Danıştay Kararı 2. Daire 2021/5146 E. 2021/2323 K. 28.06.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/5146 E.  ,  2021/2323 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5146
Karar No : 2021/2323

KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
DAVACI : … Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. … – Av. …
DAVALI : … Kaymakamlığı(… Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; Adana İli, Ceyhan İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 354.505,09 m2’lik kısmını 22/09/2011-29/10/2014 arası dönem için işgal ettiğinden bahisle düzenlenen … tarih ve … sayılı, 12.516.943,60 TL tutarındaki ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu işlemin 10.833.772,86 TL’lik kısmının iptaline, davanın 1.683.170,74 TL’lik kısmının reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; davalı idarenin, dava konusu taşınmazda 2003 yılında yapılan imar uygulaması sonrası hissedar olduğu, öncesinde hissesi bulunmadığı, petrol işletmelerinin sahalarının tamamının özel güvenli bölgesi olarak ilan edildiği ve bu alanlardan ecrimisil istenemeyeceği, daha önce tahakkuk ettirilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali için açılan davada ecrimisil ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, belirlenen ecrimisil bedelinin fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacının işgalinin sabit olduğu ve belirlenen ecrimisil bedelinin de mevzuata uygun olarak takdir edildiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN CEVABI :
Davacı tarafından; dava konusu taşınmazın özel güvenli bölgesi olarak ilan edilen alanlardan olduğu işgalin bulunmadığı, ve davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Davalı İdarenin Cevabı : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2886 sayılı Devlet İhale Yasasının ‘Ecrimisil ve tahliye’ başlıklı 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Yasanın 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı 3 kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru 5 yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin istenebileceği; ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı ve işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Yasası’nın 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 84. maddesinin 1. fıkrasında “Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir.Taşınmazların tespitleri yılda en az 1 defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi 5 yıldan fazla olamaz. Bu tespitlerin yapılması konusunda illerde defterdarlar, ilçelerde ise mal müdürleri veya varsa milli emlak müdürleri gerekli tedbirleri alırlar. Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır.” kuralı yer almış, aynı yönetmeliğin 85. maddesininde de “Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren 15 gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru 5 yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.Taşınmazın mahallinde düzenlenecek Taşınmaz Tespit Tutanağında; işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunun 1. maddesinde, bu Yasanın amacının, yurt savunması veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan veya kısmen dahi tahripleri veya devamlı olarak ya da geçici bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek; diğer askeri tesis ve bölgeler ile kamu veya özel kuruluşlara ait her türlü yer ve tesislerin etrafında güvenlik bölgelerinin, kurulması, kaldırılması ve gerektiğinde genişletilmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesi olduğu belirtilmiş, 3. maddesinde, kamu ve özel kuruluşların çevresindeki özel güvenlik bölgelerinin, Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca kurulabileceği veya kaldırılabiliceği ifade edilmiş; 4.maddesinde, askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ve askeri güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı kararına ekli uygun ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde bu bölgelerin sınırlarının da belirtileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 30/4/1983 gün ve 18033 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin 23.maddesinin 1.fıkrasında, kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerinin çevresinin, askeri güvenlik bölgelerinde yetkili komutanlıkça, özel güvenlik bölgelerinde yetkili makam tarafından arazide tel ve duvar gibi engellerle çevrileceği belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasının (B) bendinde ise; “Bu bölgelerdeki kamulaştırma yapılmayan taşınmaz malların tapu kaydına, taşınmazın güvenlik bölgesi içinde olduğu işletilir ve taşınmaz mal sahiplerine gerekli tebligat yapılır. Varsa imar planlarında güvenlik bölgeleri belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
20.08.2011 gün ve 28031 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 336 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği’nin ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi başlıklı 5. maddesinin 8. fıkrasında “Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaş/paydaşların kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil istenmez. Hazinenin paydaş olduğu taşınmazlarda, taşınmazın üçüncü kişilerce kullanılması halinde, Hazinenin payı oranında ecrimisil takibatı yapılır. Ancak, evveliyatında kişiler adına kayıtlı iken, imar uygulaması nedeniyle Hazinenin sonradan paydaş olduğu taşınmazların üzerinde yapı bulunması halinde, yapının bulunduğu alan paydaş/paydaşların paylarına isabet eden yüzölçümden daha fazla olsa dahi ecrimisil takibatı yapılmaz, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardaki Hazine payları, koşulları mevcut ise öncelikle 29/6/2001 günlü ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre paydaşına/paydaşlarına doğrudan veya genel hükümlere göre satılır ya da bu taşınmazlar hakkında 22/11/2001 günlü ve 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının hükümlerine göre işlem yapılır.” hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın içinde bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu konusu taşınmaza ilişkin olarak sunulan tapu kaydı incelenmesinden; dava konusu parselin … gün ve … yevmiye sayısı ile ceyhan belediyesi adına istimlak edildiği, bu tarihten sonra farklı tarihlerde BOTAŞ lehine irtifak hakkı kurulduğu, taşınmazın üzerinde davacıya ait tesislerin bulunduğu ve 21/05/2003 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde, 382.403,10 m² yüzölçümlü taşınmazın 354.505,09 m2’lik kısmının Maliye Hazinesi adına, taşınmazın diğer kısımlarının ise gerçek kişiler adına tescil edildiği, anılan taşınmazda, 2565 sayılı Yasa kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla davacı BOTAŞ ilişkin olarak özel güvenlik bölgesi oluşturulduğu ve tapunun beyanlar hanesine taşınmazın tamamına yönelik … gün ve … yevmiye numaralı özel güvenlik bölgesi şerhinin düşüldüğü ve taşınmazın Maliye Hazinesi hissesine düşen kısmında … gün ve … yevmiye numaralı intifa hakkı kurulduğu, ecrimisile konu alanın özel güvenlik bölgesi ilan edilen Maliye Hazinesi hissesi içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri karşısında; 2565 sayılı Yasada belirtilen hallerde özel güvenlik bölgelerinin Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulabileceği veya kaldırılabileceği tartışmasız olup; söz konusu taşınmazın tel örgü ile çevrilmesi, anılan Yasaya dayanılarak çıkarılan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin gereğidir. Bu itibarla, ecrimisile konu alanın stratejik önemi nedeniyle güvenliğinin sağlanması amacıyla ilan edilen özel güvenlik bölgesinin sınırları içerisinde kalması ve işlem tarihinde söz konusu özel güvenlik bölgesine ilişkin kararın kaldırıldığı veya iptal edildiği yolunda bir düzenleme de bulunmaması karşısında, söz konusu alandan ecrimisil alınmasına olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın; Mahkeme kararının iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında karar verilmek üzere, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 28/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Adana İli, Ceyhan İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 354.505,09 m2’lik kısmını 22/09/2011-29/10/2014 arası dönem için işgal ettiğinden bahisle düzenlenen … tarih ve … sayılı, 12.516.943,60 TL tutarındaki ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin 10.833.772,86 TL’lik kısmının iptali, davanın 1.683.170,74 TL’lik kısmının reddi yolunda verilen kararın taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine, bu kararın taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
1- Maddi olayın incelenmesi; dosyada bulunan bilgi ve belger ile sunulan tapu kayıtlarının incelenmesinden; dava konusu parselin … gün ve … yevmiye sayısı ile Ceyhan Belediyesi adına istimlak edildiği, bu tarihten sonra farklı tarihlerde BOTAŞ lehine irtifak hakkı kurulduğu, taşınmazın üzerinde davacıya ait tesislerin bulunduğu ve 21/05/2003 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde, 382.403,10 m² yüzölçümlü taşınmazın 354.505,09 m2’lik kısmının Maliye Hazinesi adına, taşınmazın diğer kısımlarının ise gerçek kişiler adına tescil edildiği, anılan taşınmazda, 2565 sayılı Yasa kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla davacı BOTAŞ ilişkin olarak özel güvenlik bölgesi oluşturulduğu ve tapunun beyanlar hanesine taşınmazın tamamına yönelik 30/01/2004 gün ve 585 yevmiye numaralı özel güvenlik bölgesi şerhinin düşüldüğü ve taşınmazın Maliye Hazinesi hissesine düşen kısmında … gün ve … yevmiye numaralı intifa hakkı kurulduğu, ecrimisile konu alanın Maliye Hazinesi hissesi içinde kaldığı ve ecrimisil istenen dönemde irtifak hakkının olmadığı anlaşılmaktadır.
2- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ecrimisil mevzuatının incelenmesi;
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde, “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden,… tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin
(d) bendinde” Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın (Mülga ibare:RG-10/4/2011-27901) (…) İdarece talep edilen tazminatı,”
e) bendinde” Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri,” ifade eder düzenlemesi yapılmıştır.
Alıntılanan düzenlemelere göre; yetkili İdarenin, uyuşmazlığa özgü olarak ise Hazinenin izni dışında, her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişilerin fuzuli şagil olduğu, Hazinenin izni dışında, Hazine taşınmazının “tasarruf edilmesi” sonucunda ecrimisil adı altında tazminat talep edebileceği, görülmektedir.
3-Özel güvenlik bölgesinde kalan taşınmazların hukuki statüsünün ve ecrimsil istenilmesi yönünden incelenmesi;
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanun’un 19. maddesinde;”Güvenlik Bölgeleri; özel güvenlik bölgeleri ve askeri güvenlik bölgeleri olmak üzere ikiye ayrılır. ” ;
21. maddesinde;” Özel güvenlik bölgeleri, yurt savunmasına veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan ve kısmen dahi tahripleri veya geçici bir zaman için faaliyetten alıkonmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek kamu veya özel kuruluşlara ait; demir çelik fabrikaları, rafineriler, petrol, doğalgaz ve içme suyu boru hatları ile arıtma tesisleri, bu boru hatları üzerinde kurulu sabit tesisler ile sıvılaştırılmış doğalgaz tesisleri ve depoları, petrol kuyuları, büyük pompa istasyonları, … gibi hayati önemi haiz tesisler… veya kuruluşların sınırı üzerinden geçen noktaların birleştirilmesi ile kurulacak alanlar” olduğu belirtilip, maddenin devamında;
“Güvenlik bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindeki gerçek ve tüzelkişilere ait mallar kamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 – 3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dış sınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadar olan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren her türlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerinin açılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır, özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askeri güvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri ve hassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülki amirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 – 4188/1 md.) Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine ve güvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradaki tesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerinde yetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara ait tesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiği kişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgelerin güvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş ve kamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanma esasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.”
17/1/1983 tarihli ve 83/5949 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 30/4/1983 tarihli ve 18033 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği’nin 23. maddesi şöyledir:
“1) Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerinin çevresi, askeri güvenlik bölgelerinde yetkili komutanlıkça, özel güvenlik bölgelerinde yetkili makam tarafından arazide tel ve duvar gibi engellerle çevrilir.

2) Kamulaştırma yapılmayan güvenlik bölgelerinin çevresi:
A – Arazide işaretlenmez,
B – Bu bölgelerdeki kamulaştırma yapılmayan taşınmaz malların tapu kaydına, taşınmazın güvenlik bölgesi içinde olduğu işletilir ve taşınmaz mal sahiplerine gerekli tebligat yapılır. Varsa imar planlarında güvenlik bölgeleri belirtilir.”
27. Anılan Yönetmelik’in 24. maddesi şöyledir:
“Bu bölgeler içinde kalan ve kamulaştırılmayan malların maliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarının bölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek ve sanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlar dışındaki Türk Vatandaşlarının bölgede oturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icra etmeleri;

B – Özel Güvenlik Bölgelerinde; bölgeye girip çıkma müsaadesi vermeye yetkili makamın isteği üzerine, bu özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin kararnameyi çıkaran makamın, Teklifi ile alınacak Bakanlar Kurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.

… Özel güvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancı ülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındaki yabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz…
2) Bu mallar üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar 9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir. Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendinde sözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içinde yetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içinde kalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar, yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.” düzenlemeleri yapılmıştır.
2565 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde güvenlik bölgesi içindeki gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmazların kamulaştırılabileceği hükme bağlanmış, aynı fıkranın (c) bendinde ise kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine, buradaki tesislerde görevli olanlarla, yetkili idarenin izin verdiği kişilerden başkasının giremeyeceği ve oturamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan kanun hükümleri ve yönetmelik düzenlemelerine göre özel güvenlik bölgesi içinde olan taşınmazlara kamulaştırılmadıkça (somut olayda olduğu gibi etrafına tel örgü çekilerek) kamu kurum ve kuruluşlarınca el atılması mümkün bulunmamaktadır. Bu taşınmazların kanun ile öngörülen belirli kısıtlamalar dahilinde fiilen veya hukuken kullanılması ve tasarruf edilmesi önünde herhangi bir kanuni engelin mevcut olmadığı, kamulaştırma yapılmadan ve tazminat ödenmeden güvenlik bölgesi içindeki taşınmazlar yönünden maliklerin, mülkiyet haklarının tanıdığı yetkileri kullanmalarının belirli bir süreyle bile olsa tamamıyla engellenmesinin kanuni bir dayanağının da bulunmadığı görülmektedir.
4 -Davacı BOTAŞ adına özel güvenlik bölgesi oluşturulan alanların bedelsiz kullanımında, üstün kamu yararı olup olmadığının incelenmesi;
1974 yılında kurulan BOTAŞ-“Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi”, 233 Sayılı “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye” tabi, sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür. Faliyet alanının özelliği gereği,16/12/2016 tarihli ve 9463 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Ceyhan Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğünün çevresinde özel güvenlik bölgesi kurulmuştur.
Söz konusu taşınmaz davalı Ceyhan Belediyesi adına 1982 yılında istimlak edilmişken, taşınmazın hisseli hale geldiği 21/05/2003 tarihinden önce davacı BOTAŞ’ın bu taşınmazın sahibi bulunmadığı, bir başka anlatımla, BOTAŞ’ın tesislerinin bulunduğu taşınmazın kendisine ait olmadığı, görülmektedir. Dava konusu taşınmazın Hazine hissesine ilişkin kısmı yönünden imar uygulamasından önce farklı tarihlerde irftifak hakkı tesis edilmiş olup imar uygulamasından sonra ise Maliye Hazinesine düşen kısım yönünden davacı lehine … gün ve … yevmiye numaralı intifa hakkının dava konusu ecrimisil istenen 22/09/2011-29/10/2014 arası dönemden sonra kurulduğu görülmektedir.
Bu kapsamda, davacı BOTAŞ’ın sermayesinin tamamı Devlere ait ise de ticari esaslara göre faaliyet gösterdiği, Hazine taşınmazlarının bedelsiz kullanımını haklı gösterebilecek; davacının faaliyet alanına ilişkin külfetin davalı idareye yüklenmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; özel güvenlik bölgesinde bulunan Hazineye ait taşınmaz üzerinde yetkili idare olan Hazinenin izni olmaksızın tasarrufta bulunulması halinde ecrimisil ödenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 15/01/2014 tarihli Başvuru No:2014/612 sayılı bireysel başvuru kararında; tel örgü ile çevrilerek kışlaya dahil edilen söz konusu taşınmazın kamulaştırılması için yapılan talep Jandarma Genel Komutanlığının 04/12/2004 tarihli yazısı ile uygun görülmediği, taşınmazın tapu kaydına askerî güvenlik bölgesi içinde olduğuna dair şerh konularak bu taşınmazın etrafına tel örgü çekilmesi suretiyle taşınmazın fiili kullanımının kısıtlandığı, 2565 sayılı Kanun’un 21. maddesi karşısında, kamulaştırma yapılmadan ve tazminat ödenmeden askerî güvenlik bölgesi içindeki taşınmazlar yönünden maliklerin, mülkiyet haklarının tanıdığı yetkileri kullanmalarının belirli bir süreyle bile olsa tamamıyla engellenmesinin kanuni bir dayanağının da bulunmadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, görülmektedir.
Özel güvenlik bölgesi olarak ilan edilen taşınmazın, bu karar kaldırılmadıkça yada iptal edilmedikçe, güvenlik bölgesi olarak kullanılmasında hukuki bir sorun bulunmamaktadır. Ancak özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı taşınmaz sahibinin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Bu üst tasarruftan sonra, taşınmaz sahibinden bu kullanıma ilişkin olarak (irtifak hakkı tesisi, kamulaştırma, devir…..) izin alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta olduğu gibi izin alınmadan, ilgili arazide tel ve duvar gibi engellerle çevrilerek davalı idarenin kullanımının sınırlandırılması nedeniyle, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca ecrimisil istenebileceği açık olup, ecrimisil istemine ilişkin ihbarnamenin diğer hususlar yönünden incelenerek temyiz istemi hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, özel güvenlik bölgesi ilan edilen yerlerden ecrimisil talep edilemeyeceği gerekçesiyle temyize konu kararın kısmen gerekçe değiştirerek onanması, kısmen bozulması yönündeki Daire kararına katılmıyoruz.