Danıştay Kararı 2. Daire 2022/3047 E. 2022/4288 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/3047 E.  ,  2022/4288 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3047
Karar No : 2022/4288

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Gıda Malz. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

(DİĞER DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sitesi … Blok Kat Malikleri
Yönetimini Temsilen

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Davacı apartman yönetimi tarafından, Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan ve tapunun … ada, … parsel sayısında kayıtlı olan taşınmazda, mesken vasıflı dairenin tadilat yapılması sonucu işyerine dönüştürülmesi üzerine, söz konusu yerde ticari faaliyette bulunması için davalı … Belediye Başkanlığı’nca … Gıda Maddeleri Turizm Teks. San. Tic. A.Ş’ye verilen … tarihli ve … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle açılan dava sonucunda; … İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın onanmasına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 31/05/2022 günlü, E:2021/317, K:2022/3115 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı yanında müdahil tarafından; davanın müdahile ihbarının mahkemece resen yapılması gerektiği, ilgili kararın henüz kesinleşmediği, savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek, karar düzeltme isteminin kabul edilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı yanında müdahilin kanun yoluna başvurmakta hukuki menfaatinin bulunduğu dikkate alınarak, davalı idare karar düzeltme talebinde bulunmamış olsa bile, müdahilin karar düzeltme isteminin esas yönünden incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk devleti ilkesini benimsemiş olan toplumlarda, herkesin davacı ve davalı sıfatıyla hak ve iddialarını mahkemeye taşıma imkanı mevcuttur. Bununla birlikte, davalarda taraf sıfatını haiz olmayan; ama bu davaların sonucunda menfaati etkilenen kişilerin de bu yargılama sürecinden haberdar edilmesi, mahkeme önünde iddia ve savunmalarını dile getirme imkanına sahip olması gerekmekte olup, bu gereklilik, adil yargılanma hakkının bir parçasıdır.
Hukuk sistemimizde, bu amaçla “ferî müdahillik” sistemi getirilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar “ferî müdahil” sıfatıyla davada yer alabileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargılama sisteminde görülmekte olan davalar yönünden de, adil yargılama hakkının güvence altına alınabilmesi için, ferî müdahillik mekanizmasının sadece şeklen değil, etkili bir şekilde uygulanması gerekmektedir.
Üçüncü kişilerin davaya katılması hususunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na gönderme yapmakta olup, 6100 sayılı Kanun’un 66. maddesinde, üçüncü kişilerin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla müdahil olarak davada yer alabilecekleri; 68. maddesinde, müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği; 69. maddesinde, müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği kurallarına yer verilmiştir.
Öte yandan, davanın doğrudan tarafı olmayan ferî müdahilin asıl tarafa sağlanan tüm imkân ve haklara sahip olduğu, adil yargılanma hakkının buna imkan tanıdığı da söylenemez. Dolayısıyla, asilin yargılamayı devam ettirmeme yönündeki iradesine rağmen ferî müdahilin davayı sürdürebilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın taraflarından olmayan, dava sonucunda hakkında hüküm kurulmayan ve ancak yanında katıldığı tarafa yardımcı olabilen müdahilin, yanında davaya katıldığı tarafın kanun yollarına başvurmaması durumunda, tek başına kanun yollarına başvurması da hukuken kabul edilemez niteliktedir.
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 19/07/2018 günlü, B. No: 2015/2909 sayılı “Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş” kararında; “… 52. Hukuk sisteminde bireye doğrudan taraf olmadığı ancak hak ve menfaatlerini etkileyen bir davada iddia ve savunmalarını öne sürebilmesine imkân sağlayacak nitelikte bir mekanizmanın bulunması ve bu mekanizmanın etkin bir şekilde işlemesi adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Nitekim Türk hukuk sisteminde de bu amaçla ferî müdahillik sistemi getirilmiş, üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar ferî müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır. İdarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı idari yargıda görülmekte olan davalar yönünden de uyuşmazlık konusu üzerinde hak iddia eden ya da davanın taraflarından birinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişilerin davaya sadece şeklen değil etkili bir şekilde katılımının sağlanması, adil yargılanma hakkının güvencelerinin sağlanabilmesi için önemli bir müessesedir.
53.Bununla birlikte adil yargılanma hakkının davanın doğrudan tarafı olmayan ferî müdahile asıl tarafa sağlanan tüm imkân ve hakların mutlak ve koşulsuz olarak tanınmasını zorunlu kılacak nitelikte bir güvenceyi bünyesinde barındırdığı söylenemez. Bu bağlamda adil yargılanma hakkının ferî müdahilin yanında davaya katıldığı tarafın iradesiyle uyuşmayan usul işlemlerini yapabilmesini garanti altına almadığı ifade edilmelidir. Dolayısıyla asilin yargılamayı devam ettirmeme yönündeki iradesine rağmen ferî müdahilin davayı sürdürebilmesine imkân tanınması biçiminde adil yargılanma hakkından doğan anayasal bir zorunluluğun bulunmadığı vurgulanmalıdır.
…..
63.Yukarıda ifade edildiği gibi adil yargılanma hakkı müdahilin yanında davaya katıldığı tarafın yargılamayı sürdürmeme yolundaki iradesine rağmen yargılamaya devam edebilmesini güvence altına almamaktadır (bkz. § 53). Dolayısıyla müdahile, asıl tarafın iradesinden bağımsız olarak hükmü temyiz edebilme hakkı tanınması biçiminde bir anayasal zorunluluk bulunmamaktadır. Bu açıdan somut olayda, ilk derece mahkemesinde görülen davanın asıl tarafının (idarenin) aleyhine kurulan hükmü temyiz etmeyerek yargılamaya devam edilmesi yolunda bir iradesinin bulunmadığı gözetildiğinde ferî müdahil olan başvurucunun tek başına yaptığı temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkına ilişkin anayasal güvencelere müdahale teşkil eden bir yönü bulunmamaktadır.” gerekçesine yer verilerek, ferî müdahilin yargılama sistemindeki önemine değinilmiş; fakat adil yargılanma hakkının, davanın doğrudan tarafı olmayan ferî müdahile asıl tarafa sağlanan tüm imkan ve hakların mutlak ve koşulsuz olarak tanınmasını zorunlu kılacak nitelikte olmadığı da vurgulanarak, “ferî müdahilin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine” dair kararın Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanma hakkını ihlal etmediği sonucuna varılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı, davalı yanında müdahil … Gıda Malz. A.Ş. tarafından tek başına karar düzeltme yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; müdahilin yanında davaya katıldığı tarafın karar düzeltme isteminde bulunmamış olması nedeniyle, müdahilin karar düzeltme isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
1.DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.