Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2420 E. 2022/4050 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2420 E.  ,  2022/4050 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2420
Karar No : 2022/4050

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara İli Çankaya İlçesi … Caddesi … adresinde … unvanlı işyerinin 4207 sayılı Kanun kapsamında 10 gün faaliyetten men edilmesine yönelik Çankaya Kaymakamlığının 20/03/2015 günlü, 2769 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … gün ve E:…; K:… sayılı kararı, Danıştay İkinci Dairesinin 06/12/2021 gün ve E:2021/5030 K:2021/4717 sayılı kararı ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; 4207 sayılı Yasa’nın mevcut halinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu’nun yayımından sonra dava konusu iş yerinin kapatılması işlemine dayanak teşkil eden 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un yukarıda yer verilen hükümlerinde iş yerlerinin kapatılmasına ilişkin işlemlerin hangi şartlarda yapılabileceğinin belirtildiği, ancak bu tür işleme karşı hangi mahkemede dava açılabileceğine ilişkin düzenleme yapılmadığı, uyuşmazlığın; davacıya ait işyerinin, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un bir yıl içinde 4. kez (3.tekerrür) ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun’un 5. maddesinin 16. fıkrası uyarınca 10 gün süreyle kapatılmasına ilişkin işlemden kaynaklandığı, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar kazanmış 24/02/2020 günlü, E:2020/126, K:2020/104 sayılı ve 26/10/2020 günlü, E:2020/430, K:2020/599 sayılı kararlarının da bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu yönünde olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; mahkeme kararında görev yönünden davanın reddine karar verildiği halde yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, kararın bu yönden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN (DAVALILARIN) CEVAPLARI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.