” karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, dolayısıyla taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının mülkiyetinde olduğu anlaşılmakla, Bölge İdare Mahkemesince bu durum dikkate alınmak suretiyle, bir başka ifadeyle mülkiyet durumunun kesinleşmesi üzerine yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.