Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9478 E. , 2022/5294 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9478
Karar No : 2022/5294
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliğinde “Büro Amir Yardımcısı” olarak görev yaptığı dönemde, “Hakkında İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbiri uygulanacak şahısların kimliklerinin tespitine yönelik herhangi bir çalışma yapmadan talep yazısı yazmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (26) no’lu olaya yönelik kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; disiplin soruşturması sırasında sunulan ifadelerden gerek davacının gerekse de Savcılığa sunulan talep yazılarının dayanağı olan raporları hazırlayan polis memurlarının ifadelerinde, hakkında teknik takip yapılacak kişilerin kimlik bilgilerinin açık bir biçimde elde edilemediği durumların meydana geldiği ve bu durumlarda kişilerin kimlik bilgilerinin belirlenebildiği kadarıyla ya da hiçbir bilgi elde edilemediği durumlarda, (X), (Y) şeklinde kodlanarak belirtildiğini beyan ettikleri, bu ifadelerden disiplin soruşturmasında (26) no’lu olay olarak belirtilen dava konusu fiilin gerçekleştiğini kabul ettikleri, bununla birlikte kimlik bilgilerinin elde edilmesine yönelik çalışmalar yapmalarına rağmen kimlik bilgilerini tespit edemediklerini ve bu fiili yargı makamlarının kararı ile gerçekleştirdiklerini, teknik takip kararlarının uygulanması sırasında ise, kimlik bilgilerinin tespit edilerek bu eksikliğin giderildiğini beyan ettikleri görülmekle birlikte, Savcılık veya Mahkeme kararlarının temelinde, söz konusu teknik takip talep yazılarının ve bu yazıların dayanağı olan raporların bulunduğu ve disiplin soruşturma dosyasına alınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturma dosyası kapsamında mevcut bulunan belgeler arasında söz konusu kimlik bilgilerindeki eksikliklerin giderilmesi için bir çalışma yapıldığını gösterir herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, polis memuru …’nin kimlik bilgilerinin eksik yazılmasının dolaylı dinlenen kişilerin kimliğin açığa çıkmaması için bir yöntem olarak kullanıldığını beyan etmesi ve diğer polis memurlarının da sıralı amirlerinin talimatları doğrultusunda görev yaptıklarını beyan etmeleri, davacı tarafından da bu durumun aksini ispat edebilecek (beyanları dışında) herhangi bir bilgi veya delil ortaya konulamadığının anlaşılmasıyla birlikte, talep yazıları ile raporlarda teknik takip altına alınmak istenen hedef şahısların kimliklerinin açıkça ortaya konulmayarak gerek hedef şahsın gerekse de hedef şahıslarla görüşen üçüncü kişilerin dolaylı yoldan dinlenilmesinin, hukuka aykırı bu dinlemeyi gerçekleştiren kişilerin kendisine yada başkalarına çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiğini ortaya koyduğu da değerlendirildiğinde, Teknik Takip Büro Amir Yardımcısı olarak görev yapan ve sıralı amirler arasında yer alan davacının, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, davalı idare tarafından davacıya, gerek kendisi gerekse de avukatı aracılığıyla disiplin soruşturma dosyasını inceleyerek savunma hakkını etkin bir biçimde kullanma imkanı verildiği, ayrıca hakkındaki iddialara ilişkin olarak ifade etmek istediği hususları sözlü savunma oturumunda dile getirerek savunmasını yapabilmesi için kendisine tebligat yapıldığından, etkin savunma yapmasına imkan tanınmadığı ve savunma hakkının ihlal edildiği iddialarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yerel mahkeme kararlarının gerekçeden yoksun olduğu, hakkında yürütülen soruşturmaya dair ileri sürülen argümanların dikkate alınmadığı, verilen ceza ile olay arasında uyumun bulunmadığı, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.