Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1218 E. , 2022/3922 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1218
Karar No : 2022/3922
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Kocaeli ili, Dilovası İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, “Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak veya umursamamak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-4 maddesi uyarınca “3 günlük aylık kesimi cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Kocaeli Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2017 günlü, E:2016/15775, K:2017/21790 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bozma kararına uyularak ara kararları ile davacının kısıtlılık durumuna ilişkin olarak devam eden hukuk yargılamasının akıbeti sorulmuş ise de; aynı davacı tarafından … İdare Mahkemesinin … esasına kayden açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/05/2019 günlü, E:2018/5000, K:2019/3616 sayılı bozma kararındaki gerekçeye uyulmayarak; “davacı hakkındaki kısıtlılık kararının temyiz incelemesi neticesinde bozulması sonrasında bu husustaki yargılamanın halen devam ettiği görülmekte olup, davacı hakkında karar verildiği esnada kısıtlama kararı olmadığı ve davacıya vasi de atanmadığı açık olduğundan, vasiden ve vesayet makamından icazet alınması gerekmediği” gerekçesiyle … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla ısrar edildiği, ısrar üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2021 günlü, E:2021/156, K:2021/1017 sayılı kararıyla ısrar kararının onanmasına karar verildiği bu itibarla; yargılamanın en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını teminen işbu davada da, davacı hakkındaki kısıtlılık haline ilişkin yargılamanın halen devam ettiği, dava konusu işlem tesis edildiği esnada kısıtlama kararı olmadığı ve davacıya vasi de atanmadığından, kısıtlılık haline ilişkin yargılamanın kesinleşmesi beklenilmeksizin karar verilebileceği sonucuna varılarak, disiplin cezası ile ulaşılmak istenen amacın tam olarak gerçekleşebilmesi için memurun ceza gerektiren fiilinin ve kendisine bu nedenle verilen cezanın neden ve sonuçlarını değerlendirebilecek akıl ve ruh sağlığına sahip olmasının şart olduğu, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği ve işlemin tesisine neden olan fiili işlediği tarihlerde davacının akli melekelerinin yerinde olmadığına dair usulüne uygun bir sağlık kurulu raporu mevcut değil ise de; ciddi davranış bozuklukları nedeniyle psikolojik yönden değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği yolunda amirleri tarafından tespit ve değerlendirmelerin yapılması üzerine, sevk edildiği sağlık kurumları tarafından düzenlenen raporlarda davacı hakkında kısıtlılık tedbiri uygulanması gerektiğinin belirtildiği bu durumda, dava konusu işlemin tesisinden önce akıl ve ruh sağlığını yitirmiş olduğu yolunda hakkında ciddi şüphe ve değerlendirmeler bulunan davacının, öncelikle uzman kişilerce akıl ve ruh sağlığı yönünden muayenesinin sağlanması ve bu muayene sonucundaki tespitlere göre yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmesi gerekirken bu yönden bir inceleme değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir..
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının 15/07/2017 tarihinde malulen emekliye ayrıldığı, davacını disiplin cezasının verildiği tarihte psikolojik durumu hakkında herhangi bir tespit bulunmadığı gibi o tarihte mesleğine devam ettiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, davacının bağlantı istemi yerinde görülmediğinden; bağlantı isteminin reddine karar verildikten sonra, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.