Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6848 E. , 2022/5478 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6848
Karar No : 2022/5478
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Polis memuru olarak görev yapan davacı, Kütahya ili, … İlçe Emniyet Amirliğinde görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-6 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza olan “10 ay kısa süreli durdurma” cezasıyla tecziyesine ilişkin Kütahya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Altıntaş İlçe Emniyet Amirliğinde görevli polis memuru …’nın 13/09/2013 günü kendi aracı ile yanlarında jandarma başçavuş …, …, … ve onun çocuğunu Kütahya otogarına götürmek üzere evden aldığı, Altıntaş ilçesi, Bozbay mahallesi çevre yoluna geldiklerinde araçlarının davacı ile polis memuru … tarafından durdurulduğu, davacının polis memuru …’dan bira isteyerek ona ve beraberindekilere “kaçak kazı yapan ve kaçan şahıslar oldukları” yönünde söylemde bulunduğu, bu söyleme karşı polis memuru … ve yanındaki şahıs tarafından tepki gösterilmesi üzerine taraflar arasında tartışma yaşandığı ve nihayetinde şahısların karşılıklı olarak birbirlerine küfretmek suretiyle hakaret ettikleri dosya münderecatında yer alan tanık ifadelerinden anlaşılmakla davacının üzerine atılı eylemde bulunduğu hususunun sübuta erdiği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan davacı tarafından olay günü doktor raporu bulunduğu ve görevi başında bulunmadığı, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca disiplin cezası verilmesinin mümkün olmadığı iddia edilmekle birlikte dava konusu işleme dayanak teşkil eden Tüzük’ün 7/D-6 bendinde disiplin cezası verilebilmesi bakımından polis memurunun görevde bulunması veya bulunmamasına dair bir ayrıma gidilmediği gibi görev başında olmasa dahi davacının hakaret ettiği …’yı tanımamasının mümkün bulunmaması ve olay gününde adı geçen şahsın da Altıntaş Polis Merkezi amir vekili olarak görev yapmak suretiyle davacının amiri ve üstü konumunda olduğu görülmekle davacının iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza mahkemesince hakkında beraat kararı verildiği halde idare mahkemesince disiplin cezasına konu eyleminin sabit olduğu yönünde karar verildiği, kararlar arasında çelişki bulunduğu, hiçbir delilin ve beyanlarının dikkate alınmadığı, ilgililerin kendisinin amiri veya üstü konumunda olmadığı, olay günü raporlu olduğu, günlük görevlendirme listesini bilme imkanının olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Polis memuru olarak görev yapan davacı tarfından; Kütahya ili, Altıntaş İlçe Emniyet Amirliğinde görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-6 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza olan “10 ay kısa süreli durdurma” cezasıyla tecziyesine ilişkin Kütahya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-6 maddesinde; “Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek” fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzük’ün 15. maddesinde ise, “Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Yukarıda aktarıldığı üzere, disiplin cezalarının subjektif ve bireysel etkilerinin bulunması, ilgililer hakkında ciddi sonuçlar doğurması, ayrıca kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olmaları karşısında, disiplin cezalarının hukuki denetimi yapılırken, ilgililerin disiplin cezalarına konu fiillerinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemlerine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadıklarının tespiti büyük önem arz etmektedir.
Dava dosyası ile soruşturma raporu ile diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile polis memuru …’nın aynı polis merkezinde görev yaptıkları, Altıntaş Kaymakamlığının … günlü, … sayılı yazısıyla polis memuru …’nın polis merkezi amir vekili olarak görevlendirildiği, disiplin cezasına konu olayla ilgili polis memuru …’nın emniyette verdiği ifadesinde davacıdan şikayetçi olmadığını; savcılık ifadesinde de davacının kendisine bir şey söylemediğini, fiziki bir müdahalesinin bulunmadığını ve şikayetçi olmadığını belirttiği görülmektedir.
Diğer taraftan, disiplin cezasına konu olayla ilgili olarak yürütülen adli yargılama neticesinde … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla her ne kadar davacının hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmış ise de polis memuru …’nın aşamalarda istikrar kazanan beyanlarında davacının hakaret ettiğinden bahsetmediği, davacının atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, polis memuru ..’nın beyanları ve … Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda aktarılan kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının disiplin cezasına konu edilecek nitelikte bir fiilinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.