Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/4806 E. , 2022/5981 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4806
Karar No : 2022/5981
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Turizm Ticaret Sanayi İnşaat ve Enerji Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; … ili, … ilçesi, … Mahallesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 4.172,06 m²’lik alanın, davacı tarafından izinsiz kullanımından dolayı tespit edilen 2.265.013,77-TL tutarındaki ecrimisil bedelinin 6704 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle ertelenerek üç yılda üç eşit taksitte ödenmesi gerektiğinin bildirimine yönelik Muğla İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemi ile söz konusu ecrimisil bedelinin tespit ve takdirine ilişkin … günlü, … sayılı Ecrimisil Komisyonu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; işbu dava konusu ecrimisil bedeli hakkında, ilgili mevzuatta yer alan düzenlemeler gereğince, erteleme süresinin sona ermesine en fazla bir ay kala ertelenen ecrimisillerin tamamı için tek ecrimisil ihbarnamesi düzenleneceği, buna karşı idareye itiraz edilebileceği, itiraz üzerine ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenleneceği ve ancak bundan sonra idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli idari işlemin ortaya çıkacağı sonucuna varıldığı, bu durumda; henüz idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir idari işlem olan ecrimisil ihbarnamesi (-buna itiraz edilirse- ecrimisil düzeltme ihbarnamesi) tanzim edilmediğinden, ilgili mevzuatı çerçevesinde 2016 yılı için tespit ve takdir olunan ecrimisil borcunun ertelendiğinin bildirimine yönelik işlem ile bunun dayanağı Komisyon kararının iptalinin istendiği işbu davanın bu aşamada esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun’un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın esası incelenmeksizin reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… K:… sayılı temyize konu kararla; Uyuşmazlık konusu, davacının ecrimisil borcunun 4706 sayılı Kanun’un geçici 19. maddesi uyarınca bir yıl ertelenmesi ve üç yıl üç eşit taksitte ödenmesinin istenilmesine ilişkin 08/12/2016 günlü, 14597 sayılı işleminin, iptal davasına konu edilebilir işlem niteliğinde olup olmadığı yönünden yapılan incelemede; olayda; dava konusu işlemin davacının ecrimisil borcuna ilişkin olmakla birlikte “ecrimisil ihbarnamesi” olmadığı, işlemin özel ve geçici nitelikte bir yasa kuralına dayanılarak davacının bu yasanın olanaklarından yararlandırılması bakımından hukuksal etki ve sonuçlar doğuran, belli bir döneme ve işgale yönelik olarak hesaplanmış ecrimisil borcunun idarece resen ertelendiği ve taksitlerinin vadesinin belirlendiği, etkili ve kesin nitelikte bir işlem olduğu, davacının bu işleme uygun davranmamasının da hukuksal sonuçları bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda; davalı idarenin 4706 sayılı Kanun’un geçici 19. maddesi uyarınca tesis ederek davacıya gereği için tebliğ ettiği işlemin hukuksal olarak kesin, etkili ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir işlem olduğunun kabulü gerektiğinden; başvuruya konu kararının bu işleme yönelik kısmının gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, ancak; anılan işleme yönelik olarak 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinde yer verilerek sıralanan kabul koşulları bakımından “sırasıyla” yapılan incelemede davanın süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği, her ne kadar 08/12/2016 günlü dava konusu işlem davacıya acele posta yoluyla tebliğ edilmiş ve alındısı üzerinde tebliğe ilişkin tarihe yer verilmemiş olsa da davacının en geç bu işleme ilk itiraz dilekçesini verdiği 26/12/2016 tarihinde işlemi tüm unsurları ile öğrendiğinin kabulü gerektiğinden; 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca öğrenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde açılması gerekirken; bu süreyi durdurması ve/veya kesmesi olanağı olmayan mükerrer başvuruları sonrasında 06/10/2017 tarihinde açılan davanın 08/12/2016 tarihli işleme yönelik kısmının süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği,
Uyuşmazlığın, dava konusu kıymet takdir komisyonu kararına ilişkin kısmının incelenmesinden; her ne kadar etkili ve kesin nitelikteki bir işlemle birlikte ve bu işlemin dayanağı işlem olarak dava konusu edilmiş olması ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi durumunda dava konusu edilebilir işlemle birlikte davanın bu kısmının da esasının incelenmesi gerekmekle birlikte; dayanağı olduğu kesin ve etkili nitelikteki işlem yönünden davanın süreaşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı görüldüğünden; aynı zamanda 08/12/2016 tarihli işlemden ayrılabilir nitelikte bir işlem olan takdir komisyonu kararının; bu aşamada “hazırlık niteliğinde bir işlem” olarak tek başına iptal davasına konu edilebilir nitelikte olmadığının kabulü gerektiğinden; başvuruya konu kararın bu kısmında da sonucu itibarıyla usul kuralları yönünden isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; ecrimisil istenilmesine ilişkin işleme yaptıkları itirazlarının idarece reddedildiği, davanın esasının incelenmesi gerektiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI :Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.