Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2863 E. 2022/6230 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2863 E.  ,  2022/6230 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2863
Karar No : 2022/6230

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü emrinde … Dairesi … olarak görev yapan davacının şube müdürü olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü emrinde… Dairesi … olarak görev yapan davacının özlük dosyasının tetkiki neticesinde, önceki kurumunda işlediği zimmet fiili nedeniyle 1 yıl, 4 ay, 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılması ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hususunun disiplin hukuku yönünden değerlendirilmesi noktasında MESKİ 1. Hukuk Müşavirliğinden görüş alınarak halihazırda devam eden ve neticelenen idare ve ceza mahkemeleri süreçleri hakkında alınan bilgilerden, davacının 2014 yılında MESKİ Genel Müdürlüğüne naklen geçişi sürecinde Erciyes Üniversitesinde … olarak görev yaptığı dönemde işlediği zimmet suçu nedeniyle yapılan yargılamadan bahsedilmediği, böylelikle kötü niyetli olarak idarenin yanıltıldığı, söz konusu suçun karşılığının 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası olduğu, ancak yanıltıcı şekilde verilen bilgiler nedeniyle fiilin disiplin hukuku açısından zamanaşımına uğratıldığı; diğer taraftan, eski görev yerinde verilen disiplin cezasının mevcut olduğu, nakil işlemi gerçekleştikten sonra da Strateji Geliştirme Dairesi … olarak görev yapmakta iken Daire Başkanlığına tahsisli resmi aracı şahsi nitelikte iş ve işlemlerinde kullanması nedeniyle aldığı disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bunun dışında, MESKİ Genel Müdürlüğünde Mali Hizmetler Dairesi … iken iki vezne görevlisinin uzun süre zimmetine para geçirmesi olayı nedeniyle davacı ile diğer görevliler hakkında denetim görevini ihmalden dolayı soruşturma açıldığı, düzenlenen soruşturma raporu neticesinde davacı hakkında 5237 sayılı TCK’nin “Denetim Görevinin İhmali” başlıklı 251’inci maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulduğu ve … Asliye Ceza Mahkemesinin … esasında yargılamasının devam ettiği, Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen … günlü, … sayılı soruşturma raporunda; davacının kendisine ait yeme içme harcamalarını özel kalem aracılığıyla bu birimin bütçesinden ödettirdiğinin açığa çıkması üzerine davacı tarafından söz konusu meblağın iade edildiği ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yine anılan soruşturma raporu kapsamında yer alan bir diğer konunun ise, 4734 sayılı Kanun’a göre yapılan doğrudan temin alımlarında 68.263,00.-TL’lik tahsilat makbuzunun fiilen hiç teslim alınmadığı halde ödemesinin yapıldığı ve tek bir harcama onay belgesi bu alım özelinde mükkerrer olarak kullanılmak suretiyle uğratılan kamu zararının davacı dahil ilgililerden tahsili cihetine gidildiği ve ayrıca bu konunun 5237 sayılı TCK’nin 204 (resmi belgede sahtecilik), 236 (edimin ifasına fesat karıştırma ) ve 257 (görevi kötüye kullanma) ve diğer maddelerine tekabül ettiği tespit edilerek hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, söz konusu hususların gerek özlük dosyasının tetkiki gerek idareyi yanıltacak şekilde düzenlenen resmi evrak ile alınan görüşler çerçevesinde açık bir şekilde anlaşıldığı, harcama yetkilisi sıfatı ile bütçeye sahip olan ve söz konusu bütçe üzerinde inisiyatif yetkisi olan en üst yönetici konumundaki … görevinde bulunan davacının daha önce kamu görevlisi iken görevi gereği koruma ve gözetiminde olan hesaplardan tek başına verdiği talimatla zimmet fiilini işlemesi ve bu cezanın kesinleşmesi, Erciyes Üniversitesi tarafından bu yüz kızartıcı suç sebebiyle Devlet memurluğundan çıkarılması gerekirken bu yaptırımın iki yıllık zaman aşımına uğratılması ve akabinde idareyi yanıltacak şekilde bu fiilin saklanması, kendisinin de bu fiili saklayarak iyi niyetten öte bir davranışla naklen geçişi, … Dairesi Başkanı iken resmi aracı özel işlerde kullanması ve bu nedenle verilen disiplin cezasının kesinleşmesi, özel kalem bütçesinden şahsı ile ilgili usulsüz harcamalar yapması ve bu harcamaları soruşturma sırasında ödeyerek bu fiili açıkça kabul etmesi, yönetiminde bulunan daire başkanlığında iki veznedarın sürekli olarak zimmetine para geçirmesi hadisesinde görev mahalinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranması, daha önce kullanılan bir harcama onay belgesinin mükerrer olarak kullanılmak suretiyle fiilen hiç teslim alınmadığı halde tahsilat makbuzlarının teslim alınmış gibi gösterilerek ödeme yapılması fiilinde bulunduğu anlaşılan davacının Makamın talimatları doğrultusunda bir daire başkanına duyulan itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte yüz kızartıcı davranışlarda bulunması nedeniyle bütçeye sahip olan Daire Başkanlığı görevine devam etmesinde kamu yararı hizmet gerekleri açısından sakınca bulunduğundan bahisle … Dairesi … görevinden alınarak, 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile 2560 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca boş bulunan G.İ.H sınıfında 1. dereceli Şube Müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı yönetim kurulu kararının tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı;
Anayasa Mahkemesinin 08/12/2015 günlü, E:2014/87, K:2015/112 sayılı kararında; … kadrolarının idareci (yönetici) kadroları olduğu, idarenin bu kadrolara bir kere atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmayacağı, bu kadrolara atanan kişiler yönünden, bulundukları statülerden doğan, tahakkuk etmiş, kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemeyeceği, kamu yararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınarak bu kişilerin idarecilik görevlerine son verilmesi durumunda kariyer meslek kadrolarından gelenlerin kendi kadrolarına atanmalarının mümkün olduğu, bunun kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığının vurgulandığı; netice olarak, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve takdir hakkı bulunduğunun kuşkusuz olduğu; idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi önemli bir sorumluluk gerektiren üst düzey yönetici kadrolarına atadığı kişileri, gelişen ve değişen kamu hizmeti anlayışı çervevesinde değiştirme konusunda da geniş bir takdir yetkisinin olduğunu kabul etmek gerektiği, daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda atama yapma ve görevden alma konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabul edilmesinin, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı gibi belediye başkanlarının görevlerini kamu görevlisi olarak yürütmesine karşın görevlerinin seçim süresi ile sınırlı bulunduğu, yürütülen görevin devamı için seçimlerde tekrar başarılı olunmasının zorunlu olduğu, seçilmiş kamu personeli olan belediye başkanlarının, atama suretiyle görev yapan kamu personelinin görevlerinin gereği gibi ve başarılı bir biçimde yürütülememesi halinde doğacak müeyyidelerin yanında bir de seçilememek suretiyle bu görevinin sona ermesi sonucuyla karşılaşacağından, görev yapacağı personeli seçme ve atama hakkı ile yetkide paralellik ilkesi gereğince görevden alma hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … günlü, … sayılı işlem ile …Dairesi … atamasının yapılmasından kısa zaman sonra … günlü, … sayılı dava konusu işlem ile daha önce yargılamaya konu olmuş olaylar ve verilen disiplin cezalarının mahkeme kararı ile iptal edilmiş olmasına rağmen (… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında … … olarak görev yaptığı esnada kurumda veznedar olarak görev yapan … ve …’nın zimmet suçu işlediğinden bahisle davacının denetim görevini yerine getirmediği değerlendirilerek 657 sayılı Kanun’un 125/A-a bendi uyarınca verilen 15/11/2017 günlü, 1359 sayılı uyarma cezasının iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, … sayılı kararı ile reddedildiği, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında, mali hizmetler daire başkanı olarak görev yaptığı esnada 01/01/2017-31/12/2017 tarihlerini kapsayan denetim neticesinde Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığınca bastırılan tahsilat makbuzlarında seri takibi yapılmaması ve gider kaydı yapılan 890.000 adet tahsilat makbuzunun tahsilat arşivinde bulunmadığından bahisle davacı hakkında 657 sayılı Kanun’un 125/B-a bendi uyarınca verilen … günlü, … sayılı kınama cezasının iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, ve … sayılı kararı ile reddedildiği), Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü… Dairesi … naklen atandığı, davacı hakkında basit zimmet suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada … tarihinde verilen E: … K:… sayılı kararla, 1 Yıl 4 Ay 20 Gün Hapis Cezası kararına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın 24/12/2013 tarihinde kesinleştiği, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 1. dereceli şube müdürü kadrosuna atanması konusunda, görevinde yetersiz olduğu veya başarılı olamadığına ilişkin somut tespitlere yer verildiği, mahkeme kararının uygulanmasından sonra daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek eylem, tutum ve davranışları ile hizmete etkisi olan olumsuzluğunun ortaya konulduğu, atama işleminin hukuken kabul edilebilecek bir sebebe dayandırıldığı, dolayısıyla davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmeti gerekleri doğrultusunda kullanıldığının kabulü gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu (sehven hukuka aykırı olduğu yazılmıştır.) sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinafa konu mahkeme kararı sonucu itibarıyla yerinde görülerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesinin söz konusu kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 07/03/2022 günlü, E:2021/14546, K:2022/1036 sayılı kararıyla; davacının … görevinden alınarak … olarak atanmasına ilişkin işlemin iptaline yönelik … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının kesinleşmesi üzerine anılan yargı kararını uygulamak amacıyla 12/04/2019 tarihinde görevine iade edilen davacının, bu işlemin tesisinden kısa süre sonra … günlü, … sayılı işlemle daha önceki atama işlemine gerekçe olarak gösterilen nedenler ileri sürülerek yeniden görevinden alınmasının, lehine sonuçlanan yargı kararını etkisiz bırakmak amacıyla tesis edildiği sonucuna varıldığı, bu nedenle dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle anılan karar bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak verilen … Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının naklen atanarak geldiği kurum tarafından davalıya ilişkin bilgi ve belgeler gönderilirken yargılanıp hüküm giydiğinden hiç bahsedilmediği, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun’un 50/4. maddesi gereğince temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup, 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İkinci Dairesinin 07/03/2022 günlü, E:2021/14546, K:2022/1036 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.