Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2678 E. , 2022/4023 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2678
Karar No : 2022/4023
DAVACI : …
DAVALI : … A.Ş.
İSTEMİN KONUSU: Davacı tarafından;
1-Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının … günlü ve … sayılı yazısıyla davacı tarafından kullanılan başmüfettiş mührünün geri istenilmesi ve yerine 21 no’lu başdenetçi mührünün gönderilmesine yönelik işlemin,
2- …’nın Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başkanı olarak atanmasına dair işlemin,
3-Atama işleminin dayanağı olan düzenleyici işlemin;
– Eğer 13/05/2022 tarihinden önce atanmışsa, dönemine göre 2018 Ekim ayından 15/11/2021 tarihine kadar geçerli olan Rehberlik ve Kontrol Hizmetleri Prosedüründe Daire Başkanının atanma usulünü düzenleyen “5.2.1 Rehberlik ve Kontrol Hizmetleri Daire Başkanı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hükümlerinin ilgili maddesi gereğince atanır.” şeklindeki mülga maddesinin,
-Veya 15/11/2021 tarihinde çıkarılan Rehberlik ve Teftiş Prosedürünün 6.2.1 maddesinde yer alan “6.2.1. Rehberlik ve Teftiş Başkanı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hükümlerinin ilgili maddesi gereğince atanır.” hükmünün,
– Ve bu atamayı kesintisiz sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’e 13/05/2022 tarihinde eklenen 74. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 2. alt bendinde yer alan “2) Denetçi veya Müfettiş olarak en az on yıl hizmeti bulunmak,” hükmünün,
– Eğer ataması 13/05/2022 tarihi veya sonrası ise bu atama işlemi ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’e 13/05/2022 tarihinde eklenen 74. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 2. alt bendinde yer alan “2) Denetçi veya Müfettiş olarak en az on yıl hizmeti bulunmak,” hükmünün yürütülmesinin durdurulması ve akabinde iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi …’ın açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2/b fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği, 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 7. maddesinin 4. fıkrasında, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3/g bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1/d bendinde, bu yönlerden Kanun’a aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtildikten sonra; anılan maddenin 5. fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2/b bendi uyarınca; davacı tarafından, davanın konusu ve sebeplerinin, dayanaklarıyla birlikte, belirgin bir biçimde ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması zorunlu olup, uyuşmazlığın, ancak bu şekilde yargı yerlerince hukuki irdelemesinin yapılmasından sonra hükme bağlanabileceği, 5. maddesi uyarınca ise; birden fazla işleme tek dilekçe ile dava açılabilmesinin, ancak, bu işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması şartına bağlandığı tartışmasızdır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın … günlü ve … sayılı yazısıyla davacı tarafından kullanılan başmüfettiş mührünün geri istenilmesi ve yerine 21 no’lu başdenetçi mührünün gönderilmesine yönelik işlemin, …’nın Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başkanı olarak atanmasına dair işlemin ve atama işleminin dayanağı olan düzenleyici işlemin; eğer atama işlemi 13/05/2022 tarihinden önce tesis edilmişse, dönemine göre 2018 Ekim ayından 15/11/2021 tarihine kadar geçerli olan Rehberlik ve Kontrol Hizmetleri Prosedüründe Daire Başkanının atanma usulünü düzenleyen “5.2.1 Rehberlik ve Kontrol Hizmetleri Daire Başkanı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hükümlerinin ilgili maddesi gereğince atanır.” şeklindeki mülga maddesinin veya 15/11/2021 tarihinde çıkarılan Rehberlik ve Teftiş Prosedürünün 6.2.1 maddesinde yer alan “6.2.1. Rehberlik ve Teftiş Başkanı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hükümlerinin ilgili maddesi gereğince atanır.” hükmünün, bu atamayı kesintisiz sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’e 13/05/2022 tarihinde eklenen 74. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 2. alt bendinde yer alan “2) Denetçi veya Müfettiş olarak en az on yıl hizmeti bulunmak,” hükmünün, eğer ataması 13/05/2022 tarihi veya sonrası ise bu atama işlemi ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’e 13/05/2022 tarihinde eklenen 74. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 2. alt bendinde yer alan “2) Denetçi veya Müfettiş olarak en az on yıl hizmeti bulunmak,” hükmünün yürütülmesinin durdurulması ve akabinde iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
İptali istenilen Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın … günlü ve … sayılı işlemi ile …’nın Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başkanı olarak atanmasına dair işlem ve dayanağı düzenleyici işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, dava konusu işlemlerin amaç ve kapsamlarının da birbirinden farklılık arz ettiği dikkate alındığında, ayrı ayrı değerlendirilmeleri ve hukuka uygunluk denetimlerinin de ayrı ayrı yapılması gerekmekte olup, bu durumda aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan idari işlemler aleyhine ayrı dilekçe ile dava açılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, iptali istenen ve atama işleminin dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlemlerin hangi kısımlarının/ibarelerinin hangi gerekçeyle iptalinin istendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması ve davacının menfaatini ne şekilde ihlȃl ettiğinin dava dilekçesinin “Konu”, “Açıklamalar” ile “Sonuç ve İstem” bölümlerinde bütünlük arz edecek şekilde ayrı ayrı ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması zorunlu olup; uyuşmazlığın, ancak bu şekilde yargı yerlerince hukuki irdelemesinin yapılmasından sonra hükme bağlanabileceği açıktır.
Ayrıca; yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunu’nun 3. maddesinde, davacının isteminin yeterli açıklığa kavuşturulmasının sağlanması amacıyla “terditli” isteminin incelenmesine imkan veren çok seçenekli dava müessesesine de yer verilmemiştir.
Bu durumda, dava konusu edilen söz konusu işlemlerde yer alan hangi düzenleme veya düzenlemelerin iptalinin istenildiğinin açıkça belirtilmediği görülmekle birlikte iptali istenilen düzenlemelerle ilgili olarak “eğer”, “veya” gibi ifadelere yer verilmek suretiyle terditli talepte bulunulduğu da anlaşıldığından bu haliyle dava dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda belirtilen 3. maddesine de uygun bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde, yukarıdaki hususlar gözetilerek, dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştayda yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun’un 15/5. maddesi hükmüne göre, dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde, davanın reddedileceği hususunun davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına,
4. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
peşin alınan …-TL yürütmeyi durdurma harcı ile artan posta giderinin davacıya iadesine, 17/08/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.