Danıştay Kararı 2. Daire 2021/9493 E. 2022/3898 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/9493 E.  ,  2022/3898 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9493
Karar No : 2022/3898

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… K:… sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Davacı tarafından, … Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/14. maddesi uyarınca iki ayrı meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, karar düzeltme aşamasında Danıştay Onaltıncı Dairesinin 26/01/2016 günlü, E:2015/279, K:2016/185 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesince, söz konusu meslekten çıkarma cezalarının her biri için 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ayrı ayrı dava açılmak üzere, aynı Kanun’un 15/1-d maddesi uyarınca, dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulması üzerine, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… K:… sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine hükmedilmiş; dava, yasal süresi içerisinde iki ayrı dava olarak yeniden açılmıştır.
Dava Konusu İstem : Dava; Adana Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, … günlü, … sayılı Disiplin Soruşturma Raporunda bahsi geçen (20.) olay nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; maddi olayı ortaya koyan bir karar niteliğinde olan … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile, suç işlemek amacıyla … tarafından kurulmuş olan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, davacının cezalandırılmasına ve hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu karara karşı davacı tarafından itiraz yoluna başvurulmadığı, anılan ceza mahkemesi kararının yürürlükte olduğu; … ile davacının, …’nin yaralanması olayında yanında olduğunu belirttiği …’nin … Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla suç işlemek amacıyla … tarafından kurulmuş olan örgüte üye olmak suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği; 18/04/2009 tarihinde meydana gelen … adına kayıtlı otomobilin kurşunlanması eylemi ile 24/04/2009 tarihinde meydana gelen …’nin yaralanması olayından sonra, 05/06/2009 tarihinde …. adına kayıtlı taşınmazın …’ye satış yoluyla devredildiği; davacı ile örgüt üyeliği nedeniyle cezalandırılmasına karar verilen …’nin davacı tarafından haber alma elemanı olarak kullanıldığının belirtilmesi ve … ile davacı arasında hayatın olağan akışına uygun olmayan yakınlık ve samimiyet durumu ile tape kayıtları da dikkate alındığında, dava konusu (20.) olay nedeniyle ceza ve disiplin soruşturmasında toplanan deliller ile alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, örgütün faaliyetlerinden bilgisi olduğu halde, kanunların kendisine vermiş olduğu yetkiyi kullanarak gerekli müdahaleyi yapıp, olayı adli ve idari birimlere bildirmesi gerekirken, bu duruma göz yumduğu anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Her ne kadar davacı tarafından olayla ilgili altı aylık soruşturma zaman aşımının dolduğu ve sözlü savunmasının alınmadığı ileri sürülmüş ise de, Tüzük’te düzenlenen “bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak” eyleminin süreklilik arz eden bir eylem olduğu ve davacı tarafından suçluların yakalanması için gerekli bildirimde veya girişimde bulunulmadığı sürece suçun işlenmeye devam ettiği, Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığınca yazılan 02/02/2010 günlü, 2010/54 sayılı yazıda “dolandırıcılık suçuyla alakalı olarak yapılmakta olan bir soruşturma esnasında eylemlerin organize bir şekilde gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı” belirtilerek, olayın detaylı bir şekilde araştırılmasının istendiği, diğer bir ifade ile bu yazının adli bir olayın araştırılması ile ilgili olduğu, bu yazı ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliğinin olayı araştırmak, gerekli incelemeleri yapmak üzere harekete geçirilmesinin amaçlandığı, kanaat bildiren bu yazının davacının disiplin cezası gerektiren fiilleri yönünden ihbar niteliğinde olduğu ve bu yazının tebliğ tarihinin davacının fiili işlediğinin somut delillerle öğrenildiği tarih olarak kabul edilemeyeceği, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliğince anılan yazı üzerine yapılan araştırmalar sonucunda davacının disiplin cezasını gerektirir eylemlerinin tespit edilmesi üzerine konunun soruşturma izni vermekle yetkili olan Hatay Valiliğine iletildiği, 14/10/2010 günlü Olur’la disiplin soruşturması başlatıldığı, davacının 26/10/2010 tarihinde tutuklandığı, bu tarihte görevden uzaklaştırıldığı, konunun önemine binaen 03/11/2010 tarihinde müfettiş görevlendirilerek soruşturmanın müfettişler tarafından devam ettirildiği, 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinde öngörülen altı aylık zaman aşımı süresinin geçirilmiş olmasının söz konusu olmadığı ve İl Polis Disiplin Kurulunda davacının sözlü savunması alınıp Yüksek Disiplin Kurulu kararından önce verilmiş yeni bir sözlü savunma istemi olmadığından davacının iddialarına itibar etme olanağı bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka uygun olması sebebiyle, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının, yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; İdare Mahkemesince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sonrasında Yargıtay tarafından bozulmasına kararı verilen ceza mahkemesi kararı esas alınarak değerlendirme yapıldığı; dosyanın esastan detaylı bir şekilde incelenmesi gerekirken, hüküm bile olmayan bir karar dikkate alınarak davacı aleyhine karar verilmesinin idari yargıyı işlevsiz bırakma sonucunu doğurduğu; suç örgütüyle ilgili operasyonlar yaptığı, örgüt üyelerinin bir kısmını haber elemanı olarak kullandığı, ilişkisinin sadece görev kapsamında kaldığı; davacıya yapılan isnatların bütünüyle davacının yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle kendisine hasmane tutum takınan kişilerin soyut iddialarından ibaret olduğu; aynı fiil nedeniyle davacıya iki ayrı ceza verilmesinin disiplin hukukunun temel prensiplerine uygun olmadığı; suça karıştıklarını sonradan öğrendiği kişilerle, haber elemanı sıfatıyla daha önce yaptığı görüşmeler nedeniyle verilen cezanın ağır olduğu, davacıya bir ceza verilmesi gerekiyorsa, koşullar zorlanarak, resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı zedelemekten dolayı bir ceza verilmesi gerektiği ileri sürülerek, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.