Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3256 E. , 2022/6511 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3256
Karar No : 2022/6511
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…, T:… sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yapmakta iken Türkiye Cumhuriyeti … Büyükelçiliği nezdinde Türkçe ve Türk Kültürü Dersleri Öğretmeni olarak görevlendirilen davacı tarafından; yurtdışı görevine son verilmesine ilişkin olarak tesis edilen … tarih ve … sayılı Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 184.019,072-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ile, davanın reddine hükmedilmiş olup; anılan karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; uyuşmazlık hakkında verilen kararın temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı, kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, konusu yüz bin Türk lirasını aşan tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davaların temyize tabi olduğu; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…, T:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, “temyiz edilebilecek kararlar”; “açılan davanın konusu” esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların, temyiz edilebileceği kurala bağlanmış;
2577 sayılı Kanun’un Ek 1. Maddesinde; “Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinden, konusu belli bir para olan “idari işlem” hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; açılan davalardaki iptali istenilen “işlemin konusu miktar”a göre yapılacağı hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin de davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan dava değeri esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırların yıl itibariyle yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurulması açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Anılan madde hükümleri uyarınca, bu 2577 sayılı Kanun’da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından davanın açıldığı 19/03/2019 tarihinde, dava değeri 144.000,00-TL üzerinde açılan davaların temyiz edilebileceği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yapmakta iken Türkiye Cumhuriyeti … Büyükelçiliği nezdinde Türkçe ve Türk Kültürü Dersleri Öğretmeni olarak görevlendirilen davacı tarafından; yurtdışı görevine son verilmesine ilişkin olarak tesis edilen … tarih ve … sayılı Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak 184.019,072-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, istinaf başvurusunun reddi üzerine, Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkkate alınmaz.
Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” kurallarına yer verilerek, 2577 ayılı Kanun’dan farklı olarak; nihai karara bağlanmış ve Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar dışında, tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin olan 7. maddesindeki parasal sınırın dava açıldıktan sonra da değişmesi kabul edilmiş ise de; 2577 sayılı Kanun’da, temyizen incelenecek davalar yönünden bu tür bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda; davanın açıldığı 19/03/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00-TL olduğu, maddi ve manevi tazminat olarak toplam 209.019,072-TL olan dava değerinin ise davanın açıldığı 2019 tarihindeki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiğinden, anılan kararın onanması yönündeki Daire kararına katılmıyorum.