Danıştay Kararı 2. Daire 2021/4873 E. 2022/3548 K. 09.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/4873 E.  ,  2022/3548 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4873
Karar No : 2022/3548

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, … Mahallesi, … Caddesi, … Apartmanı, No:… numaralı binanın … numaralı dairesinde diş muayenehanesi açılmasına yönelik verilen ruhsatın iptali istemiyle yapılan başvurunun cevabına yönelik … günlü, … sayılı … Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından iptali talep edilen … günlü, … sayılı işlemin, davacının başvurusunun kabulüne ya da reddine yönelik bir işlem olmadığı, davacının başvurusunun gereğinin yapılması hususunda İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiğine ilişkin bildirim işlemi mahiyetinde olduğu, dolayısıyla, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmadığı, ancak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlemin dayanağını oluşturması halinde yargısal denetime tabi olacağı dikkate alındığında, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; İYUK 10/2. maddesinde “Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir.” hükmünün yer aldığı, davalı idareden ruhsat iptali talebinde bulunulduğu, ancak bu talebe ilişkin kesin bir cevap verilmediği, dilekçenin gereğinin yapılmak üzere İlçe Sağlık Müdürlüğüne gönderildiğinin belirtildiği; bu nedenle İYUK 10/2 maddesi gereğince isteklerinin reddedilmiş gibi değerlendirilmesi ve dosyanın esastan incelemesi yapılarak neticede davanın kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, … Mahallesi, … Caddesi, … Apartmanı, No:… numaralı binanın … numaralı dairesinde diş muayenehanesi açılmasına yönelik verilen ruhsatın iptali istemiyle yapılan başvurunun cevabına yönelik … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” kuralı, aynı Kanun’un 10. maddesinde ise; “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler; Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” kuralı yer almaktadır.
20/01/1982 günlü, 17580 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re’sen yapılacağı kurala bağlanmıştır.
04/02/2011 günlü, 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu; 61. maddesinin 1. fıkrasında, taraflardan birinin, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği; 65. maddesinin 1. fıkrasında, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği, 2. fıkrasında, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütüleceği ve karara bağlanacağı; 66. maddesinde ise üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlığın, İstanbul ili, … Mahallesinde bulunan bir apartmanın, 5 numaralı daire maliki olan davacılar tarafından; aynı taşınmazın 2 numaralı dairesinde, usule aykırı olarak diş muayenehanesi açılmasına ilişkin ruhsat verildiğinden bahisle, bu ruhsatın iptal edilmesi istemi ile (14/01/2018 ve 22/01/2018 tarihlerinde) başvuruda bulunulduğu, bu başvurulara verilen cevaba yönelik işlemden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen yasal hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ruhsatın iptali yolundaki istemin 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında bir başvuru olduğu ve bu başvuru üzerine tesis edilen işleme karşı anılan maddede öngörülen süreler içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca, idarece verilen cevap kesin olmaması halinde ilgililerin idarenin bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği açıktır. 2577 sayılı Kanunun 10.maddesinde belirtilen altmış günlük başvuruya cevap süresinin dava açma hakkını sınırlamaya değil aksine kamu hizmetini yürütmekle görevli idareleri belirli bir süre içerisinde cevap verme yükümü altında bırakmaya yönelik bir süre olduğu, bu itibarla davalı idarece dava açma süresi içerisinde verilen “kesin olmayan” cevabın da davacı açısından, anılan 10.maddedeki “cevabı istemin reddi sayarak dava açabilme” ya da “kesin cevabı” bekleme hususunda seçimlik hakkı tanıyacağı açıktır.
Bu durumda, diş muayenehanesi açılmasına yönelik verilen ruhsatın iptali istemiyle 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuruya davalı idare tarafından verilen “davacı tarafından, ruhsatın iptal edilmesi istemi ile yapmış olduğu başvuruya karşı gereğinin yapılması için dilekçenin İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne gönderildiğinin” bildirilmesine yönelik 12/02/2018 günlü işlemin iptali isteğiyle açılan davanın, yukarıda yer alan yasa hükmü uyarınca esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddedilmesine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan; temyizen incelenmekte olan davada, davacı tarafından, dava dışı … adına düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptalinin istenildiği gözönünde bulundurulduğunda, yapılan yargılama sonucunda verilecek kararın, adı geçenin hak ve menfaatini doğrudan etkileyeceği açık olduğundan; İdare Mahkemesince, davanın iptali istenilen ruhsat sahibine ihbar edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACILARIN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.