Danıştay Kararı 2. Daire 2021/7477 E. 2022/4949 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/7477 E.  ,  2022/4949 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7477
Karar No : 2022/4949

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdür Yardımcısı 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, “Kamuya açık alanlardan olmayan ve tüzel kişiliğe haiz bazı dernek, vakıf, şirket ve ibadet yeri adına Teknik Araçlarla İzleme Kararı alınması suretiyle, CMK 140/1 maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yolu İle Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15, 16 ve 17’nci maddeleri hükümlerine aykırı olarak talepte bulunarak görevi kötüye kullanmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi öngörülmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 01/07/2015 günlü, 2015/147 sayılı kararının (15) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E… K:… sayılı kararıyla; davacının …-… tarihleri arasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı, … tarihinde başlayıp … tarihinde sona erdirilen ve … sayıya kayden yürütülen … Ordusu Terör Örgütü (…) soruşturmasıyla ilgili davacının görev yaptığı dönemde; … (…. Eğitim ve Kültür Vakfı),… (… Derneği), … Medresesi ve … hakkında teknik araçlarla izleme kararlarının farklı tarihlerde düzenlenen raporlara istinaden alındığı, söz konusu teknik araçlarla izleme tedbirleri uygulanan yerlerin, kamu tüzel kişiliğini haiz kamuya açık alanlardan olmayan dernek, vakıf, şirket ve ibadet yeri olduğu; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 140/1. maddesinde ”Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir:” hükmünün bulunduğu, böylelikle CMK 140/1. madde hükmüne aykırı davranıldığı, davacının belirtilen yerlerde yapılan teknik araçlarla izleme faaliyetinden kendi beyanları uyarınca haberdar olduğunun anlaşıldığı, olay tarihinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, üzerine atılı fiili işlediğinin sübuta erdiği ve bu sebeple eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesinin öngörüldüğü, fakat 657 sayılı Kanun’nun 127. maddesi gereği, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacıya dosya örneğinin verilmemesinin, soruşturmanın tehlikeye düşeceği kanaati ile İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kısıtlama kararına dayandığı, davacının savunma yapabilmesi için davalı idare tarafından gerekli sürenin verilerek tebligatlarının yapılmış olduğunun görüldüğü, bu nedenle davacının savunma hakkının kısıtlandığına dair aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; idarenin disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığının ve gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu dikkate alındığında, davacının üzerine atılı fiiller nitelenerek yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu disiplin kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na 6638 sayılı Kanunun 33. maddesiyle eklenen Geçici 28. maddesi hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de, fiilin nitelendirmesinin yapılması zorunluluk arzetmekte olup, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle de hukuka aykırılık görülmediği, davanın reddi yönünde verilen Mahkeme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, fiil ve ceza tespiti yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzük’ün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının … Mahkemesinin … günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’yle düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı; soruşturmanın tüm aşamalarında savunma hakkının, keyfi ve hukuka aykırı olarak ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.