Danıştay Kararı 2. Daire 2021/519 E. 2021/3832 K. 27.10.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/519 E.  ,  2021/3832 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/519
Karar No : 2021/3832

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Kozan Belediye Başkanlığı tarafından kiraya verilen taşınmazın, kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi gereğince tahliyesinin sağlanması amacıyla Kozan Kaymakamlığına yapılan başvurunun reddine yönelik … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı ile Kemal Yıldırım isimli şahıs arasında üç yıllığına yapılan 02/09/2008 tarihli kira sözleşmesi hükümleri gereği, sözleşme sonunda hiç bir bildirime gerek kalmadan yenilendiği sonucuna varıldığı, kamu idarelerince, özel hukuk kapsamında yapılan tüm kira sözleşmeleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olup kira sözleşmesi devam ediyor iken sözleşme feshedilmek isteniliyorsa adli yargıda sözleşmenin feshine ilişkin dava açılması gerektiği, böyle bir yol izlenmeden taşınmazın tahliyesine karar verilmesi istemiyle yapılan başvurunun Kozan Kaymakamlığınca reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın ihale ile kiraya verildiği ayrıca 2011 yılında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 339. maddesinin, 2886 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen kira işlemlerinde uygulanamayacağı, Türk Borçlar Kanunu’nun ise 2011 yılında yürürlüğe girdiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan kanuna göre karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : Kozan Belediye Başkanlığı tarafından kiraya verilen taşınmazın, kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi gereğince tahliyesinin sağlanması amacıyla yapılan başvurunun reddine yönelik Kozan Kaymakamlığının … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 339. maddesinin 2. fıkrasında; kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmış, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesinde; “Diğer mevzuatta, bu Kanun veya Türk Borçlar Kanunuyla yürürlükten kaldırılmış ya da değiştirilmiş bulunan kanunların maddelerine yapılan yollamalar, o maddeleri karşılayan yeni hükümlere yapılmış sayılır. Bununla birlikte, bu Kanunun 1 inci maddesinin hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilmiş, 10. maddesinde açık bir şekilde 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunu’nun yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir. Yasa koyucunun aynı düzenlemeyi 2886 sayılı Kanun için öngörmediğinden, dava konusu olayda uygulanan 75. maddenin halen yürürlükte bulunduğu anlaşılmaktadır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, ecrimisilin idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilerek isteneceği; 3. fıkrasında, kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı; 4. fıkrasında ise, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinde de 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi ile Hazineye ait taşınmazların işgali sonucu tahliyesine ilişkin özel hükümler getirilmiş olup, kira sözleşmesinin bitimi üzerine fuzuli şagil durumuna düşen kişilerin tahliyesinin, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca mülki amirden istenebilmesine imkan verilmiştir.
2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinde, Hazine arazileri üzerindeki taşınmazların tahliyesine ilişkin olarak idarelere verilen mülki amirden tahliye talep etme yetkisinin 13/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi hükmü uyarınca, mülkiyeti belediyelere ait taşınmazlar için belediyeler tarafından da kullanılması mümkündür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasının incelenmesinden; mülkiyeti Kozan Belediye Başkanlığına ait olan ve 02/09/2008 tarihli Belediye Başkanlığı Encümeni kararıyla açık arttırma usulüyle 3 yıl müddetle davacıya kiralanan dava konusu taşınmazın , kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi gereğince tahliyesinin sağlanması amacıyla yaptığı başvurunun reddine yönelik Kozan Kaymakamlığının … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işyerinin üç yıl süre ile davacı idare tarafından 02/09/2008 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye kiraya verildiği, kira süresinin 02/09/2011 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen taşınmazın tahliye edilmediği görüldüğünden, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren dava konusu taşınmazın fuzulen işgal edildiği açıktır. 2886 sayılı Kanun uyarınca fuzuli şagil konumunda olan kişinin tahliyesi istemiyle yapılan başvuru üzerine 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinin Kaymakamlığa verdiği bağlı yetki gereğince işgal edilen taşınmazın tahliyesi yolunda işlem tesisi gerektiğinden, davacı belediyenin tahliye istemli başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.