Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2641 E. 2022/4049 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2641 E.  ,  2022/4049 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2641
Karar No : 2022/4049

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, … Mahallesi … Sokak No:… adresinde bulunan “…” isimli işyerinde masözlük belgesi bulunmayan personel çalıştırıldığından bahisle 220,00 TL idari para cezası verilmesi ve işyerinin 3 gün süreyle “ticaret ve sanat icrasından men edilmesine” dair … günlü, … sayılı Tepebaşı Belediyesi Encümen kararının iptali istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … gün ve E:…; K:… sayılı karar, Danıştay İkinci Dairesinin 11/11/2021 gün ve E:2021/11168: K:2021/4134 sayılı kararı ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; 1608 sayılı Yasa’nın mevcut halinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almadığı, dava konusu olayda uyuşmazlığın; 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca dava konusu “Masaj Salonu” faaliyet konulu işyerinde masözlük belgesi bulunmayan personel çalıştırıldığından bahisle 220,00-TL idari para cezası verilmesi ve işyerinin 3 gün süreyle “ticaret ve sanat icrasından men edilmesine” dair 07/01/2016 tarih ve 24 sayılı Tepebaşı Belediyesi Encümeni kararından kaynaklandığı ve bu haliyle encümen kararının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğu, 1608 sayılı Kanun’unda ise idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli Mahkemenin gösterilmediği, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar kazanmış 01/04/2014 günlü, E:2014/456, K:2014/487 sayılı ve 28/12/2015 günlü, E:2015/868, K:2015/903 sayılı kararlarının da bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu yönünde olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemde 1608 sayılı kanunun dayanak alınmaması gerektiği, davalı idarenin görev ile ilgili itirazının olmadığı, kazanılmış haklarının bulunduğu iş bu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.