Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7179 E. , 2022/4405 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7179
Karar No : 2022/4405
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; Nevşehir ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından,… İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Teknik Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemle ilgili olarak hakkında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen raporda yer alan (…) no’lu olay nedeniyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca “Meslekten Çıkarma” cezası öngörülmüş olmasına rağmen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle, ”Dosyanın İlgili Bölümlerinin İşlemden Kaldırılması” yönünde tesis edilen … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin işlenip işlenmediği ve fiilin sübuta erip ermediği incelendikten sonra, bu sonuca göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiği; davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği ve tatbik edilmesi gereken disiplin cezasının ne olması gerektiği gibi hususların soruşturmacı tarafından irdelenmesinin ardından, usulüne uygun bir soruşturma yürütülmesinin gereklilik olduğu göz önünde bulundurularak yapılan soruşturma sonrasında, zamanaşımı süresinin son bulduğunun saptanılması suretiyle bir değerlendirme yapılmasının, disiplin hukuku ilkelerine uygun olduğu; dava konsu disiplin cezasına konu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “Gerek inzibat komisyonları tarafından gerekse salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı …… tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur” hükmü, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de, anılan iptal kararında, yasa kuralının tamamında Anayasa’ya aykırılık bulunmadığı, kuralın “suçta kanunilik”, “kanuni düzenleme” nedeniyle iptal edildiği belirtilmekle birlikte, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlanarak bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin uygun görüldüğü, bu durumda bir yıllık süre içerisinde yeni düzenleme yapılana kadar eski düzenlemenin yürürlüğüne devam edeceğinin açık olduğu; kaldı ki 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gereğinin yerine getirildiği, anılan KHK’nın “Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında da, bu maddenin yürürlük tarihinden önce Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında verilmiş olan disiplin cezalarının bu KHK hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağının hükme bağlandığı; dava konusu işlem tarihinde ve halen yürürlükte bulunan dayanak kanun hükmü doğrultusunda düzenlenen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün, “Anayasa Mahkemesinin iptal kararında bahisle uygulanma olanağı bulunmadığı ve işlemin dayanağının ortadan kalktığı” yönündeki davacı iddiasına itibar edilmediği; bu nedenlerle, davacıya isnad edilen fiillerin subuta erip ermediğinin değerlendirilmesi neticesinde, disiplin cezasına konu fiili sübuta eren davacı hakkında, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığının tespiti neticesinde ”Dosyanın İlgili Bölümlerinin İşlemden Kaldırılması” yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na 27/03/2015 günlü, 6638 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle eklenen Geçici 28. maddesinin uygulanabilirliğini sağlamak açısından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de, fiilin nitelendirmesinin yapılmasının zorunluluk arz ettiği; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde, bu nedenle de hukuka aykırılık görülmediği açıklamasına yer verilmek suretiyle, Kayseri 2. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 12/12/2017 günlü, E:2017/12583 sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.