Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9937 E. , 2022/3815 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9937
Karar No : 2022/3815
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …
VEKİLLERİ : …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
3- … Müdürlüğü
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU : Davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı … olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda “görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinin iptali istemiyle dava açmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından; sadece aleyhine olan delillerin değerlendirildiği, talebine rağmen lehine olan delillerin irdelenmediği, soruşturma raporunun yanlışlık, eksiklik, haksızlık ve hukuksuzluklarla dolu olduğu,
Yetkili makamca ismi ve isnat olunan fiili belirtilerek soruşturma onayı alınmaksızın işlem tesis edilerek ceza verildiği,
Savunma hakkının kısıtlandığı,
İddiaların soruşturma zamanaşımına uğradığı, davalı idarece esasa girilmeden doğrudan işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği,
Müfettişlerin bağımsızlıklarını ve tarafsızlıklarını yitirdikleri,
Dava konusu işlemin, işlenen fiil ile verilen ceza arasında adil bir denge bulunması ilkesi olarak ifade edilen ölçülülük ilkesi ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu,
Alt derece cezanın uygulanmadığı,
Disiplin kurulunun hatalı oluşturulduğu,
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün kanuni düzenleme ilkesine aykırı olduğu, Anayasa uyarınca memurların memuriyete girişten emekliliğe kadar memuriyet statüsüne ilişkin işlemlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği,
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan Kanun maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptal edildiği, Tüzük’e göre disiplin cezası verilemeyeceği,
Disiplin soruşturmasına konu olayla ilgili denetim görevini yerine getirdiği, ayrıca disiplin cezasına konu olacak bir fiilin bulunmadığı, disiplin soruşturması raporunda da silinmiş verilere ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık tespitine yer verilmediği,
Aynı fiilinden dolayı iki kez cezalandırıldığı ileri sürmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) tarafından; polisin ifa ettiği güvenlik hizmetinin nitelikleri ve gereklerinin, diğer Devlet memurları tarafından ifa edilen görevlerden farklı olduğu,
Kişi hak ve özgürlüklerine müdahale edebilecek nitelikte yetki ve görevlerle donatılan polisin, bu yetki ve görevlerini kötüye kullanmasını önlemek ve disipline etmek, demokratik hukuk devleti ilkesi gereğince bireyin özgürlüğünü teminat altına almak için polislik mesleğine özgü disiplin kurallarına ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle kanun koyucu tarafından özel disiplin kuralları ve cezalarının öngörüldüğü,
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesine dayanılarak hazırlanan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dava konusu düzenlemesinde ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; soruşturma onayının usulüne uygun olarak alındığı,
Savunma hakkının kısıtlanmadığı, ilgili mevzuata uygun olarak hesaplanan ücretin yatırıldığına dair dekontu ibraz etmesi halinde dosyanın bir suretinin verilebileceğinin ayrıca Hukuk Müşavirliğine giderek hakkında düzenlenen disiplin soruşturma dosyasının kendisi veya vekilince ücretsiz olarak incelenebileceğinin belirtildiği,
Eylemlerin soruşturma zamanaşımına uğramadığı, davacı hakkında isnat edilen suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren yasal süre içerisinde soruşturma başlatıldığı ve suçun işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde davaya konu disiplin cezasının verildiği,
Lehe olan delillerin toplanmadığı iddiasının yerinde olmadığı, soruşturmacı tarafından konu ile ilgili gerekli bilgi ve belgelerin toplandığı ve incelendiği, hakkında soruşturma yapılan davacının ifadelerine başvurulduğu, soruşturmacı tarafından tespit edilen tanıkların dinlendiği, yapılan soruşturma sonucunda mevcut bilgi ve belgelerle ifadeler bir arada değerlendirilerek iddia konusu eylemin disiplin suçu oluşturduğunun ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca disiplin cezası verilmesinin önerildiği,
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 15. maddesi uyarınca alt cezanın uygulanmasında idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu işlemde yapılan değerlendirme sonucunda söz konusu maddenin uygulanmasına gerek olmadığına karar verildiği,
Disiplin kurulunun ilgili mevzuata uygun olarak oluşturulduğu,
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün özel kanun niteliğindeki 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak ve bu Kanun’un amacına uygun olarak düzenlendiği,
Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının yürürlüğü ertelenerek mevcut mevzuatın yürürlüğünün korunduğu, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına; “görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 2. sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesindeki “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” eylemi nedeniyle 1 günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararı ile dayanağı olan Yönetmelik hükmünün iptaline karar verilmesi istenilmektedir. Davacı yanın disiplin cezasına yönelik usule ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, işin esasına geçilmiştir:
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun mülga 83. maddesinin birinci cümlesinde, “Gerek intibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin hazi olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur.” kuralı bulunmaktadır.
Dosyanın incelendiği tarih itibariyle; Anayasa Mahkemesinin 29.1.2016 tarihli ve 29608 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 13.1.2016 tarihli ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağını teşkil eden Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenmiş suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılığı nedeniyle iptaline ve kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararı üzerine 23.1.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesi yürürlükten kaldırılmış ve 8.3.2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun kabul edilmiştir.
682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı ve bu Yasa maddesine dayanılarak yürürlüğe girmiş olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin de Anayasa Mahkemesinin 13.1.2016 tarihli ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararı üzerine yasal dayanaktan yoksun kaldığı, böylece uyuşmazlığın incelelendiği tarih itibariyle Tüzük hükümlerinin hukuki geçerliliğini yitirdiği görülmekle birlikte İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararının iptali istemiyle de dava açıldığı dikkate alınarak yargısal denetimin davanın açıldığı tarihte geçerli olan hukuki durum esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun mülga 83. maddesi gereğince üst hukuk normunun verdiği yetkiye dayanılarak polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınmak suretiyle hazırlandığı ve Danıştay incelemesinden geçerek yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, iptali istenen Tüzük hükmünün davanın açıldığı tarihte geçerli olan dayanağı üst hukuk normu niteliğindeki yasal düzenlemeye aykırılık taşımadığı görülmüştür.
Olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nda terör örgütleri ile mücadelede elde edilen fotoğraf ve videolardaki verilerden kimlik tespitine ilişkin olarak 2013 yılında Yüz Tanıma Sisteminin kullanılmaya başlandığı ve Hizbullah-İlim terör örgütü ile ilgili veri girişi ve arama, tarama, eşleştirme işlemleri sırasında resmi polis üniformalı şahısların görülmesi üzerine yüz tanıma sistemi kayıtlarından bir kısmının silindiği, eşleştirmelerde ortaya çıkan emniyet mensupları hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı ve yüz tanıma sisteminin uygulanmasına yönelik düzenleyici işlemler de hazırlanmadığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesindeki “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” eylemi nedeniyle 1 günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararının verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki mevcut belge ve bilgilerden; Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nda kullanılmaya başlayan yüz tanıma sistemi ile ilgili ve sistemin veri tabanına yüklenecek kişi ve kişisel verilerin yasalara ve mevzuata uygunluğunun yanı sıra sistemde varlığı anlaşılan ya da eşleştirmeler sonucunda ortaya çıkan ve soruşturma raporlarında da tespit edilmiş mükerrer kişisel verilere ilişkin konularda sistemin uygulanmasına yönelik olarak herhangi bir düzenleyici işlem hazırlanmadığı ve bu konuda kayıtsızlık gösterildiği görülmekte olup, davacının da Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nda 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı bu dönemde yüz tanıma sistemi işlemlerinin yürütüldüğü birimlerden sorumlu olduğu anlaşıldığından, üzerine atılı eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesi gereğince 1 günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararının mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesindeki “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” eylemi nedeniyle 1 günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararı ile dayanağı olan Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda “görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153. maddesinde, “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu’nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinde, “Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır.” kuralı yer almıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinde yer alan, “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiili, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlıklı 37. maddesinde, “(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır…”;
“Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur…” hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 8/3-a-13 maddesinde de “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiili, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde olduğu gibi üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I – DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, anılan kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa’nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır.
II – DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “…disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ‘suçta kanunilik’ ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan ‘kanuni düzenleme’ ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararından sonra Anayasa’nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, anılan Kanun’un 8/3-a-13 maddesinde de “Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiili, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün dava konusu 5/A-6 maddesinde olduğu gibi üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin “suçta kanunilik” ve “yasal düzenleme” ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun’da, anılan Tüzük’ün dava konusu 5/A-6 maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük’te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük’ün dava konusu 5/A-6 maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde;
Emniyet Genel Müdürlüğünün 09/05/2013 günlü, 96683 sayılı ve “Yüz Tanıma Sistemi” konulu yazısıyla, terörle mücadelede gelişen teknolojiler kullanılarak suç soruşturmalarının niteliğinin daha da artırılabilmesi amacı ile Yüz Tanıma Sistemi Projesinin (YTS) birimlerin hizmetine sunulduğu, sistem ile kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla fotoğraf ve videolar üzerinde arama ve tespitler yapılabildiği, sisteme kullanıcı adı ve şifre ile sadece bu sistemin çalışması amacı ile tahsis edilen bilgisayarlardan erişilebilmekte olup, kullanıcılar tarafından yapılan işlemlerin kayıt altına alındığı, sistemde kullanılmak üzere sadece yakalanan veya gözaltına alınan, şüpheli sıfatıyla hakkında soruşturma yürütülen, hakkında yakalama emri bulunan, meydana gelen olaylara veya kanunsuz gösterilere karıştığı tespit edilen, muhtemel terör eylemlerinde bulunabilecek kişilere ait fotoğrafların girilebileceği, sistemden gerekli verimin alınılabilmesi için kayıtların tetkik edilerek yukarıda belirtilen kapsamda sistemde kayıtlı fakat fotoğrafı olmayan kişilerin fotoğraflarının sisteme girilmesi, sistemde kayıtlı olmayan kişilerin ise güncel fotoğraflarının temin edilerek sisteme giriş yapılması gerektiği teşkilata duyurulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğünün söz konusu yazısı ile Yüz Tanıma Sisteminin (YTS) kullanımına ilişkin kuralların belirlendiği ve genel çerçevenin çizildiği görülmektedir.
Dava dosyası ile disiplin soruşturması raporu ve eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığında terör örgütleri ve teröristlerle ilgili mücadelede elde edilen fotoğraf ve videolardaki verilerden kimlik tespiti amacına yönelik olarak 2013 yılında uygulamasına başlanılan Yüz Tanıma Sisteminin (YTS) kullanımına ilişkin Hizbullah-İlim Terör Örgütü ile ilgili veri girişi ve arama, tarama, eşleştirme işlemleri sırasında resmi polis üniformalı şahısların görülmesi üzerine söz konusu kayıtlardan bir kısmının silindiği, eşleştirmelerde ortaya çıkan herhangi bir emniyet mensubu hakkında herhangi bir işlemin yapılmamış olduğu, YTS’nin kullanımı, verilerin girişi ve silinmesi gibi hususları içeren sistemin uygulamasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olduğunun tespiti üzerine aralarında davacının da bulunduğu bazı emniyet personeli hakkında disiplin soruşturmasına başlanıldığı; YTS ile ilgili ve sistemin veri tabanına yüklenecek kişi ve kişisel verilerin hangi usul ve esaslar ile elde edileceği, verilerin girişi, silinmesi, veri yükleme işlemi ve yüklenen verilerin yasalara ve mevzuata uygunluğu, sistemde varlığı anlaşılan ya da eşleştirmelerde ortaya çıkan mükerrer kişisel verilere ilişkin hususları da içeren sistemin uygulanmasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olması hususunda davacının kayıtsızlık gösterdiği tespitine yer verilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar YTS ile ilgili ve sistemin veri tabanına yüklenecek kişi ve kişisel verilerin hangi usul ve esaslar ile elde edileceği, verilerin girişi, silinmesi, veri yükleme işlemi ve yüklenen verilerin yasalara ve mevzuata uygunluğu, sistemde varlığı anlaşılan ya da eşleştirmelerde ortaya çıkan mükerrer kişisel verilere ilişkin hususları da içeren sistemin uygulanmasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olması hususunda davacının kayıtsızlık gösterdiği gerekçesiyle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, YTS’nin kullanımına ilişkin kuralların Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlendiği, bunun dışında ayrıca bir düzenleyici işlem (genelge, yönerge gibi) yapma konusunda o dönem itibarıyla daire başkan yardımcısı olan davacının herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, sadece düzenleyici işlem yapma hususunda öneride bulunabileceği dikkate alındığında, davacının disiplin cezasını gerektirir nitelikte bir fiilinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, “görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı dava konusu işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla,
2. Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6 maddesi gereğince “1 gün aylık kesimi” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının İPTALİNE oybirliğiyle,
3. Aşağıda dökümü yapılan … -TL yargılama giderinin yarısı olan … -TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan … -TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan … TL’nin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari Yargı denetiminin amacının “hukuka uygunluk” olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Tüzük maddesinin uygulanma kabiliyetinin kalmaması nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.