Danıştay Kararı 2. Daire 2021/4863 E. 2022/4255 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/4863 E.  ,  2022/4255 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4863
Karar No : 2022/4255

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Turizm Otelcilik Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Bursa ili, Mudanya ilçesi, … Mahallesi … ada … parselde bulunan lokantanın, 3194 sayılı Kanun’un 32.maddesi gereğince yıkılmasına ve 42.maddesi gereğince idari para cezası verilmesine ilişkin Mudanya Belediyesinin … günlü, … sayılı encümen kararına istinaden, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ve belediyeye iadesine dair 06/09/2017 günlü, 26982 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu lokantanın 3194 sayılı Kanun’un 32.maddesi gereğince yıkılması ve 42.madde gereğince idari para cezası verilmesine ilişkin Mudanya Belediyesinin … günlü, … sayılı encümen kararı ile 11/08/2017 günlü, …sayılı yapı tatil zaptının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerince yapı tatil zaptı ile yıkım kararı açısından davanın reddine karar verildiği, yapının belediye ekiplerince 18/12/2017 tarinde yıkıldığı; bu durumda; Mahkemelerinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile taşınmazın fiilen 18/12/2017 tarihinde yıkılmış olması gözönünde bulundurulduğunda davanın dayanağının kalmadığı, başka bir ifadeyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunması nedeniyle, yargılama giderine ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı tarafından balık lokantası olarak kullanılan yapının ruhsatsız olması, ruhsata bağlanmasının hukuken mümkün olmaması karşısında işyeri ruhsatının iptal edilmesi işleminin hukuka uygun olduğu; dolayısıyla davalı idare tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağı olan encümen kararına karşı açılan davada; yıkım kararı açısından davanın reddine karar verildiği; dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağı olan encümen kararının hukuka uygunluğunun yargı kararı ile tespit edildiği ve dava konusu işlemin de anılan encümen kararına istinaden tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığına karar verilen davada; dayanak encümen kararı hukuka uygun bulunduğundan, kararda yapının ruhsatsız olduğu ve ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı açıkça belirtildiğinden, anılan yargı kararındaki tespitler çerçevesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiği göz önüne alındığında, davalı idarenin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına, “istinaf isteminin reddi” ibaresinden sonra gelmek üzere, “İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin kısmının, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil etmektedir.
Bu sebeple, Bölge İdare Mahkemesi kararının, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin reddine dair kısmının, Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.