Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2430 E. , 2022/4218 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2430
Karar No : 2022/4218
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR (KARŞILIKLI TEMYİZ) :
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av… – Av. …
2- DAVALI : … Valiliği (… Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan 9.180,00 m²’lik taşınmazın 2.295,00 m²’lik kısmının 11/01/2015-10/01/2020 tarihleri arasında “tır ve iş makinesi parkı ve konteyner koymak” suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 182.733,56-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin 16/03/2020 günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
… …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu 182.733,56-TL’lik ecrimisil ihbarnamesinin 122.054,04-TL’lik kısmının iptaline, geriye kalan 60.679,52-TL’lik kısım yönünden ise davanın reddine hükmedilmiş olup; bu kararın davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Taraflar karşılıklı olarak … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararın, dilekçelerinde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca Tetkik Hakimi …’ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu , “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin anılan maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay’da temyiz isteminde bulunulabileceği; “Temyiz dilekçeleri” başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare mahkemesi kararının verildiği tarih olan 2022 yılı için temyiz sınırı 261.000,00-TL’dir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:.. adresinde bulunan 9.180,00 m²’lik taşınmazın 2.295,00 m²’lik kısmının 11/01/2015-10/01/2020 tarihleri arasında “tır ve iş makinesi parkı ve konteyner koymak” suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 182.733,56-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin 16/03/2020 günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; 2022 yılı için temyiz sınırının 261.000,00-TL belirlenmiş olması nedeniyle, dava değeri temyiz sınırının altında kaldığından, … Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmiş ise de, verilen karar kesin olup, temyizen incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARE VE DAVACININ TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince, kesin olarak verilmesi gereken karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek davacının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle temyiz başvuru, karar harcı toplamı olan …TL ile artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, diğer temyiz posta giderinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, yine artan posta ücretinin davalı idareye iadesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve bir örneğinin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Temyiz başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, “temyiz edilebilecek kararlar”; “açılan davanın konusu” esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların, temyiz edilebileceği kurala bağlanmış;
2577 sayılı Kanun’un Ek 1. Maddesinde; ” Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinden, konusu belli bir para olan ” idari işlem” hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; açılan davalardaki iptali istenilen ” işlemin konusu miktar”a göre yapılacağı hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin de davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan dava değeri esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırların yıl itibariyle yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurulması açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Anılan madde hükümleri uyarınca, bu 2577 sayılı Kanun’da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından davanın açıldığı 22/05/2020 tarihinde, dava değeri 176.000,00-TL üzerinde açılan davaların temyiz talebi olduğu görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde bulunan 9.180,00 m²’lik taşınmazın 2.295,00 m²’lik kısmının 11/01/2015-10/01/2020 tarihleri arasında “tır ve iş makinesi parkı ve konteyner koymak” suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 182.733,56-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, karşılıklı yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının taraflarca karşılıklı temyizen incelenerek bozulması istemiyle temyiz başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkkate alınmaz.
Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” kurallarına yer verilerek, 2577 ayılı Kanun’dan farklı olarak; nihai karara bağlanmış ve Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar dışında, tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin olan 7. maddesindeki parasal sınırın dava açıldıktan sonra da değişmesi kabul edilmiş ise de; 2577 sayılı Kanun’da, temyizen incelenecek davalar yönünden bu tür bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda; davanın açıldığı 22/05/2020 tarihinde temyiz parasal sınırının 176.000,00-TL olduğu, 182.733,56-TL olan dava değerinin ise davanın açıldığı 2020 tarihindeki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun’un 46.maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı gerekçesiyle tarafların temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği yönündeki Daire kararına katılmıyorum.