Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7378 E. , 2022/4581 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7378
Karar No : 2022/4581
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Başkomiser olarak görev yapan davacı tarafından, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliğinde “Büro Amir Yardımcısı” olarak görev yaptığı dönemde,”Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak özel hayatla ilgili olduğu değerlendirilen görüşmeleri İletişim Tespiti Tutanağı (Tape) tanzim etmek suretiyle verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve kullanmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (8) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; … Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma numaralı tahkikatında alınan iletişimin tespit kararları ile ayrı ayrı … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimat yazılarında, terör örgütünün yapısını deşifre eden, suç delilini ortaya koyan, suç unsuru niteliği taşıyan yada soruşturma konusu dışında CMK’nın 135/6 maddesinde sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek görüşmelerin çözülerek metin haline getirilmesi talimatının verildiği ancak savcılığın bu talimatına rağmen hedef şahısların ve görüşmelere taraf olan üçüncü şahısların özel hayatların gizliliğinin ihlal edildiğinin Cumhuriyet Savcılığı tarafından tespit edildiği, disiplin soruşturmasını yürüten muhakkikler tarafından da söz konusu durumun tespit edildiği dikkate alındığında, isnat edilen fiilin gerçekleştiği sonucuna varılmakla birlikte, davacı tarafından kendisinin doğrudan bir fiilinin söz konusu olmadığı yönündeki iddialarının yerinde bulunmadığı zira telefon dinlemesi neticesinde iletişimin tespiti tutanağına aktarılan görüşmelerin kötüye kullanılma riski karşısında, Teknik Büro Amir Yardımcısı olarak görev yapan davacının, soruşturma kapsamı dışında kalan, özel hayata ilişkin görüşmelerin çözümlerinin yapılmaması konusunda görev ve sorumluluğu ile bu iş ve işlemler yapılırken uygulanan usul gereği gerekli kontrolleri yapması gerektiği, nitekim, sıralı amir davacının haberi olmaksızın bu görüşmelerin çözümlerinin yapılamayacağının hem ifadelerden hem de davacının iddialarından (verilerin herhangi bir soruşturma kapsamında kayda alınmış olmasının hukuka uygun olacağı iddiasından) anlaşıldığı, dolayısıyla bu şekilde hukuka aykırı olarak elde edilen verilerin kişileri zarara uğrattığından dolayı da davacının görev ve sorumluluğu dikkate alındığında isnat edilen eylemden dolayı davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davalı idare tarafından davacıya, gerek kendisi gerekse de avukatı aracılığıyla disiplin soruşturma dosyasını inceleyerek savunma hakkını etkin bir biçimde kullanma imkanı verildiği ayrıca hakkındaki iddialara ilişkin olarak sözlü savunma yapabilmesi için kendisine tebligat yapılmasına rağmen davacının sözlü savunma oturumuna da katılmadığından dolayı, davacının etkin savunma yapmasına imkan tanınmadığı ve savunma hakkının ihlal edildiği iddialarının yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Şanlıurfa … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; soruşturmaya konu iletişimin tespiti çalışmalarının tamamının mahkeme kararına dayandığı, mahkeme kararı olmadan adli kolluk tarafından dinleme faaliyeti yapılmasının fiilen mümkün olmadığı, mahkeme kararı ile yapılan dinleme faaliyetinin hukuka aykırı olduğunun iddia edilemeyeceği, ayrıca, Cumhuriyet Savcısının adli kolluğun tuttuğu İletişimin Tespiti Tutanaklarını imha etmek yerine kabul edip soruşturma dosyasına eklediği, bu durumun da yapılan dinleme faaliyetinin talimata uygun olduğunu ortaya koyduğu; savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.