Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9561 E. , 2022/4585 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9561
Karar No : 2022/4585
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde … olarak görev yapan davacı tarafından, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliğinde “…ı” olarak görev yaptığı dönemde, “Kanuni Dinleme Modülü (KDM) kayıtlarına alınan görüşmelerin, izinde olduğu tespit edilen personele imza ettirilmek suretiyle kasıtlı olarak gerçek dışı tutanak düzenleyip rapor tanzim etmek veya ettirmek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin … Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (7) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, farklı tarihlerde düzenlenen iletişim tespit tutanaklarında bir kısım emniyet personelinin imzalarının bulunduğunun dosya kapsamındaki tutanaklardan anlaşıldığı, polis memurlarının söz konusu tarihlerde izinli olduğunun da izin belgelerinden görüldüğü; ifadelerde Kanuni Dinleme Modülünde tapenin yapıldığı tarihin değiştirilemeyeceği belirtilmiş ise de, … tarih ve … sayılı yazıdan; TİB KDM üzerinden takip edilen hedeflere ait suç unsuru görüşmelerin tape çözümleri bu program (KDM) üzerinden yapıldığının ve çıktıları alınmak istendiğinde sistemin bahse konu İletişimin Tespit Tutanaklarını ”word dosyası” olarak bilgisayara indirildiğinin, bilgisayar üzerine indirilen iletişimin tespit tutanaklarının ise çıktısı alınmadan önce bahse konu word dosyasında istenilen değişikliklerin yapılabildiğinin anlaşıldığı; bu durumda izinli olduğu halde söz konusu personelin, iletişim tespit tutanağı tanzim ettiği, yetkisiz kişilerce düzenlenen tutanakların hukuki delil olma niteliğini kaybettiği, dolayısıyla işlenen bu fiille gerçek dışı tutanak düzenlenmesine sebep olunduğu; Teknik Büro Amir yardımcısı davacının görevli olduğu dönemde bu işlemlerin yapıldığı ve davacının görev ve sorumluluğu dikkate alındığında isnat edilen eylemin sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalı idare tarafından davacıya, gerek kendisi gerekse de avukatı aracılığıyla disiplin soruşturma dosyasını inceleyerek savunma hakkını etkin bir biçimde kullanma imkanı verildiği ayrıca hakkındaki iddialara ilişkin olarak sözlü şekilde ifade etmek istediği hususları sözlü savunma oturumunda ifade ederek savunmasını yapabilmesi için kendisine tebligat yapılmasına rağmen davacının sözlü savunma oturumuna da katılmadığından dolayı, davacının etkin savunma yapmasına imkan tanınmadığı ve savunma hakkının ihlal edildiği iddiaları yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Şanlıurfa …. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemde, İletişimin Tespiti Tutanaklarının gerçeğe aykırı olduğu iddia edilmişse de, tutanakların içeriklerine yönelik herhangi bir iddiada bulunulmadığı, tutanakta yazılı olan tarihte imza sahibi olan iki memurdan birisinin izinli olmasının tek başına tutanağın gerçeğe aykırı olduğu sonucuna ulaşmaya hukuken imkan vermediği, tutanak tarihlerinin sistem tarafından otomatik olarak verildiği, İletişimin Tespiti Tutanaklarındaki tarihlerin esasa herhangi bir etkisinin bulunmadığı; savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.