Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/789 E. , 2022/4559 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/789
Karar No : 2022/4559
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
2- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
(DİĞER DAVALI) : … Kaymakamlığı
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Samsun ili, Atakum ilçesi, … Mahalle, … Caddesi No:… adresinde bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın, davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle, …TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … Belediye Başkanlığı işlemi ile davacının anılan taşınmazdan 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca tahliye edilmesine ilişkin … Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Dosyanın incelenmesinden; Samsun ili, Atakum ilçesi, … Mahalle, … Pınarı Caddesi No:… adresinde tapunun … ada, … sayılı parselinde bulunan ve imar planında park yeri olarak ayrılan 4.523 m² yüzölçümlü taşınmazın, 5747 sayılı Yasa gereği tüzel kişiliği sona eren … Belediyesi tarafından 2886 sayılı Kanun kapsamında 02/01/2002 tarihi itibarıyla davacıya 10 yıllığına kiralandığı, kira sözleşmesinin 02/01/2012 tarihinde sona ermesine rağmen davacının taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle … Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararı ile … dönemi için …-TL, yine Encümenin …. günlü, … sayılı kararı ile de … dönemi içinde …-TL ecrimisil alınmasına karar verildiği, davacı tarafından ödenen …TL tutar düşüldükten sonra …-TL ecrimisil bedelinin ödenmesinin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile davacıdan talep edildiği, ayrıca davalı … Belediye Başkanlığı tarafından … tarihinde davacıya yazılan yazı ile söz konusu taşınmazda fuzuli şagil olduğundan tahliye etmesinin istenildiği, tahliye etmemesi üzerine davalı Atakum Belediyesince davalı Atakum Kaymakamlığından söz konusu taşınmazın tahliye edilmesinin istenildiği, davalı Atakum Kaymakamlığının … günlü, … sayılı işlemi ile de dava konusu taşınmazın tahliyesine karar verilmesi üzerine ecrimisil ödenmesine ilişkin işlem ile tahliye kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davacıdan ecrimisil talep edilmesine ilişkin dava konusu işlem yönünden; İmar planında ”yeşil alan” olarak ayrılan alanın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle bu nitelikteki bir yerin ilgili belediyeye protokol veya başka bir suretle terk veya devri yapılmamışsa bu alanların fuzulen işgal edilmesi halinde Hazine tarafından ecrimisil istenilebileceğinin açık olduğu, Mahkemelerinin 09/07/2015 tarihli ara kararına davalı Atakum Belediyesi tarafından verilen cevapta, DOP kesilerek oluşturulan tescil harici park alanının belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olduğu, tahsisli olmadığının belirtilmesi karşısında, davalı Atakum Belediyesinin söz konusu taşınmazın maliki olmadığı gibi taşınmazın belediye adına tahsisinin de bulunmadığının anlaşıldığı, imar planında park alanında kalan dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeniyle fuzulen işgali halinde Hazine tarafından ecrimisil istenebileceğinden, davalı Atakum Belediyesi tarafından davacıdan ecrimisil bedeli talep edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu taşınmazın tahliye edilmesine ilişkin Atakum Kaymakamlığının … günlü, … sayılı işlemi yönünden; davacının kira sözleşmesinin sona erdiği ve taşınmazda fuzuli şagil olduğu, her ne kadar dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeniyle Atakum Belediye Başkanlığınca tahliye talebinde bulunulamayacağı açık ise de, tahliye kararını veren makamın değişmeyeceği yani tahliye kararının Atakum Kaymakamlığınca verileceği ve verildiği açık olduğundan, dava konusu taşınmazın tahliye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacıdan ecrimisil talep edilmesine ilişkin Atakum Belediye Başkanlığı işleminin iptaline, dava konusu taşınmazın tahliye edilmesine ilişkin Atakum Kaymakamlığı işlemi yönünden ise davanın reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idarelerden … Belediye Başkanlığı tarafından; park alanlarının kanun gereği belediyelerin kullanımına tahsisli olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından; Kiralanan yerin belediyeye ait olmadığını bilmediği, Atakum Belediyesinin talebi ile tahliye kararı verilemeyeceği ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen, daha sonra anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… K:… sayılı kararın, davacıdan ecrimisil talep edilmesine ilişkin Atakum Belediye Başkanlığı işleminin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA, oyçokluğuyla; dava konusu taşınmazın tahliye edilmesine ilişkin Atakum Kaymakamlığı işlemi yönünden ise davanın reddine, ilişkin kısmının ONANMASINA, oybirliğiyle,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, takdir ve tespit edilecek ecrimisil isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte ise;
Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın (Mülga ibare:RG-10/4/2011-27901) (…) İdarece talep edilen tazminatı,
Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri ifa eder tanımlaması yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun “Tescil” başlıklı 705. maddesinin birinci fıkrasında, taşınmaz mülkiyetinin tescille kazanılacağı kuralı; 999. maddesinde ise; “Özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz. Tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır. “;
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde ;” Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:
A) Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler (Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşluklar ve benzeri hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur.
B) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır. Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler. Yol, meydan, köprü gibi orta malları ise haritasında gösterilmekle yetinilir.
C) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır.
D) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabidir.”;
17. maddesinde;” Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.”;
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinde ise; “İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur. Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur. ” kuralları yer almaktadır.
7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un ile 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 9. maddesiyle, 3194 sayılı Kanun’u 18. maddesine “…bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.” fıkrası hükmü eklenmiştir.
Aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazların, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmayacağı; belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsaladan; imar plânlarında park, yol gibi umumi hizmete ayrılan yerlerin belediyeye bedelsiz olarak terk edilerek varsa önceki tapu kaydının terkin edileceği, bunlardan sadece “Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılı” olanların ilgili idare adına tespit olunacağı, 10/07/2019 tarihinden sonra yapılan parselasyonlar sonrasında bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanların bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına tescil edileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, “Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar” yönünden; imar plânlarında park, yol gibi alanlarda kalan yerlerin, belediyeye bedelsiz olarak terk edilerek tapuda terkin edilmesi gerektiği yolundaki yasa kuralı nedeniyle, Hazinenin bu alandaki yetkisinin bağlı yetki olduğu; yine anılan kural nedeniyle anılan idarenin mülkiyetinde de olsa, bu tür taşınmazları üçüncü kişilere satma, kiraya verme, üzerinde intifak hakkı tesisi gibi tasarruflarda bulunabilmesi mümkün olmadığından, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak mahrum kalınan bir bedelin varlığından da söz etmenin mümkün olmadığı, imar plânlarında umumi hizmetlere ayrılmış yerlerden belediyelere devri zorunlu olan yerlerden plandaki öngörülen hizmet için kullanım dolayısıyla belediyelerden ecrimisil alınamayacağı gibi, belediyelerin bu alanı kullanan işgalcilerden ecrimisil isteyebileği Danıştay Dava Daireleri Kurulunun istikrar bulmuş kararları ile kabul edilmiştir. (İDDK- E:2013/4740, E: 2016/2821, E: 2019/484)
3194 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre ise imar planında meydan, yol, su yolu, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal olarak düzenlenen taşınmazların belediyeye terk edileceği, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. ve 2886 sayılı Kanun’un 75. maddelerine istinaden belediye taşınmazı olarak kabul edilen yerlerden de belediyelerce ecrimisil istenebileceği tabiidir.
Ecrimisile konu taşınmazın fuzulen işgal edildiğinden bahisle, … dönemi için davacıdan …TL ecrimisil istenilmesine yönelik Atakum Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemi yönünden; dosya içeriğinden ve İdare Mahkemesinin 09/07/2015 günlü ara kararına davalı Atakum Belediyesi tarafından verilen cevabın tetkikinden, dava konusu taşınmazın, DOP kesilerek oluşturulan, belediye adına bedelsiz terk edilen tescil harici park alanı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, park alanında kaldığı sabit olan ve Hazine tarafından da ecrimisil talep edilmemiş olan taşınmazın işgali sebebiyle davalı Belediye tarafından ecrimisil istenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerden Atakum Belediye Başkanlığının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kısmen bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.