Danıştay Kararı 2. Daire 2021/8867 E. 2022/4176 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/8867 E.  ,  2022/4176 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8867
Karar No : 2022/4176

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, … İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinde görevli olduğu dönemdeki fiileri nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektirmekte ise de aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasındaki soruşturma raporu ile eki tanık ifadeleri ve bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının zimmet suçunu işlediği hususunun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığı, davacı hakkında açılan adli soruşturma sonucunda iddia edilen eylemin zimmet suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle kamu davası açılmasına imkan bulunmadığına karar verildiği, fiilin sübuta ermediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan karar Danıştay Beşinci Dairesinin 26/09/2017 günlü, E:2016/15203, K:2017/20364 sayılı kararıyla onanmış, davalı İdare tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 07/10/2019 günlü, E:2018/884, K:2019/5246 sayılı kararı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan Ek 7. maddesinde, “Disiplin Kurulunca verilen kararlardan; A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile; …. kesinleşir” hükmünün; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 15. maddesinde ise, “Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.” hükmünün yer aldığı, mevzuatın incelenmesinden, soruşturmacı tarafından teklif edilen cezaların yetkili disiplin kurullarınca görüşülmesi sırasında, eylemin sabit görülerek Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanması gerektiği yönünde kanaate ulaşılması durumunda, asıl cezayı vermeye yetkili disiplin kurullarının bu yetkilerini kendilerinin kullanacağının, verecekleri kararların ise anılan Kanun’da belirtilen makamlar tarafından onaylanacağının anlaşıldığı, bu durumda; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünde öngörülen ve davacı hakkında önerilen “meslekten çıkarma” cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzüğün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanunun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı İdare tarafından; İl Polis Disiplin Kurullarının polis memurlarına her derecedeki disiplin cezasını vermeye yetkili olduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 5. maddesinde, polis memurlarına her derecedeki disiplin cezalarını vermeye il polis disiplin kurullarının yetkili olduğu kurala bağlandığı ve ceza verme yetkisine sahip olan kurulun alt ceza uygulanması konusunda da yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında, davanın esasının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden davalı İdarenin temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50/4. maddesi uyarınca, İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür.
İdare Mahkemesince Danıştay Beşinci Dairesinin 07/10/2019 günlü, E:2018/884, K:2019/5246 sayılı bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşıldığından, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde;
“Disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir.
A) İl Polis Disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki:
1. Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını,
2. Komiser muavini, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan öteki disiplin cezaları,
…..
verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 7. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde;
” Disiplin Kurulunca verilen kararlardan:
A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları Valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları Valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;
…..
Kesinleşir. …..” kuralı yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, İl Polis Disiplin Kurulunca, davacıya isnat edilen “zimmet” fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde yer aldığı, cezasının da meslekten çıkarma olduğu sonucuna varıldığı ve aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda sözü edilen 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Ek 5. maddesinde, polis memurlarına her derecedeki disiplin cezalarını vermeye il polis disiplin kurullarının yetkili olduğu kurala bağlandığından ve ceza verme yetkisine sahip olan kurulun alt ceza uygulanması konusunda da yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında, davanın esasının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Mahkeme kararının anılan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile onama kararına katılmıyoruz.