Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2199 E. , 2022/4340 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2199
Karar No : 2022/4340
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Pazarlama A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA (MÜDAHİL) : … Odası … Şubesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, … Mahallesi’nin Kentsel Sit Alanı olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin İstanbul III Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … günlü, … sayılı kararının ve davacıya ait yapının “ofis” olarak kullanılmasının men”ine ilişkin Beşiktaş Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince davanın kısmen iptali, kısmen reddi yolunda verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, davalı Belediye Başkanlığınca iptale ilişkin kısmının temyizi üzerine anılan karar Danıştay Onuncu Dairesinin 24/02/2020 günlü, E:2018/2102, K:2020/787 sayılı kararı ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince bozma karararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; uyuşmazlıkta, belirtilen adreste faaliyetini yürüten davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı, söz konusu taşınmazın ise mer’i imar planlarında konut bölgesinde ve kentsel sit alanında kaldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın, Türkiye’de planlanan ilk toplu konut örneklerinden biri olması, gerek tasarımı gerekse özgün mimarisinin kendine has bir mahal oluşturması nedenleriyle kentsel sit alanı olarak ilan edildiği, dolayısıyla söz konusu alanın, ilk toplu konut örneği olması nedeniyle tescile değer bulunduğu ve bu konutların korunmasına karar verildiği, 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca da tescil edilen yerlerin kullanımlarının değiştirilmesinin yasaklanmış bulunduğu, tescil edilen ve konut alanında kalan dava konusu bölgenin işyeri olarak kullanılması halinde ise Koruma Kurulu kararının işlevsiz kalacağı ve tescile esas alınan niteliklerin kaybolmasına sebep olunacağı, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmaksızın faaliyet gösteren işyerlerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğinin 6. maddesi gereği faaliyetten men edilmeleri gerektiği, kentsel sit alanında ve konut bölgesinde kaldığı için işyeri olarak kullanılması mümkün olmayan, işyeri açma ve çalışma ruhsatı da bulunmayan davacıya ait işyerinin faaliyetten men edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yargılama devam ederken 14/06/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 2. maddesine 6111 sayılı Kanunun 201. maddesi ile “f” fıkrasının eklendiği, Kanunun 2. maddesi ile işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı almayacak olanların tek tek belirlendiği, “f” fıkrasında da “1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca açılan avukatlık büroları ile 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca açılan muhasebecilik ve mali müşavirlik bürolarına uygulanmaz.” hükmünün getirildiği, dava konusu yerin home ofis olarak kullanılmasına son verildiği, muhasebe bürosu olarak kullanılmaya devam edildiği, muhasebe bürolarında işyeri açma ruhsatı istenmediğinden yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen 24/02/2022 günlü, E:2022/201, K:2022/396 sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.