Danıştay Kararı 2. Daire 2021/6799 E. 2022/5090 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/6799 E.  ,  2022/5090 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6799
Karar No : 2022/5090

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü … Polis Merkezi Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını dövmek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-4 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de aynı Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak “10 ay kısa süreli durdurma cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasında yer alan soruşturma raporu, ifadeler ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Şanlıurfa ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının 20/11/2012 tarihinde polis memuru …’yi darp ettiği hususunun tanık ifadeleriyle sabit olduğu, bu durumda, davacıya isnat edilen “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını dövmek” fiilinin sübuta erdiği anlaşıldığından davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-4 ve 15. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, polis memuru … ile aralarında tartışma olduğu, herhangi bir darp olayının olmadığı, olaya şahit olan … ve …’nin beyanlarının dikkate alınmadığı, dava konusu işlemin gerekçesinde yer alan tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, olayla ilgili tıbbi bir tespitin bulunmadığı, bu yönde alınmış bir raporun da olmadığı, hakkında ileri sürülen iddialar açığa kavuşturulmadan ceza verildiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının açıklama eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 22/12/2014 günlü, K:2014/17 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 7/D-4 maddesinde yer alan, “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını dövmek” fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük’ün 9. maddesinde de memurluktan çıkarma cezası için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
08/07/2015 günlü, 29410 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair Tüzük’ün 3. maddesiyle (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-4 maddesinde yer alan düzenleme yürürlükten kaldırılmış ise de anılan Değişiklik Tüzüğü’nün gerekçesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13/02/2011 günlü, 6111 sayılı Kanun’la değiştirilen 125. maddesinin (E) bendinin (f) alt bendinde yer alan “amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” hükmüne paralel şekilde astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve iş sahiplerini ya da herhangi bir nedenle emniyet binalarına gelen ya da getirilenleri dövme fiiline (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 9. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi hususunda düzenleme yapıldığı belirtilmiştir.
Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair Tüzük gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde, (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılan “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını dövmek” fiilinin disiplin cezasını gerektiren fiil olmaktan çıkarılmadığı, tam tersine aynı fiile yönelik olarak daha ağır nitelikteki Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinin öngörüldüğü görülmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından, emniyet teşkilatı personelinin disiplin hükümlerinin yeniden düzenlendiği 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’da, (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-4 maddesinde yer alan düzenlemeye yer verilmediği, disiplin cezasına konu fiiline karşılık aynı Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde yer alan “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak” düzenlemesiyle 4 ay kısa süreli durdurma cezasının öngörüldüğü ve bu haliyle lehe olan düzenleme sebebiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de davacının sübut bulan eyleminin, dövme girişimini aşarak fiili tecavüz niteliğini taşıması nedeniyle 7068 sayılı Kanun’un 8/4-a-5 maddesinde düzenlenen disiplin cezası kapsamına girmeyip, anılan eylemin karşılığı olarak yukarıda aktarılan açıklamalar doğrultusunda (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 9. maddesinde yer alan düzenlemeden hareketle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) bendinin (f) alt bendinde, dava konusu 24 ay uzun süreli durdurma (Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza olan 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmiştir.) cezasından daha ağır nitelikte olan Devlet memurluğundan çıkarma cezasının öngörülmesi karşısında, halihazırda (Mülga) Tüzük uyarınca verilen cezanın davacının lehine olması sebebiyle olayda lehe düzenlemenin varlığı hususundaki davacı iddiasına itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, yukarıda yer verilen açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.