Danıştay Kararı 2. Daire 2022/1874 E. 2022/4342 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/1874 E.  ,  2022/4342 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1874
Karar No : 2022/4342

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü … Abone İşleri Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacı, Avrupa … Atıksu Arıtma Şube Müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğu, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; üst düzey yöneticilik görevine atanmadan önce bulunduğu görevlere herhangi bir mesleki yarışma sınavı veya kurum içi görevde yükselme sınavında başarılı olmak suretiyle gelmeyen, bir başka deyişle kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı kadrosuna atanmayan davacının, bu görevinden alınması yolunda tesis edilen işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu; buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğu; olayda, davacının görevden alınmasını gerektirecek nitelikte somut bir tespitin bulunmadığı gibi, görevinde başarısız olduğu, yetersiz kaldığı ve herhangi bir olumsuz davranışının bulunduğu hususları da hukuken kabul edilebilir somut tespitlerle ortaya konulmadığından, dava konusu işlemde sebep ve maksat yönlerinden hukuka uygunluk, davayı reddeden Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin, davalı idarenin geniş takdir yetkisi çerçevesinde, etkinlik ve verimliliğinin sağlanması gayesiyle, davacının almış olduğu eğitim doğrultusunda, liyakat ilkesine uygun bir şekilde, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği; söz konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :
Dava; … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü … Abone İşleri Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, Avrupa … Atıksu Arıtma Şube Müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Davalı idareye mühendis olarak açıktan atanan davacının, bu görevine 03/04/2006 tarihinde başladığı ve 17/02/2017 tarihinde daire başkanı olarak göreve başlayana kadar mühendis, dava konusu işlemle tekrar mühendis kadrosuna atanıncaya kadar da daire başkanı kadrosunda görev yaptığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu işlemin, yukarıda sözü edilen mevzuat hükmü uyarınca, davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, ilgilinin eğitim durumu ve geçmiş hizmetleri göz önünde bulundurularak, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.