Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9571 E. , 2022/5295 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9571
Karar No : 2022/5295
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Polis Memuru” olarak görev yaptığı dönemde, “…’nin getirmiş olduğu dijital belgelerden birinde bulunan artı işaretini hukuki bir delil gibi değerlendirmek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi öngörülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (18) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyası ve Mahkemelerinin E:… ve E:… sayılı dosyalarına gönderilen soruşturma dosyası ve eklerinin birlikte incelenmesinden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca … sayılı dosya ile yürütülen soruşturma kapsamında, … isimli şahsın 13/05/2011 ve 27/10/2011 tarihlerinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirmiş olduğu dijital dokümanlar arasında bulunan… isimli belgenin incelenerek Başkomiser … ve Polis Memuru … tarafından 07/12/2011 tarihinde tespit tutanağı tanzim edildiği, belgede 1’den 28’e kadar maddeler halinde isimlerin yazılı olduğu, bu isimlerden bazılarının yan taraflarında (+) işareti ve isimlerinin yanında görevleriyle ilgili açıklamalarının olduğu, ancak yapılan tespit tutanağında belgenin hiçbir yerinde yazılmamasına ve belirtilmemesine rağmen isimler yanındaki (+) işaretler ile ilgili “belge incelendiğinde genel olarak kamu alanında çalışan kişilerin bulunduğu ve yanlarına destek durumuna göre el yazısı ile artı işareti konulduğu ve birtakım açıklamaların yazılı olduğu görülmüştür.” şeklinde bir tespit yapıldığı, “yanlarına destek durumuna göre” ve bu tespitle yanında (+) işareti bulunan 5. sıradaki …, 19. sıradaki … ve 26. sıradaki … hakkında hazırlanan rapordan başka hiçbir tespit yapılmadan, talep yazısı ve gerekli kararların alınarak iletişimin dinlenmesine başlanması için İletişimin Tespiti Kararı alındığı, aynı dokümanla ilgili tekrar aynı belgeye dayalı aynı gerekçelerle davacı tarafından 2,5 ay sonra talep yazısı ve gerekli kararların alınarak iletişimin dinlenmesine başlanması için İletişimin Tespiti Kararı alındığı, alınan ifadeler, elde edilen bilgi ve belgeler neticesinde, hazırlanan raporların dayandırıldığı… isimli belgede yazılmamasına rağmen “…….yanlarına destek durumuna göre el yazısı ile artı işareti konulduğu ve bir takım açıklamaların yazılı olduğu görülmüştür” şeklinde bir tespitin hukuki bir delilmiş gibi değerlendirilip karar almaya esas teşkil edecek şekilde (+) işareti konulanların terör örgütü kapsamında gösterildiği, “…’nin getirmiş olduğu dijital belgelerden birinde bulunan artı işaretini hukuki bir delil gibi değerlendirmek” fiilinin “Yetkisini veya nüfusunu kötüye kullanmak” şeklinde sübuta erdiği ve fiilin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 28. madde gereğince, idarenin disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığının gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu, bu nedenle, işin esasına girilmemesi gerektiği yönündeki davacının iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, fiil ve ceza tespiti yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzük’ün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’yle düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı; soruşturmanın tüm aşamalarında savunma hakkının, keyfi ve hukuka aykırı olarak ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.